Blog Archive

Wednesday, July 25, 2012

Dinar, Elektriğini Rüzgar Enerjisiyle Sağlayacak

Dinar, Elektriğini Rüzgar Enerjisiyle Sağlayacak

Afyonkarahisar'ın Dinar ilçesinde yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretimi yapacak olan rüzgar tribünlerinin, temmuz ayı içerisinde kurulumuna başlanacağı bildirildi.


Olgu Enerji Yatırım Ürünleri Şirketi Proje Müdürü Erdem Atılır, Çobansaray köyü yakınlarındaki enerji üretimi yapacak yatırımlarıyla ilgili düzenledi basın toplantısında, bölgede tesisin kurulumu öncesi alt yapı çalışmalarının sürdüğünü ve yakın zamanda tamamlanacağını kaydetti.

Temmuz ayı içerisinde rüzgar tribünlerinin kurulumuna başlamayı hedeflediklerini ifade eden Atılır, şöyle konuştu:

''Önümüzdeki hafta temellerini atabiliriz. Projemiz 2 aşamalıdır. İlk aşamasında Çobansaray köyünün üzerindeki alana 22 rüzgar tribünü kurulacak. Tribünlerin temelini önümüzdeki hafta atabiliriz. Her biri 2,3 megavatlık elektrik üretecek kapasitedeki tribünlerin, kurulumu 2013 yılının şubat ayında tamamlamayı ve önümüzdeki yılın Sonuna doğru üretime geçirmeyi planlıyoruz. İkinci aşamada ise Bülücalan köyü yakınında da rüzgar tribünleri kurulmayı planlıyoruz. 2. etap ile ilgili henüz inceleme, rüzgar ölçümleri ve değerlendirmeler sürüyor.''

Atılır, rüzgar sayesinde tribünlerden elde edilecek enerjinin elektrik enerjisine dönüştürülerek, Dinar Trafo Merkezi'ne aktarılacağını ve ilçeye dağıtımının yapılacağını anlatarak, ''Tribünlerden elde edilen elektrik sayesinde zaman zaman ilçede yaşanan elektrik kesintileri de Son bulacak'' dedi.


Kaynak: http://beyazgazete.com/haber/2012/7/5/dinar-elektrigini-ruzgar-enerjisiyle-saglayacak-1287332.html

Şimdi 'yatırım zamanı' diyen devlerin rotası Türkiye oldu

Şimdi 'yatırım zamanı' diyen devlerin rotası Türkiye oldu

İki enerji devi gözünü Türkiye'ye dikti. Dünyanın en büyük LPG şirketi Koreli SK ile dünyanın 3. büyük rüzgar enerjisi şirketi İspanyol ESP, Türkiye pazarına girmek için EPDK'nın kapısını çaldı. SK yöneticileri, 'Bu pazara girmek istiyoruz' derken, EDP, 'İspanya çıkmazda. Biz de hedef ülke olarak Türkiye'yi seçtik. Türkiye'ye yatırım yapmanın tam zamanı' dedi

Deniz ÇİÇEK
Dünyanın iki önemli enerji şirketi, rotasını Türkiye'ye çevirdi. Koreli LPG şirketi SK ile İspanyol rüzgar enerjisi şirketi EDP yöneticileri, EPDK Başkanı Hasan Köktaş'ı ziyaret ederek, Türkiye'ye yönelik yatırım planlarını aktardı. Dünyanın en büyük LPG şirketi olan Koreli SK,  Güney Kore'nin Hyundai ve Samsung'dan sonraki en büyük şirketi. 100 milyar dolarlık cirosu bulunan şirket, Başbakanlık'a bağlı Yatırım Danışma Ajansı öncülüğünde Türkiye'yi incelemeye aldı. Şirketin CEO'su Heon Jung ve Uluslararası İş Geliştirme Birim Başkanı Joe Hool Lee, EPDK Başkanı Hasan Köktaş'ı ziyaret ederek, Türkiye pazarının önemine dikkat çekti. 'Türkiye'de LPG pazarında aktif pozisyon almak istiyoruz' diyen şirket yöneticileri, Köktaş'tan, LPG sektörünün geleceği konusunda brifing aldı. Türkiye pazarıyla ilgilendiklerini belirten yöneticiler, 'Mutlaka bu pazara girmek istiyoruz' dediler.  Koreli şirket, birleşme, satın alma ya da yatırım yoluyla Türkiye'ye gireceğini kaydederken, 'Türkiye'de LPG tüketimindeki artış bizi bu alana girmeye itiyor' mesajı verdi.

SİZİ KISKANIYORUZ
ANKARA'da Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD) yönetim kurulunu kabul eden İspanya Büyük- elçisi Cristobal Gonzalez-Aller Jurado, İspanya'da yaşanan ekonomik kriz ve İspanya-Türkiye ilişkileri hakkında değerlendirmede bulundu. Türkiye ekonomisini Avrupa'dan hayranlıkla izlediklerini belirten Jurado, tam bir kıskançlıkla baktıklarını anlattı. İspanyol şirketlerinin artık yurtdışına açılmayı seçtiğini ve İspanyollar için Türkiye'nin Güney Amerika'dan sonra ikinci sırada yer aldığını vurgulayan Büyükelçi, Türkiye'nin vizelerin kaldırılması yönündeki talebinin çok haklı olduğunu ifade etti. Jurado, İspanya olarak Türklere kolaylık sağladıklarını, hükümetin de bu yönde talimatı olduğunu belirtti.

Dünyanın 3'üncü büyüğü
Dünyanın üçüncü büyük rüzgar şirketi olan İspanyol EDP, EPDK Başkanı Köktaş'ı ziyaret ederek, Türkiye'deki yatırım imkanları konusunda bilgi aldı. 7 bin 500 mw kurulu gücü bulunan şirketin 17 milyar kwh'lik elektrik üretimi bulunuyor. Amerika'nın rüzgar üretiminde birinci konumda bulunan şirketin Avrupa'nın pek çok ülkesinde de  tribünleri mevcut.

LPG PAZARI İŞTAH KABARTIYOR
TÜRKİYE'deki LPG pazarı hızla büyüme gösterirken, Türkiye, ulaştırmada kullanılan otogaz ve LPG'li araçta Avrupa birincisi oldu. Türkiye, dünyada ise Güney Kore'den sonra ikinci sırada. Türkiye, 9 bin 490  LPG istasyonu sayısı ile de dünya birincisi konumunda. Tüplü ve dökme LPG pazarı giderek daralırken, otogaz pazarı büyük bir hızla genişliyor. 2001 yılında otogaz tüketimi yüzde 6 oranında artarken, bu Pazar da yabancı yatırımcıların iştahını kabartıyor.

Hedefin en başına sizi koyduk
ŞİRKET yöneticileri, görüştükleri EPDK Başkanı Köktaş'a 'İspanya açmazda. Biz de hedef ülkeler belirleyip en başa da Türkiye'yi koyduk' dedi. EDP yetkilileri, 'Üç nedenden dolayı Türkiye'ye yatırım yapmak istiyoruz. Bunlar, büyüme potansiyeli, enerjiye bağımlılık ve yerli payını artırma isteği. Bizim için Türkiye'ye yatırım yapmanın tam zamanı' dedi.  Köktaş da güneş ve rüzgarda önümüzdeki yıl kapasite ilanı yapılacağını belirtti.


Kaynak: http://www.aksam.com.tr/simdi-yatirim-zamani-diyen-devlerin-rotasi-turkiye-oldu--123590h.html

Rüzgar sorunsuz ve yararlı enerji

Rüzgar sorunsuz ve yararlı enerji

Almanya’nın Bonn kentinde düzenlenen Dünya Rüzgar Enerjisi Birliği Başkan Yardımcısı ve Eurosolar Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Tanay Sıdkı Uyar’ın konuşmacı ve oturum başkanı olarak katıldığı 11’inci Dünya Rüzgar Enerjisi Konferansı 2012 sona erdi.

Bu yıl ‘Community PowerCitizens, Power’ (Halkın Enerjisi Vatandaşların Enerjisi) adı altında üç gün süren etkinlik Bonn’daki eski parlamento binası olan Dünya Konferans Merkezi’nde yapıldı. Dünyanın 50 ülkesinden uzmanların katıldığı 40 değişik oturumda 200’e yakın sunum yapıldı. Yapılan konuşmalarda, ana konferans teması olan Halkın Enerjisi Vatandaşların Enerjisi’ne özellikle odaklanılarak, rüzgar enerjisi kullanımının tüm yönleri ele alındı.

Çözümden yana olun

Dünya Rüzgar Enerjisi Birliği (WWEA) ve Alman Rüzgar Enerjisi Birliği’nin (BWE) ev sahipliği yaptığı konferansın son gününde “Neden enerjinin etkin kullanımı, Neden yenilenebilir enerji, Ve Neden yüzde 100 yenilenebilir enerji” konulu bir sunum yapan Marmara Üniversitesi Enerji Anabilim dalı Başkanı Prof. Dr. Tanay Sıdkı Uyar, bu konuda çözümle sorunun bir arada ele alınmaması gerektiğini söyledi.

Prof. Uyar, “Enerjide sorun ile çözümü ayırt etmediğiniz zaman, hem nükleer, hem petrol, hem rüzgar, hem kömür dediğiniz zaman siz rüzgar sevmiyorsunuz demektir. Kömüre devam etmek istiyorsunuz demektir. Bu yüzden sorun ile çözümü ayırt etmek gerekiyor. Yüzde yüz yenilenebilir enerji çözümüne kitlenmediğiniz zaman bütün yaptıklarınız sorundan yana olmaktır. Herhangi bir kaynağın kullanılabilmesi için teknolojinin olması, karar vericilerin sorundan değil çözümden yana olması gerekir” dedi.

Türkiye’de termik santraller yapıldığı taktirde bütün bunların bedelini uzun yıllar toplum olarak Türk milletinin ödeyeceğini de dile getiren Uyar, bu kadar rüzgarı ve güneşi olan Türkiye’de doğrudan bu sorunları yaşamadan, başkalarının çöplerine ev sahipliği yapmadan geçebileceğimizi dile getirdi.


Kaynak: http://www.hurriyet.de/haberler/ekonomi/1240258/ruzgar-sorunsuz-ve-yararli-enerji

Amasya ya RES

Amasya Valisi A. Celil Öz, il genelinde bir kısmı tamamlanan, bir kısmı da yapım aşamasında olan hidroelektrik santralleri (HES) ile rüzgar enerjisi santrallerinin (RES) tam kapasite hizmete girdiğinde Amasya’da kullanılanın 3,5 katı enerji üretiminin sağ

- Amasya Valisi A. Celil Öz, il genelinde bir kısmı tamamlanan, bir kısmı da yapım aşamasında olan hidroelektrik santralleri (HES) ile rüzgar enerjisi santrallerinin (RES) tam kapasite hizmete girdiğinde Amasya’da kullanılanın 3,5 katı enerji üretiminin sağlanacağını açıkladı.

İlde kullanılan maksimumum elektrik tüketiminin 103 megawatt civarında olduğuna değinen Vali Celil Öz, “Dolayısıyla bizim HES ve RES’ler tamamlandıklarında toplam 350 megawatt civarında elektrik üreteceği düşünülürse, Amasya’nın elektrik tüketiminin 3,5 katına yakın üretim elde edilecek. Bu, Amasya ekonomisi açısından önemli” dedi.

Santrallerin yapımında çevreye duyarlılığa özen gösterildiğinin altını çizen Vali Öz, “Dünyada yenilenebilir enerji dediğimiz hidroelektrik ve rüzgar enerjisi varlığı giderek önem kazanıyor. Bundan sonraki aşama güneş enerjisi olacak. O anlamda da Amasya’nın potansiyeli olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.

Merkeze bağlı Beldağ köyünde rüzgar enerjisi santrali kurulması planlanan alanda beraberindeki yetkililerle birlikte inceleme yapan Öz, Merzifon’da 2 bölgede rüzgar enerjisi üretimine deneme amaçlı başlandığını kaydetti.

Kaynak: http://www.haberciniz.biz/amasyada-kullanilan-enerjinin-35-katini-hes-ile-resler-uretecek-1548345h.htm

Konyada MUTLU 5 RES Projesi

Temiz enerji olarak bilinen ve kendisini yenileyebilen rüzgâr enerjisi dünyanın her yerinde enerjide tasarruf sağlamak için kullanılıyor. Konya’da da kendini yenileyebilen rüzgâr enerjisi santralleri Meydan Köy yakınlarında kurulacak

Dünyanın en temiz enerjisi olarak bilinen rüzgâr enerjisi Konya’da da kurularak hayata geçirilecek. Rüzgâr enerjisi santralini Meydan Köy’ü yakınlarına kuracak olan Mutluer Enerji Üretim Yatırım İnşaat Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. yetkilileri kurulacak olan 44 MW 5 Rüzgâr Enerjisi Santrali hakkında Meydan Köy’ü sakinlerini bilgilendirdi. Bilgilendirme semineri için köyde bulunan Mutluer Enerji Üretim Yatırım İnşaat Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. Kemal Demirkol, Meydan Köy’ü sakinlerine rüzgâr enerjisinin faydasından bahsederek, “Ülkemizde elektrik enerjisi ihtiyacı, sanayileşme, ekonomik gelişme ve nüfus artışı gibi nedenlerden dolayı hızla artmaktadır. Elektrik enerjisi ürütebilmesi için gerekli kaynakların yetersizliği nedeni ile Türkiye enerjide dışa bağımlı bir ülke konumundadır. Rüzgâr Enerjisi Santrali (RES), yerli kaynakların kullanımına imkân vererek ithal yakıt bağımlığını azaltması, ekonomik olması ve sera gazı salımına neden olmaması nedeniyle hızla artan elektrik enerjisi ihtiyacının karşılanmasında fosil yakıtlarla çalışan termik santrallere göre birçok fayda sağlamaktadır” dedi. Yapacakları rüzgâr enerjisi türbinlerinin nerelerde olacağını söyleyen Demirkol, şunları kaydetti: “MUTLU 5 RES Projesi çevresinde yapılacak olan santraller Selçuklu İlçesi, Çandır Köyü ve Meydan Köy’ü yakınlarında olup, mevcut rüzgâr potansiyelini elektrik enerjisine dönüştürmek üzere planlanmıştır. Yapılacak olan MUTLU 5 RES’e türbinlerinin toplam kurulu gücünün 44 MW olması planlanmaktadır. İlk aşamada her biri 2 MW olan 22 türbin kurulması öngörülmüş olup, seçilecek türbin kapasitesine göre, bu sayının azalması söz konusudur. Türbinlerin Selçuklu İlçesi’ne bağlı Çaylaz Tepe, Oyukoyan Tepe, Kulaklıkaya Tepe, Sivri Tepe, Bozdağ, Meydanbeli Tepe, Kuzukıran Tepe mevkilerine konumlandırılması planlanmaktadır. Yerleşim yerlerine en yakın türbin Çandır Köyü’ne 974 metre, Meydan Köyü’ne 2 bin 917 metre mesafededir.”

SANTRALLER ÇEVREYE ZARAR VERMEYCEK
Yapılacak olan rüzgar enerjisi santrallerinin çevreye olumsuz etkisi olmayacağını söyleyen Demirkol, “Projenin çevresel etkilerinin belirlenmesi amacıyla, ilgili yönetmelikler kapsamında, proje tanıtım dosyası hazırlanmış ve ilgili makamlardan onaylar alınmıştır. Bu kapsamda, projenin inşası ve işletmesi esnasında ortaya çıkacak etkiler, başta gürültü, toz, katı ve sıvı atıklar, doğal hayata etki eden maddeler belirlenmiş ve bu etkilerin en aza indirilmesi için gerekli önlemler alınacaktır. Bu önlemler, kazı atıkları uygun alanlara depolanacak toz oluşumunun azaltılması için sulama yapılacak, evsel nitelikte katı ve sıvı atıkları uygun şekilde depolanacaktır. İşletme aşamasında öngörülen en önemli etki gürültü olup, kurulacak olan türbinlerin yerleşim alanlarına uzak olması nedeniyle hesaplanan değerlerin sınır değerlerin altında olduğu belirlenmiştir. Sizin köyünüz türbinlere uzak olduğu için evlerinize gelecek olan ses, ofisinizde çalışırken ki gelen bir ses kadar olacak” ifadelerini kullandı.

KÖYDE İSTİHDAM SAĞLANACAK
Köy sakinlerinin rüzgâr enerjisinin köylerine ne gibi fayda sağlayacağı sorusuna cevap veren Demirkol, “Projenin işletmeye geçmesi sonrasında üretilecek olan elektrik enerjisi miktarı yılda ilk tahminlere göre yaklaşık 190,6 GWH olarak belirlenmiş olup, bu miktar yaklaşık olarak 90 bin nüfuslu bir yerleşim biriminin elektrik ihtiyacını karşılayacak seviyededir. Proje inşaat çalışmalarına bu yılsonunda başlanması planlanıyor. İnşaat ve türbinlerin yerleştirilmesi çalışmalarının yaklaşık olarak 4–6 ay sürmesi planlanmaktadır. İnşaat süresince ortalama 40 kişinin istihdam edilmesi öngörülüyor. Tesis işletmeye alındığı zaman ise, yaklaşık 10 kişiye doğrudan ve sürekli iş imkanı sağlanacak. Buranın halkına bu istihdamlar sıralamasında öncelik verilecek. Bunların dışında da inşaat alanında çalışacak olan insanlar burada kalacağı için sizlere ayriyeten gelir getireceği düşüncesindeyiz” dedi.

ÇALIŞMALAR MEYVESİNİ VERECEK

MUTLUER Şirket Yetkilisi Umut Pekel de Meydan Köy yakınlarında uzun zamandır çalışma yaptıklarını söyleyerek, “Rüzgar konusunda verimli olan yerleri tespit etmek ve oralarda tesisler yapmak için çeşitli çalışmalar yaptık. 2006 yılından bu yana rüzgar enerjisi hakkında ölçümler yapıyoruz. Rüzgar santrallerinin inşaatına bu sene sonuna doğru başlayarak ve 1 veya 1 buçuk sene içerisinde bu projeyi tamamlayarak hayata geçirmeyi planlıyoruz. 49 yıllık lisans süresinde burada elektriği üreteceğiz. Üretilen elektrik sistem anlaşmaları sonucunda devlete verilecek. Ticaretin gelişmesi için, çalışan insanların ihtiyaçları konusunda bölge halkına büyük ekonomik destek de sağlayacak. Burada üretilecek olan yıllık 150 milyon kilovat elektrik üretilecek. Bu elektrik ile elektrik üretiminde kullanılacak olan yıllık yaklaşık 15 milyon dolarlık doğalgaz ithalatı yapılmayacak” dedi. 


Kaynak: http://www.merhabahaber.com/haber/72190/Ruzgar_enerjisi_kalkindiracak.html

Doğan Holding ruzgara adim atti

Doğan Holding bünyesindeki Doğan Enerji, Ağaoğlu Şirketler Grubu’na bağlı Akdeniz Elektrik Üretim A.Ş. ve Galata Wind Enerji Ltd. Şti.’yi 240 milyon Euro’ya satın aldı. Tesislerin Doğan Holding’e nihai devri yapıldı.

Ağaoğlu Şirketler Grubu’nun elinde bulunan ve mevcut kurulu gücü 33 MW olan Akdeniz Elektrik Üretim A.Ş.’ye bağlı Mersin Rüzgâr Enerjisi Santrali ile Galata Wind Enerji Limited Şirketi bünyesinde kurulu gücü 93 MW olan Bandırma’daki Şah Rüzgar Enerjisi Santrali hisselerinin tamamı Doğan Grubu tarafından satın alındı.  Bu alımın, Doğan Grubu’nun yenilenebilir enerji sektöründeki büyüme iradesini yansıttığı ifade ediliyor.

Ayrıca, Mersin’de 9 MW, Bandırma’da ise 12 MW kapasite artırımı çalışmaları devam eden santrallerin 147 MW kapasiteye ulaşacağı ve yıllık yaklaşık 530 milyon kWh üretim yapacağı da öngörülüyor.

YATIRIMLAR DEVAM EDECEK

240 milyon Euro’luk yatırım ile enerji sektöründe önemli oyunculardan biri olmayı hedefleyen Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Begümhan Doğan Faralyalı şunları söyledi:

"Yenilenebilir enerji, Türkiye’nin katlanarak büyüyen gereksinimi göz önünde bulundurulduğunda Doğan Grubu’nun kayıtsız kalamayacağı bir alandır. Rüzgâr enerjisi, yenilenebilir ve temiz olmasının yanı sıra, Türkiye’nin cari açığının en büyük nedeni olan enerji ithalatını da azaltacağı için, ülkemizin ekonomik istikrarına ve büyümesine de büyük katkı sağlayacak. Ağaoğlu Şirketler Grubu tarafından bugünlere getirilen Akdeniz Elektrik ve Galata Wind Energy Şirketleri’ni satın alarak gerçekleştirdiğimiz bu büyük ölçekli yatırım, bu alandaki sonuncu yatırımımız olmayacaktır. Türkiye’nin enerji açısından geleceği, yenilenebilir ve temiz enerji sektöründedir. O nedenle de biz bu sektörde varız ve büyüyeceğiz."

ALİ AĞAOĞLU: ÜLKEMİZE HAYIRLI OLSUN

Anlaşmaya ilişkin bir değerlendirme yapan Ağaoğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ağaoğlu, satışı yapılan iki RES dışında, grup bünyesindeki 17 şirkette toplam 1084 MW yenilenebilir enerji yatırımı projesini geliştirmeye devam ettiklerini belirtti. Ali Ağaoğlu, cari açığın azaltılması için mücadele eden Türkiye ekonomisi için enerji alanında yapılacak her türlü değer artışının çok büyük bir önem taşıdığını söyledi. Bu nedenle Doğan Enerji ile yapılan anlaşmadan büyük memnuniyet duyduğunu vurguladı. Ağaoğlu, satışla ilgili olarak şöyle dedi:

"Satışı yapılan iki rüzgar santralini de sıfırdan alıp çok kısa sürede kurduk. Bu santralleri sadece üretime geçirmekle yetinmeyip kapasite artırımı yaparak dünya çapında verimli yatırımlar haline getirdik. Sahip olduğumuz hızlı proje geliştirme ve organizasyon deneyimlerimizi enerjide de kullanmaktayız. Doğan Grubu, ülkemizde enerjiye yatırım yapan en önemli gruplardan biri. Her iki yatırımı da çok daha iyi seviyelere getireceklerine inanıyor ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum."

"STRATEJİMİZİN ÖNEMLİ BİR PARÇASI"

Satın alma ile ilgili olarak Doğan Holding İcra Kurulu Başkanı (CEO) Yahya Üzdiyen de ekonominin motoru olan enerji sektörünün, Doğan Grubu’nun ana iş kollarından biri olduğunu ifade etti. Üzdiyen şöyle devam etti:

"Türkiye’de 2004 yılında toplam kurulu güç 18 MW iken, Akdeniz Elektrik ve Galata Wind Energy şirketlerinin sadece tevsii yatırımlarının 21 MW ek güç yaratacak olması, şirketlerin toplam kurulu gücünün ise Türkiye’nin 2004 yılındaki kurulu gücünün 8 katından fazla olması, ülkemizde çok hızlı adımlar atıldığını gösteriyor. Bu hızlı gelişmenin parçası olmak, Doğan Holding'i heyecanlandırıyor. Doğan Holding’in stratejik büyüme alanları arasında başta temiz ve yenilenebilir enerji olmak üzere enerji sektörü de bulunuyor. Tamamladığımız bu alım, enerji sektörü stratejimizin önemli bir parçasını oluşturuyor. Doğan Enerji, mevcut yatırımların yanı sıra akaryakıt ve elektrik enerjisi dağıtımı konusunda fırsatları değerlendirmeyi sürdürecektir."

Doğan Holding’in bağlı şirketi Doğan Enerji, 513 MW kurulu güce sahip Boyabat Barajı ve Hidro Elektrik Santral projesinde yüzde 33‘lük paya sahip. Bu proje tamamlandığında, yılda 1.5 Milyar kWh saat enerji üretecek. Doğan Holding ve Doğan Enerji, ayrıca, 120 MW kurulu güce sahip Aslancık Projesi’nin yüzde 33‘ünün sahibidir. Bu tesisin 2013 yılının ikinci yarısında tamamlanması hedefleniyor. Petrol ve doğal gaz arama çalışmaları da yapan Doğan Enerji’nin Kuzey Irak’da 2009 yılından bu yana ortağı olduğu Gas Plus şirketindeki payı yüzde 50 seviyesinde bulunuyor.

Kaynak: http://www.cnnturk.com/Finans/haber_ic.asp?id=819237

GAMA Holdingin Ruzgar Parkinin gecici kabulu

GAMA Holding ve General Electric iştiraki olan GE Energy Financial Services ortaklığında faaliyetlerini sürdüren GAMA Enerji A.Ş.’nin yatırımı olarak yapımı tamamlanan 10 Megavat üretim kapasitesine sahip Karadağ Rüzgar Enerji Santralı T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından 4 Temmuz 2012 tarihinde geçici kabulü yapılarak elektrik üretimine başladı.


GAMA Enerji tarafından yapımı tamamlanan 10 MW Karadağ Rüzgar Enerji Santralı, T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından 4 Temmuz 2012 tarihinde geçici kabulü yapılarak  elektrik üretmeye başladı.

Karadağ RES’te GE’nin etkinlik, dayanıklılık ve şebeke bağlantısı özellikleri bakımından dünyanın en gelişmiş rüzgar türbinlerinden olan 2,5 MW’lık 4 adet GE 2,5x100 türbini çalıştırılmaktadır.

Hem 10 MW İzmir, Aliağa’da bulunan Karadağ RES hem de Çanakkale, Ezine’de bulunan ve geçen yıl elektrik üretimine başlayan 22,5 MW Sares RES’in yatırımcısı olan GAMA Enerji, aynı zamanda bu santralların işletmeciliğini de yürütmektedir.

GAMA Enerji, bu iki rüzgâr enerji santralı ile Türkiye’de ortalama 59.000 ev için yeterli elektrik üreteceğini ve yılda 80.000 ton sera gazı salınımının önlenmesini sağlayacağını öngörmektedir.  GAMA Enerji, üretim portföy çeşitliliği ve özellikle yenilenebilir enerji yatırımlarına ağırlık vererek elektrik üretiminin her alanında var olan bir yatırımcı olmayı ve toplam kurulu gücünü 2015 yılı itibariyle 2 bin 500 MW’ın üzerine çıkarmayı hedeflemektedir.

Kaynak: http://www.haberortak.com/Haber/Enerji/25072012/Ruzgar-enerjisinden-elektrik-uretimi.php

Saturday, June 30, 2012

Lisans almadan elektrik üretilebilecek üniversite ve okullar sıraya girdi


Lisans almadan elektrik üretilebilecek üniversite ve okullar sıraya girdi

Merve ERDİL
30 Haziran 2012

Üniversite ve okullar sıraya girdi
Okullar, üniversiteler ve vatandaşlar, EPDK’dan lisans almadan rüzgar, güneş ya da suyla elektrik üretimini öngören uygulamadan yararlanmak için adeta sıraya girdi. EPDK Başkanı Hasan Köktaş, lisanssız elektrik üretmek için Anadolu’da büyük bir girişimci ayaklanması olduğunu belirterek, “Kısa sürede 200’ün üzerinde başvuru yapıldı. Gazi Üniversitesi ve Milli Eğitim’e bağlı okullar da çatılarında güneş paneli kurarak elektrik üretmek için başvurdu” dedi.

500 kW’a kadar kendin üret

EPDK, vatandaşın lisans almadan rüzgar, güneş ve suyla 500 kilovata (kW) kadar, kurduğu tesislerde, kendi elektriğini üretip ihtiyaç fazlasını satmasını öngören uygulamaya yönelik teknik düzenlemeleri tamamladı. Merak edilen bu sistemde vatandaşların, rüzgar ve güneş tesisleri kurmak için bulundukları il ya da ilçedeki dağıtım şirketlerine başvurmaları gerekiyor. Başvurular bugün en fazla 500 kW’a kadar olabiliyor, 500 kW ise yıllık 830 konutun tükettiği elektriği karşılayabilecek bir büyüklük anlamına geliyor.  Suya dayalı üretim tesisleri için, il özel idareleri başvuruları alacak. Ancak, Devlet Su İşleri (DSİ), su kullanımına ilişkin havza planlaması çalışmasını sürdürdüğü için henüz suya dayalı tesisler başvuruları kabul edilemiyor.
EPDK Başkanı Hasan Köktaş, Enerji Gazetecileri ve Medya Derneği’nin (EGAD) düzenlediği bilgilendirme toplantısında, uygulamaya ilişkin bilgi verdi. Köktaş, uygulamayla ilgili her türlü mevzuat çalışmasının tamamlandığını belirterek, şunları söyledi: “Anadolu’da büyük bir girişimci ayaklanması var. Kısa sürede 200’ün üzerinde başvuru yapıldı. Bunun 50 kadarı kabul edilirken, diğerleri ile ilgili işlemler sürüyor. Uygulama ile insanları tüketimden üretime yönlendiriyoruz. Bireysel olarak elektrik tüketicileri aynı zamanda girişimci oluyor. Enerjisinin bir kuruşunun dahi hesabını biliyor, dolayısıyla verimli ortam oluşuyor.”

Talep birleştir, üretime geç

Uygulamadan talep birleştirme yöntemiyle tüm tüketicilerin yararlanabileceğini vurgulayan Köktaş, “Konutlar, işyerleri, fabrikalar, köyler, mahalleler, toplu konut alanları ferdi veya toplu halde kendi elektriğini üretmek için bir araya gelebilecek. Bir diğer ifadeyle, elektrik tüketicileri ferdi olarak kendi elektriğini üretebileceği gibi talep birleştirme de yapabilecek” dedi.

250 liraya başvuru

HER abonenin 250 lira karşılığında başvuruda bulunabileceğini ve başvurusu kabul edildiği takdirde bir üretim tesisi kurabileceğini söyleyen Köktaş, “Bu üretim tesisleri dağıtım sistemine bağlanabilecek. Bir tek, üretim-tüketim tesislerinin aynı dağıtım bölgesi içinde olması şartı söz konusu. İhtiyaç fazlasını satabilme imkanına sahip olan üreticiler, 10 yıl süreyle Yenilenebilir Enerji Kanunu (YEK) çerçevesinde belirlenen fiyatlardan alım garantisinden de yararlanacak” dedi.

Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/20881323.asp

Sunday, June 17, 2012

Nordex delivering 19 multi-megawatt turbines to Turkey

Nordex delivering 19 multi-megawatt turbines to Turkey

Hamburg, 4 June 2012. Nordex had been awarded a contract for the assembly of a 47.5 MW wind farm in Turkey. It is now working on the “Canta RES” project, which comprises 19 N100/2500 turbines, for Boydak Holding.



“Canta RES” is located to the east of the town of Çorlu in the Trakya region in Western Turkey. Thanks to the proximity of the wind farm to the Marmara Sea, mean annual wind speeds are between 7.5 and 8.5 metres per second. With a rotor diameter of one hundred metres and a hub height also of one hundred metres, these turbines, which are specially configured for this wind class, can produce 185 gigawatt/hours of clean energy per year. The wind farm is to be handed over to the customer this year.



Boydak Holding is a leading industrial conglomerate in Turkey with activities in the furniture industry, home textiles, telecommunications and energy, amongst other things. In the energy segment, it wants to increasingly operate hydro and wind power plants in Turkey and establish a local wind power capacity of up to 400 MW in the medium term.

Reference: http://www.nordex-online.com/en/news-press/news-detail.html?tx_ttnews[tt_news]=2290&tx_ttnews[backPid]=1&cHash=4fe931b987

Saturday, June 16, 2012

Rüzgar enerjisinin yol haritası

Güney Marmara Kalkınma Ajansı tarafından "Rüzgar Enerjisi" bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Toplantıda önemli açıklamalarda bulunan Mustafa Serdar Ataseven, rüzgar enerjisinin yol haritasını paylaştı

Güney Marmara Kalkınma Ajansı (GMKTA) tarafından "Rüzgar Enerjisi" bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Toplantıda önemli açıklamalarda bulunan TÜREB Başkanı Mustafa Serdar Ataseven, rüzgar enerjisinin yol haritasını paylaştı. GMKA Güney Marmara Kalkınma Ajansı'nın düzenlediği “Rüzgar Enerjisi” bilgilendirme toplantısına ilgi büyük oldu.

Hafta başında Çanakkale’de düzenlenen toplantıdan bir gün sonra da Balıkesir’de GMKA toplantı salonunda gerçekleştirilen ikinci toplantı da beklenen ilgiyi gördü. GMKA Genel Sekreteri Mustafa Gündoğan’nın açılış konuşmasını yaptığı toplantıda, rüzgar yol haritası, lisanssız seviyede enerji üretimi mevzuatı, Çanakkale’nin rüzgar klimatolojisi, Güney Marmara’da rüzgar türbin üretimi, yenilenebilir enerji kümelenmesi ve yenilenebilir enerji de eğitim gibi konular ele alındı. Toplantıya, bölgedeki rüzgar santrali işletmecileri, sektöre ilgi duyan girişimciler, yerli rüzgar türbin üretimi ile ilgilenen firmalar, konu ile ilgili kamu ve özel sektör temsilcileri katıldı.

TÜREB Başkanı Mustafa Serdar Ataseven, günümüzde küresel ısınma ve iklim değişikliği gibi çevre meselelerinin sıkça tartışıldığını hatırlattı. Ataseven, dünyada gittikçe önem kazanmaya başlayan yenilenebilir enerji alanında en çevreci enerji olarak rüzgar enerjisini gösterdi. Türkiye’nin rüzgar enerjisi potansiyelinin Avrupa ülkelerine oranla oldukça yüksek olmasına rağmen, girişimcilerin çekingen davranmalarının sebebini 'önlerini görememeleri' şeklinde yorumlayan Ataseven, “ Uygulanabilirlik konusunda bazı aksaklılar yaşanıyor.

Özellikle yerli teşvik konusunda. Kanunda 'tamamı yerli' diye bir ifade var. Bu da türbin üretiminde kullanacağınız tüm komponentlerin yerli olmasını gerektiriyor. Bir kanat üretimi içerisinde, yurt dışından getirilen bir miktar kimyasal kullandığınızda yerli teşvik kapsamında değerlendirilmiyor. Bu olay yatırımcıyı zor durumda bırakıyor. Yerli katkı payının verilmesi konusunda bizim beklentimiz yurt dışından komponentler getirilse bile, Türkiye’de montaj yapıldığında bunun 'yerli' kabul edilerek teşvik kapsamına alınmasıdır" diye konuştu.

TÜREB Başkanı Serdar Ataseven, Türkiye’deki rüzgar enerjisi santrallerinin kurulu güç bakımından yüzde 30’una sahip olan Balıkesir- Çanakkale havzasında, Türkiye'nin en verimli rüzgarının bulunduğunu hatırlatarak, yatırımcıları bölgeye yatırım yapmaya çağırdı. İHA

Kaynak: http://www.yenimesaj.com.tr/?haber,656777/ruzgar-enerjisinin-yol-haritasi

Doğan Enerji iki rüzgar santrali aldı

İki rüzgar santrali aldı
Akdeniz Elektrik Üretim A.Ş bünyesinde mevcut kurulu gücü 33 MW olan Mersin Rüzgar Enerjisi Santrali ile Galata Wind Enerji Limited Şirketi bünyesinde kurulu gücü 93 MW olan Bandırma’daki Şah Rüzgar Enerjisi Santrali hisselerinin tamamının alımı ve devri konusunda Akdeniz İnşaat ve Eğitim Hizmetleri A.Ş ile Doğan Enerji Yatırımları Sanayi ve Ticaret A.Ş arasında anlaşma imzalandı.


İmza töreninde Ağaoğlu Şirketler Grubu Genel Müdürü Hasan Rahvalı ve Doğan Holding İcra Kurulu Başkanı (CEO) Yahya Üzdiyen hazır bulundu. Anlaşma kapsamında, her iki şirket için toplam 240 milyon euro şirket değeri belirlendi.  

Akdeniz Elektrik Üretim A.Ş’de 9 MW, Galata Wind Enerji Limited Şirketi’nde 12 MW kapasite artırımı çalışmalarına halen devam ediliyor. Çalışmalar tamamlandığında santraller toplam 147 MW kapasiteye ulaşacak ve yıllık yaklaşık 530 milyon kWh üretim yapacak.

ENERJİ GRUBUN ANA İŞ KOLLARINDAN BİRİ

Varılan anlaşmayla ilgili Doğan Holding CEO’su Yahya Üzdiyen şunları söyledi: 

"Ekonomimizin büyüme motoru olan enerji alanı, grubumuzun ana iş kollarından birini oluşturmaktadır. Son olarak Nisan 2012’de gerçekleştirdiğimiz Geleceğe Bakış toplantımızda gaz, petrol arama, dağıtım ve elektrik üretimi alanları ile birlikte özellikle yenilenebilir enerji alanında yatırım fırsatlarını takip ettiğimizi duyurmuştuk. Bugün, bu alanda değerli projeler yaratmış olan ülkemizin önemli ve saygın işgruplarından Ağaoğlu Grubu ile rüzgar enerjisi üretiminde bir anlaşmaya vardığımızı açıklamaktan mutluyuz.

Doğan Enerji şirketimiz enerji alanında Türkiye’nin önemli oyuncularından biri olma hedefi doğrultusunda mevcut HES’lerine ilaveten portföyüne katacağı Mersin/Mut ve Bandırma/Şah Rüzgar Enerjisi santralleri ile tüm paydaşlarımız ve ülke ekonomisi için değer yaratmaya devam edecektir."

"BÜYÜK MEMNUNİYET DUYUYORUZ"

Anlaşmaya ilişkin bir değerlendirme yapan Ağaoğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ağaoğlu da, satışı yapılan Mersin RES ve Bandırma Şah RES’in dışında grup bünyesindeki 17 santralde toplam 1.000 (bin) MW yenilenebilir enerji yatırımı projesini geliştirmeye devam ettiklerini belirtti.

Ali Ağaoğlu, cari açıkla mücadele etmek zorunda olan Türkiye ekonomisi için enerji alanında yapılacak her türlü değer artışının çok büyük bir önem taşıdığını, bu nedenle Doğan Enerji ile yapılan anlaşmadan büyük memnuniyet duyduğunu vurguladı. Ali Ağaoğlu satışla ilgili olarak, "Her iki rüzgar santrali de sıfırdan alıp kurduğumuz ve sadece üretime geçirmekle yetinmeyip kapasite artırımı yaptığımız dünya çapında çok verimli yatırımlar. Bizim sıfırdan alıp bir yere getirmek ve satmak gibi bir anlayışımız var. Enerjide de, böyle bir değer üretip ardından başarılı bir satış yaptık. Doğan Grubu ülkemizde enerjiye yatırım yapan en önemli gruplardan biri. Her iki yatırımı da çok daha iyi seviyelere getireceklerine inanıyorum ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum" dedi.

KAP'A YAPILAN AÇIKLAMA

Doğan Şirketler Grubu Holding tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) yapılan açıklamada satın almanın ayrıntılarına ilişkin şu açıklamada bulundu:

"Alım bedeli, pazarlık usulü kararlaştırılmış olup, her iki şirket için toplam "şirket değeri" 240.000.000 Euro olarak belirlenmiştir [Akdeniz Elektrik Üretim A.Ş. için 68.571.429 euro, Galata Wind Enerji Limited Şirketi için 171.428.571 euro. Söz konusu hisse senedi devir bedeli, bu bedelden "kapanış tarihi" itibariyle güncellenecek "bankalara olan borç" [anlaşma tarihi (29.05.2012) itibariyle 72.941.282 euro] ve sair muhtemel ödemeler [13.513.500 euro "türbin bedeli bakiyesi" vb.] düşüldükten sonra, "kapanış" tarihinde nakden ve peşin olarak ödenecektir. Anlaşmanın imzalandığı tarih [bugün] itibariyle alış ve devir bedeline mahsuben 50.000.000 euro "avans" "Satıcı" tarafa ödenmiştir. Ayrıca, yine "kapanış tarihi"nde güncellenmek üzere, devre konu Şirketler'in, anlaşma tarihi (29.05.2012) itibariyle, ortaklarına olan 15.055.081 euro borcunun da devre konu Şirketler tarafından "Satıcı" tarafa ödenmesi sağlanacaktır.
"Kapanış" işleminin tamamlanması ve hisse senedi alım/devir işlemlerinin gerçekleşmesi; finansal, vergisel, hukuki, teknik ve ticari konular ile ilgili yapılacak incelemenin ["due dilligence"] olumlu sonuçlanmasına ve diğer "ön kapanış" ve "kapanış" koşullarının yanı sıra gerekli "resmi" [Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu ("EPDK") ve Rekabet Kurulu] ve "özel" [alacaklı banka] izinlerin alınmasına bağlıdır.

"Konuya ilişkin olarak, kamuya açıklama yapılmasını gerektirecek bir gelişme olduğu takdirde, gerekli açıklamalar yapılacaktır."


Kaynak:http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/20650673.asp

Çine İlçesindeki Rüzgar Enerjisi Santrali Yatırımı

Aydın Valisi Kerem Al: "Santral yapım çalışmaları 15 Haziran Cuma günü yeniden başlayacak, güvenlik güçlerimiz de çalışma yapılacak bölgede güvenlik tedbiri alacak"

Aydın Valisi Kerem Al, Çine ilçesine bağlı İbrahimkavağı köyü Madranbaba mevkisinde kurulması planlanan, ancak köylülerin tepkisi nedeniyle yaklaşık 9 aydır kurulum çalışmaları duran rüzgar enerjisi santralinin yapımına, 15 Haziran'da güvenlik güçlerinin alacağı önlemlerle yeniden başlanacağını bildirdi.

Vali Al, Hükümet Konağı'nda düzenlediği basın topla-ntısında, Madranbaba mevkisinde kurulması planlanan rüzgar enerjisi santralinin yaklaşık 3 yıldır kentin gündeminde olan bir konu olduğunu belirtti.

Santralin kurulumu için 2008 yılında Aydın İl Genel Meclisi'nin imar planını onayladığını, 2010 yılında da Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) üretim lisansı verdiğini kaydeden Al, "Ben göreve başlamadan önce süreç içerisinde santralden dolayı zarar göreceğini düşünen köylüler ile firma yetkilileri karşı karşıya gelmiş, jandarma devreye girmiş, tatsız olaylar yaşanmış. 9 aydır firma yetkilileri ile köylüleri uzlaştırmaya çalışıyoruz. Santral yapım çalışmaları 15 Haziran Cuma günü yeniden başlayacak, güvenlik güçlerimiz de çalışma yapılacak bölgede güvenlik tedbiri alacak" diye konuştu.

Vali Al, ayrıca bu konu hakkında yapılacak haberlerde basın kuruluşlarına sorumluluk çağrısı yaptı.

Aydın Belediyesi tarafından yaptırılan otogarın temel atma törenine katılmasıyla ilgili yerel basında kullanılan "İlk defa CHP'li bir belediye başkanı ile AK Parti iktidarının çektiği fotoğraf bizi duygulandırdı" değerlendirmelerinden duyduğu rahatsızlığı da ifade ederek, şunları kaydetti:

"Bu nasıl bir ruh halidir- Bu ile yapılan hizmetlerle ilgili konularda parti şablonlarını çok mu öne çıkarmamız lazım- Otogara bir yer sağlamamız lazım. Eğer elimizde varsa, bunu tahsis etmek kadar doğal ne olabilir-"

Kaynak: http://www.haberciniz.biz/cine-ilcesindeki-ruzgar-enerjisi-santrali-yatirimi-1496877h.htm

Adalı Holding Yumurtalık'a Rüzgar Enerjisi Santralı Kuruluyor

Adalı Holding, Adana'nın Yumurtalık ilçesine Rüzgar Enerjisi Santralı (RES) Üretim Tesisi kuruyor.

Son yıllardaki yatırımlarını yenilenebilir enerji kaynakları alanına yönelten Adalı Holding, 300 MW'lık kapasite hedefiyle, Hidroelektrik Santralı (HES), Rüzgar Elektrik Santralı (RES) ve Jeotermal Elektrik Santralı (JES) projelerini gerçekleştirmeye çalışıyor. Holding bu kapsamda da Adana'nın Yumurtalık ilçesine Rüzgar Enerjisi Santralı (RES) Üretim Tesisi kuruyor.

Ceyhan Ticaret Odası Başkanı Ali Duru, Adalı Holding’in, Ceyhan ve Yumurtalık ilçesine 150 KW gücünde 55 adet rüzgar türbini inşa edeceğini bildirdi.

Duru, Adalı Holding enerji uzmanlarının, geçen yıl Ceyhan’ın Yellibel köyünde bilgilendirme toplantısı düzenlediklerini, üretim lisansı alabilmeleri için de bölgede bir yıl rüzgar ölçüm analizleri yaptırdıklarını kaydetti.

Rüzgar enerjisi üretim sahasının Çelemli Beldesi, Yellibel ve Narlıören köyü çevresini kapsadığı bildirildi.


Kaynak: http://www.haberfx.net/adali-holding-yumurtalika-ruzgar-enerjisi-santrali-kuruluyor-haberi-507532/

General, 900 milyon $ yatırım yapıp, rüzgar türbini üretecek

General, 900 milyon $ yatırım yapıp, rüzgar türbini üretecek

Yeni teşvik sistemi General Electric'i (GE) Türkiye'ye çekti. GE, üç yılda Türkiye'de altyapı geliştirme ve inovasyon yatırımı yapacak. Şirketin Başkan Yardımcısı Rice, 'Bu yatırımı yapmamızda en önemli neden açık, şeffaf yönetim ve yeni teşvik sistemi. Rakam yeterli değil, ancak gelecek için önemli bir adım' dedi

General Electric Başkan Yardımcısı John Rice, önümüzdeki üç yılda Türkiye'ye altyapı geliştirme ve inovasyon konusunda 900 milyon dolarlık yatırım yapacaklarını açıkladı. Rice, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'ın da katıldığı basın toplantısında yaptığı açıklamada, 'Bugün GE olarak önümüzdeki üç yıl boyunca altyapı geliştirme ve inovasyon alanlarında Türkiye'ye 900 milyon dolar yatırım yapacağımızı açıklıyoruz. Bu yatırımı açıklamamızdaki en önemli nedenler arasında açık, şeffaf bir yönetim olması ve yeni açıklanan teşvik sistemi yer alıyor' dedi. Toplantıda verilen bilgilere göre, 900 milyon doların net dağılımı önümüzdeki aylarda netleşecek. Türkiye'de sağlık, ulaşım, enerji alanlarında faaliyet yürüttüklerini ifade eden Rice, 'Türkiye'de ortaklarımızla ilişkilerimizi geliştirmek ve üretimlerimizi lokalize etmek istiyoruz. Ayrıca sürdürülebilir bir gelişim için de Ar-Ge yapmak istiyoruz' diye konuştu.  Rice ayrıca, 'Burada yapılan bir yatırım yeterli değil. Ancak gelecekteki büyüme için önemli bir adım' diye konuştu.
   
Sağlık turizmi için teşvikler yakında...
SAĞLIK turizmine değinen Bakan Çağlayan, bu alanda yolun sonuna gelindiğini, teşvikleri yakında açıklayacaklarını söyledi. Çağlayan, 'Çin'in ithalatı çok dile getirilir. Çin'in ithalatına, Türkiye'nin Çin'den yaptığı ithalata baktığımız zaman bunun neredeyse yüzde 30'luk, yüzde 40'lık kısmının Çin'den getirilen enerji ekipmanları olduğunu görürüz. Davos'un 42 yıl sonra bölge toplantısını, Türkiye'de Avrasya, Ortadoğu ve Kuzey Afrika eksenli yapmış olması tesadüfi değil. Türkiye'ye 56 ülkeye 4 saatlik uçuş mesafesinde olan bir coğrafya olarak bakarsanız, bu doğru bir bakış açısıdır'' şeklinde değerlendirme  yaptı.

Türkiye'nin enerji geleceği ileriye taşınacak
BAKAN Çağlayan yaptığı konuşmada, GE'nin yapacağı ve yapmış olduğu yatırımların Türkiye'de getirilen yeni teşvik sisteminin en temel noktalarında olduğunu ifade etti. Çağlayan, 'Bu yatırımla GE, önümüzdeki üç yıl içinde rüzgar türbinlerini Türkiye'de üretecek. Bu türbin üretimi Türkiye'nin enerji ile ilgili geleceğini çok iyi bir noktaya taşıyacak' dedi.

Türkiye'nin enerji geleceği ileriye taşınacak
BAKAN Çağlayan yaptığı konuşmada, GE'nin yapacağı ve yapmış olduğu yatırımların Türkiye'de getirilen yeni teşvik sisteminin en temel noktalarında olduğunu ifade etti. Çağlayan, 'Bu yatırımla GE, önümüzdeki üç yıl içinde rüzgar türbinlerini Türkiye'de üretecek. Bu türbin üretimi Türkiye'nin enerji ile ilgili geleceğini çok iyi bir noktaya taşıyacak' dedi.

Paritedeki düşüş ihracatımızı vuruyor
ÇAĞLAYAN, ayrıca euro/dolar paritesindeki her yüzde 10'luk düşüşün Türkiye'nin ihracatını da yüzde 4.5 daralttığını ifade etti. GE'nin yatırım yaptığı alan ile ilgili olarak da Çağlayan, 'Bu alan bizim son iki yılda 750 milyon dolardan fazla ithalat yaptığımız bir kalemdir' dedi. Çağlayan, sağlık turizmi için önemli teşvikleri de yakında açıklayacaklarını kaydetti.

Kaynak: http://www.aksam.com.tr/general,-900-milyon-yatirim-yapip,-ruzgar-turbini-uretecek--120859h.html

Yeşil enerji devrimine doğru

Yeşil enerji devrimine doğru

Almanya bir yıl önce enerji dönüşümünde karar kılmıştı. 2022 yılına kadar nükleer enerji santralleri kapanacak ve yerini yenilenebilir enerjiler alacak. Başbakan Angela Merkel kararda ısrarcı olduklarını yineledi.

Almanya’nın yeşil enerji darboğazı rüzgâr türbinlerinin azılığından ya da havanın sık sık kapanmasından değil, elektriği üretildiği yerden tüketiciye ulaştıracak hatların yetersizliğinden kaynaklanıyor. En büyük sorun,yeşil enerjinin en çok üretilebildiği yerlerdeki nakil hatlarının yeterli kapasitede olmaması.

Almanya Başbakanı Angela Merkel nakil hatlarının en kısa zamanda tamamlanmasıyla Almanya'nın yeşil enerji devrimini hedeflediği tarihte gerçekleştireceğine olan inancını kaybetmiş değil. Başbakan Merkel, Bonn'daki Federal Nakil Hatları Kurumu'na yaptığı ziyaret sırasında sözü dolaştırmadan konuya girdi ve enerji dönüşümünün gerçekleştirilemeyeceğini savunanlara seslendi: “Enerji dönüşümünü, bir yıl önce kararlaştırdığımız şekilde hedefe ulaştırabilecek durumdayız. 2022 yılına kadar nükleer enerji santrallerini kapatma kararının değişmesi söz konusu değil. Son derece iddialı, heyecan verici ve bütün dünyada dikkatle izleneceğinden emin olduğumuz bir proje başlatmış bulunuyoruz.”

Başbakan Merkel'e Bonn'daki temasları sırasında Ekonomi Bakanı Philipp Rösler ve yeni Çevre Bakanı Peter Altmaier de eşlik etti. Federal Nakil Hatları Kurumu'nda hükümet üyelerine, elektrik şebekesinin genişletilmesiyle ilgili planlar tanıtıldı.

'Nakil hatları genişletilmeli'

Ekonomi Bakanı Rösler, çevre dostu enerjiyi Almanya'nın her köşesine ulaştıracak olan nakil hatlarının enerji dönüşümünde son derece önemli rol oynadığını belirtti: “Bu mastır plan ve çıkarılacak yasalar temelinde elektriği taşıyacak olan kablolara hat çizecek ve ülkenin kuzey-güney bağlantısını en kısa zamanda tamamlamak için hemen kolları sıvayacağız. Almanya'nın kuzeyindeki elverişli hava şartları sayesinde bol miktarda üretilen yeşil enerjinin ülkenin güneyine ve batısına ulaştırılması gerekiyor. Bunun için nakil hatları ağının genişletilmesi şart.”

Başbakan Merkel'e sunulan elektrik nakil hatlarını genişletme planı nakil hatlarını işleten kuruluşların önümüzdeki on yıllık ihtiyacını karşılayacak bütün tedbirleri kapsıyor.

'Elektrik otobanları'

Çevre Bakanı Peter Altmaier "elektrik otobanları" olarak adlandırdığı nakil hatlarının güvenilir olmasına büyük önem verdiklerini dile getirdi: “Elektriği taşıma kapasitesi ne kadar artar ve ne kadar modern teknolojiler kullanılırsa, yenilenebilir enerjiyi tam kapasite kullanma imkânımız o kadar artar. Maliyeti mümkün derece düşük tutmak da en az istikrarlı enerji ikmali kadar önemlidir.”

Almanya'nın elektrik şebekesi merkezi dağıtım sistemli olduğundan çok merkezli yeşil enerjinin yapısına uygun değil. Yetkili bakanlığın hesaplarına göre elektrik şebekesine 1 800 kilometrelik ilave yapılması gerekiyor. İlk yılda sadece 200 kilometre uzunluğunda ek hat çekilebildi. Enerji dönüşümünü gerçekleştirip Almanya'yı yüzde yüz yeşil enerjiye taşıyacak olan yeni elektrik şebekesinin 20 milyar Euro'ya mal olacağı tahmin ediliyor.

Kaynak: http://www.dw.de/dw/article/0,,15985786,00.html

Saturday, May 5, 2012

Eczacibasindan Rüzgara 140 milyon avroluk yatırım

Rüzgar''a 140 milyon avroluk yatırım

11 Nisan 2012 11:35
Türkiye'nin en büyük rüzgar üretim santrallerinden biri 140 milyon avroluk yatırımla Kocaeli'nin Hereke ilçesinde kurulacak.

ANKARA - Selma Kasap

Eczacıbaşı Topluluğu Üst Yöneticisi (CEO) Erdal Karamercan, gerekli izinlerin ve onayların alınmasından sonra mevcut bir rüzgar santral projesine ortak olacaklarını söyledi.
Karamercan, bu projeyle, Kocaeli'nin Hereke ilçesinde 80 kilometrekarelik bir alanda, yaklaşık 110 megawattlık kapasiteye ulaşmayı hedeflediklerini ve Türkiye'nin en büyük rüzgar üretim santrallerinden birisini kurmak için çalışmalara başladıklarını belirtti.

Bu amaçla, rüzgar enerjisi konusunda Demirer Grubu'nun Erguvan Enerji adlı kuruluşuyla yüzde 50'şer payla ortaklığa gideceklerini belirten Karamercan, ''Benimsediğimiz sürdürülebilir kalkınma anlayışımıza yönelik faaliyetlerimizi destekleyen çok önemli bir yatırım olacak'' dedi.

Rüzgar gücünden elektrik üretiminin, yaşanan teknolojik gelişmelere bağlı olarak kazandığı ekonomik değerin yanı sıra ekolojik dengenin bozulmadan korunmasına da katkı sağladığını vurgulayan Karamercan, gerekli izinlerin alınmasının ardından hisse devrinin gerçekleşeceğini ifade ederek, ''Bir sene içerisinde yatırıma başlamayı hedefliyoruz. Bölgeye 140 milyon avro tutarında yatırımı planlıyoruz'' diye konuştu.

Kaynak : http://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/45011----ruzgar--a-140-milyon-avroluk-yatirim

SoyutWind, Uluslararası Enerji Fuarı’nda rüzgar türbinlerini tanıttı!

SoyutWind, Uluslararası Enerji Fuarı’nda rüzgar türbinlerini tanıttı!

18. Uluslararası Enerji ve Çevre Fuarı’na katılan SoyutWind, 1, 3, 5, 10, 20, 30, 50, 100, 200, 250 ve 500 kilowattlık (KW) rüzgar türbinlerinin tanıtımını yaptı


SoyutWind Genel Müdürü Serhat Ay, mart ayında çıkan Enerji Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik değişikliği ve uygulama esaslarının yer aldığı tebliğden sonra rüzgar türbinine büyük talep olduğunu söyledi
Türkiye’nin ilk rüzgar türbini üreticisi SoyutWind, en yeni ürünleriyle bu yıl 18’ncisi düzenlenen Uluslararası Enerji ve Çevre Fuarı ve Konferansı’nda (ICCI 2012) yerini aldı. 25-26-27 Nisan tarihlerinde Yeşilköy’de bulunan İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen ICCI 2012’de SoyutWind, 1, 3, 5, 10, 20, 30, 50, 100, 200, 250 ve 500 kilowattlık (KW) rüzgar türbinlerinin tanıtımını yaptı. SoyutWind, yurtiçi ve yurtdışından gelip enerji sektörüne yatırım yapmak isteyen ziyaretçilere H-108 nolu standında ürünleri ve faaliyet gösterdiği sektör hakkında bilgi verdi.

Soyutwind Genel Müdürü Serhat Ay, mart ayında çıkan Enerji Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik değişikliği ve uygulama esaslarının yer aldığı tebliğden sonra rüzgar türbinine büyük talep olduğunu söyledi. İnşaat sektörünün yanı sıra sanayinin her alanından, metalürji, tekstil, tarım, hayvancılık, gıda ve turizm sektörlerinden rüzgar türbini kurulması yönünde  talep aldıklarını belirten Ay, “Rüzgar enerjisinin anavatanı aslında Anadolu. Çanakkale, Gelibolu, Balıkesir, Bandırma, Bursa, İskenderun, Çatalca, Silivri, Tekirdağ, Edirne, İzmir, Aydın, Manisa ve Kahramanmaraş rüzgar potansiyeli açısından son derece zengin yerler. Bu potansiyel değerlendirilirse enerjide dışa bağımlılıktan kurtuluruz” dedi.

Ankara’da üretim yapıyor
Soyutwind’in, merkezi Ankara’da bulunan, Soyut Holding’e bağlı olarak faaliyet gösterdiği ifade eden Serhat Ay, “Türkiye’de büyük kapasiteli rüzgar türbinleri imal eden ilk firmayız. Ankara Temelli’de bulunan fabrikamız 15 bin metrekare kapalı, 120 bin metrekare açık alana sahip. Yılda 1.5 mW’lik 90 türbin üretme kapasitemiz var. Bu fabrikada rüzgar türbini, kule ve kanat imalatı yapıyoruz” diye konuştu.

Türkiye’nin yanı sıra yurtdışında da başarılı çalışmalara imza attıklarını dile getiren Ay, “Birleşmiş Milletler projesi kapsamında Afrika’nın Eritre ülkesine rüzgar türbini kurduk. Bu proje ile Eritre’de pek çok köy ve kasaba ilk kez elektrik enerjisine kavuştu. Yine Afrika’nın Moritanya ülkesinde Kanadalı bir firma ile ortak rüzgar türbini projesi gerçekleştirdik. Belarus ve Pakistan’da rüzgar türbini kurma projesine start verdik” açıklamasında bulundu.

Kaynak : http://haber.emlakkulisi.com/soyutwind-uluslararasi-enerji-fuarinda-ruzgar-turbinlerini-tanitti/18857

Patronlar enerjide temizlik için hazır, yatırımlar bu yıl hızlanır

Patronlar enerjide temizlik için hazır, yatırımlar bu yıl hızlanır

Son dört yılda temiz enerjiye yaptığı yatırımı yüzde 85 yükselten Türkiye, 2011 yılı yatırımlarında ise eksiye düştü. Geçen yıl çıkartılan Yenilenebilir Enerji Kanunu'nun getirdiği avantajlar, bu alandaki yatırımların artacağı sinyalini veriyor. 2012 sonuna kadar rüzgar ve güneş başta olmak üzere 4.394 MW'lik yeni enerji yatırımı bekleniyor

Esin GEDİK
2006-2010 arasında G-20 ülkeleri arasında temiz enerji yatırımlarıyla dikkat çeken ve kapasitesini yüzde 85 artıran Türkiye'de geçen yıl yatırımlar eksiye düştü. Türkiye geçen yıl temiz enerjiye 284 milyon dolarlık yatırım yaparak dünya sıralamasında 16. oldu. Ancak bu yıl Türkiye'nin büyük şirketlerinin de yabancı ortaklarla temiz enerji alanına yoğunlaşmasıyla sektörde hızlı büyüme bekleniyor. Koç, Sabancı, Zorlu, Sanko, Ağaoğlu gibi şirketlerin ciddi yatırımları olan temiz enerji sektörüne Eczacıbaşı, Boydak gibi şirketler de eklendi.
Son olarak Deloitte'un raporuna göre enerjide en çok yatırım yapılan alan rüzgar. Geçen yıl çıkarılan Yenilenibilir Enerji Kanunu'nun getirdiği avantajlar nedeniyle bu alandaki yatırımların hızlanması bekleniyor. Sabit fiyatlı alım garantisinin devreye girmesiyle bu alandaki yatırımlar da artmaya başladı. Deloitte'un hesaplamalarına göre bu yıl 798 MW'lik HES, 2 bin 498 MW termik santral yatırımı devreye girecek. Yine bu yıl HES, RES ve jeotermal projelerinin toplam kurulu gücü 1.098 MW olması da bekleniyor, toplamda 4 bin 394 MW'lik yeni enerji yatırımının devreye alınması bekleniyor.

ECZACIBAŞI DA RÜZGARA GİRDİ
YENİLENEBİLİR enerji sektörüne en son giren şirket Eczacıbaşı oldu. Rüzgarla sektöre giriş yapmaya hazırlanan Eczacıbaşı, 110 MW’lık Erguvan Enerji’ye ortak oluyor. Demirer Grubu'na ait Erguvan Enerji Elektrik Üretim A.Ş'den hisse almaya hazırlanan Eczacıbaşı Holding, böylece ilk adımını satın alma ile atacak. Demirer Grubu ile anlaşma aşamasında olan Eczacıbaşı Holding ilk etapta yüzde 50 hisse almayı planlıyor. CEO Erdal Karamercan gerekli izinlerin ardından işe başlayacaklarını belirterek 'Bu projeyle, Kocaeli'nin Hereke İlçesi'nde 80 kilometrekarelik bir alanda, yaklaşık 110 megawattlık kapasiteye ulaşmayı hedefliyoruz' dedi. Eczacıbaşı'nın bu bölgeye 140 milyon euro yatırım yapması bekleniyor.

İSTANBUL'U KULLANACAK
HÜSNÜ Özyeğin'in sahibi olduğu Fina Enerji de İstanbul'da gerçekleşecek ve 50 MW'lık kurulu güce sahip olacak Tayakadın RES projesine başlıyor. Fina türbin  tedariğinde General Electric ile çalışacak. 31 türbinden oluşacak santralda GE'nin 1.6-100 serisi türbinlerinin kullanılacağı belirtildi. Fina Enerji'nin İzmir ve Hatay'daki iki rüzgar santralinde toplam 87.5 MW kurulu güce sahip.

BÜROKRASİ AZALTILMALI
İNŞAAT sektörünün yanı sıra enerjide de yatırımları olan Ağaoğlu Şirketler Grubu'nun Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ağaoğlu, Türkiye'nin bu alandaki potansiyeline dikkat çekerek 'Çok güçlü olabileceğimiz bir alan ancak çok ciddi bürokratik engeller var. Bugün bir yatırım kararı alsanız en erken 3-4 yılda devreye girebiliyor, o nedenle hükümetin bu sorunları aşacak, kolaylaştıracak bir mekanizma geliştirmesi gerekiyor'dedi.

Koç, AES'le büyüyecek
Geçen yıl ABD'li AES'le ortaklık yapan Koç Holding de doğalgaz, ve kömürün yanı sıra yenilenebilir kaynaklara yatırım yapmaya hazırlanıyor. Ortaklar, önümüzdeki 5 yılda 4-5 milyar dolar yatırım yaparak, pazardaki ilk 5 oyuncu arasına girmeyi hedefliyor.

HEDEF; YÜZDE 30
ENERJİ ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Türkiye'nin yenilenebilir enerji kaynaklarında ciddi bir potansiyeli olduğunu belirterek 'Temel hedefimiz yenilenebilir enerji kaynaklarını 2023'TE en az yüzde 30 seviyesine çıkarmak. Su, rüzgar, güneş, jeotermal gibi kaynaklara giriyoruz ve bu çalışmaları devam ettiriyoruz. Bunların yerli üretimlerinin her birini teşvik ediyoruz. Herhangi bir yatırım 7-8 yılda kendini döndürürken enerjide bu süre çok daha kısa, bu ciddi bir rakam dedi.

TÜRKİYE G-20'NİN BİNDE 1'İ
Who is Winning the Clean Energy Race (Temiz Enerji Yarışını Kim Kazanıyor?) başlıklı rapora göre, 263 milyar dolar bugüne kadar ulaşılan en yüksek rakam. Bu rakamın yüzde 95'i G20 ülkelerinde yapıldı. Türkiye, bu rakamın sadece binde birini gerçekleştirdi. Raporda, 2011'de dünyanın temiz enerji üretme kapasitesine 83,5 gigavat (milyar vat) daha eklendi. Bunun 30 gigavat'ı güneş, 43 gigavat'ı da rüzgar enerjisi.

GÜNEŞTE DE YOKUZ
Rapora göre en hızlı büyüyen alanlardan biri güneş. G20 ülkelerinin güneşe yaptığı yatırım 128 milyar dolara ulaştı. Ancak Türkiye henüz bu alana yatırıma başlamış değil. Enerji talebi her gün artan ve dışa bağımlı olan Türkiye'nin yaptığı yatırım G20 ülkelerinin binde biri bile değil. Enerji Bakanı Taner Yıldız'ın kaynakları çeşitlendirmek ve yerel kaynaklara ağırlık verilmesi gerektiğini sık sık vurgulamasına karşın yatırımlar hala düşük düzeyde.





Kaynak :  http://www.aksam.com.tr/patronlar-enerjide-temizlik-icin-hazir,-yatirimlar-bu-yil-hizlanir--112191h.html

Japonya’da Nükleersiz Devir Başlıyor

Japonya’da Nükleersiz Devir Başlıyor

Japonya, yarın son nükleer santralini kapatıyor. Kamu kuruluşları yenilenebilir enerji kullanma zorunluluğu geliyor, birçok şirket de tesislerine dev güneş panelleri ve rüzgar türbini kurmaya başladı.
Tokyo - BİA Haber Merkezi
04 Mayıs 2012, Cuma

Japonya'nın kuzeyindeki Hokkaido adasında bulunan Tomari Nükleer Enerji Santrali'nin kapatılmasıyla, yarından itibaren Japonya'da çalışır durumda hiçbir nükleer reaktör kalmayacak.

Geçen sene yaşanan Fukuşima felaketinin ardından Japonya, ülke elektriğinin üçte birini sağlayan 54 nükleer reaktörü kapattı. Reaktörlerin kapanmasıyla ülkede bir yeşil enerji devrimi olması bekleniyor.

Japonya Başbakanı Yoshihiko Noda, 2030'a kadar ülke elektriğinin yüzde 25-35 oranında yenilenebilir enerjiyle sağlanmasının öngörüldüğünü söylüyor. Bu da güneş, hidro ve rüzgar enerjisiyle sağlanacak.

Temmuz ayından itibaren, kamu kurumlarına yenilenebilir enerji sağlayıcılardan elektrik alma zorunluluğu geliyor. Birçok şirket de tesislerine dev güneş panelleri ve rüzgar türbini kurmaya başladı.
Nükleer lobisi devam ediyor

Japantoday.com, felaketin ardından tesislerin petrol ve gazlı jeneratör sistemlerini kullanmaya başladığını ve yeşil enerjiye geçiş isteğinin nükleer enerjinin risklerinden ya da karbon emülsiyonuyla ilgili endişelerden değil, petrol ve gaz enerjisinin maliyetinden kaynaklandığını söylüyor. Uluslararası Enerji Ajansı'na göre santrallerin kapanması, günde 465  bin varillik petrol talebini günde dört buçuk milyon varile yükseltecek ve bunun günde 100 milyon dolarlık bir maliyeti var.

Bu sırada nükleere yatırım yapan şirketler, reaktörlerin tekrar açılası için lobi faaliyetlerine devam ediyor ve Japonya medyasında hükümetin yerel liderleri ikna edebilirse bazı reaktörleri birkaç ay sonra tekrar açmayı planladığı konuşuluyor.

Tokyo Üniversitesi'nde enerji sektörü üzerine çalışma yapan Paul Scalise, Japonya'nın nükleer santraller olmadan elektrik talebini karşılamakta çok zorlanacağını söylüyor.

Şu an ülke elektiriğinin yüzde 90'ının petrol, kömür ve gazla, yüzde 8'i ise hidroelektrik ve diğer yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanıyor.
Enerji devrimi mümkün

Birçok ülke yenilenebilir enerji kullanmaya başladı. Almanya, yenilebilir enerji kullanımını 1990'da yüzde 5'ten 2010'da yüzde 20'ye çıkardı. Danimarka ise 2050'de tamamen yenilenebilir enerjiye geçmeyi hedefliyor.

Greenpeace Akdeniz İklim ve Enerji Kampanyası Sorumlusu Cenk Levi, Japonya örneğinin tüm dünyaya nükleersiz bir geleceğin mümkün olduğunu gösterdiğini ifade ediyor:

"Enerji verimliliği ve yoğunluğun doğru dengelemesi sayesinde, nükleersiz yazı, kışa taşımak da mümkün. Türkiye'de, eğer nükleer santral kurulmazsa elektriklerin kesileceği sıklıkla gündeme geliyor.

"Sanayisi bu kadar gelişmiş bir ülke olan Japonya'da kapatılan nükleer santrallere rağmen elektriklerin kesilmemesi, bu argümanların gerçekçi olmadığının en güzel örneği. Türkiye de dahil tüm ülkeler, hem Japonya'da yaşanan felaketten, hem de 'nükleersiz yaz'dan ders almalı, nükleersiz, güvenli bir gelecek için enerji verimliliği ve yenilenebilir enerjilere yönelmelidir".

Greenpeace'in Enerji [D]evrimi raporu, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji ile tüm dünyada 2050 yılına dek enerji ihtiyacımızın %95'inin yenilenebilir enerjilerden karşılanabileceğini gönderiyor. (ÇT)



Kaynak : http://www.bianet.org/bianet/cevre/138114-japonya-da-nukleersiz-devir-basliyor

Enerji yatırımlarına teşvik dopingi

22.04.2012

Teşvik paketinde yer alan 'Rüzgâr enerjisi ekipmanları üretimi teşviki' yatırımcıyı hareketlendirdi. EPDK Başkanı Hasan Köktaş, "Her hafta yerli-yabancı yatırımcı geliyor" dedi
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı Cumhuriyet tarihinin en büyük teşvik paketinde yer alan 'Rüzgâr enerjisi ekipmanları üretimi teşviki" yerli ve yabancı yatırımcılarda doping etkisi yarattı. Enerji Piyasaları Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Hasan Köktaş, neredeyse her hafta yatırım için kapılarını çalan yerli-yabancı ekipman üreticilerini ağırladıklarını anlattı. Türkiye'de enerji üretiminde kullanılan yerli türbin üreticilerinden Era Şirketler Grubu'nu ziyaret eden Hasan Köktaş, projelerini SABAH'a anlattı. Köktaş, Türkiye'de sadece rüzgâr enerjisi alanında yapılacak 8 bin megavat kapasiteli yatırımların yaklaşık 15 milyar dolarlık ekipman anlamına geldiğini belirterek, "Bugüne kadar enerjinin câri açığa etkisini tartıştık. Bu ekipmanların çoğu ithal ediliyor. O enerjiyi üretmek üzere Türkiye'ye ithal edilen ekipmanın câri açığa ciddi etkisi var" dedi.

YATIRIMCI AKIN EDİYOR
Elektrik üretiminde yerlileşmeye çalıştıklarını anlatan Köktaş, "Enerji Bakanlığı tarafından çıkarılan Yenilenebilir Enerji Kanunu'nda yüzde 100 yerli ekipman kullanımı halinde yüzde 50 ilave teşvik var" diye konuştu. Bu teşviklerin yerli ekipman yatırımlarına hız kattığını aktaran Köktaş, "Enerji sektöründe en büyük eksik yerli ekipman üretimiydi. Bazı yerel şirketler üretime başladı. Şu anda neredeyse her hafta yerli ve yabancı birçok firma bize yatırım talebiyle geliyor. Ekipman üretimi yapmak isteyen birçok yerli, yabancı yatırımcı var. Son dönemde gelip giden yabancı yatırımcı profili de bu teşvik sisteminden çok olumlu etkilendi" dedi.

EN CAZİP PİYASA
Türkiye'nin yerli ekipman ve enerji yatırımlarında dünyanın en cazip piyasalarından biri haline geldiğini anlatan Köktaş, "Daha dün gücü 75 bin megavatla Türkiye'nin 1.5 katı olan Güney Koreli şirketin CEO'suna enerji sektörümüzün 2030 yılı vizyonunu anlattım. Lisans alma süreci, yerli üretimin payı gibi konularda konuştuk ve bu fotoğrafın içinde yer almak istediğini bildirdi" dedi.

İKİ DÜNYA DEVİNDEN BİRİ YATIRIMA GELİYOR
Türkiye'nin ilk yerli türbin üreticilerinde Era Grubu Başkanı Alpay Ünal, teşviklerin ardından dünyanın en büyük jeneratör üreticilerinin Türkiye'ye yatırım talebi olduğunu belirterek, "Jeneratör satan bu şirketler arasında dünyanın en büyük türbin üreticileri Siemens ve General Electric de var. Biz de bu şirketlerden jeneratör alıyoruz. Türkiye'deki potansiyeli görünce yatırım kararı aldılar. En az 35 milyon euroluk yatırım yapacaklar" dedi.


Kaynak: http://www.sabah.com.tr/Ekonomi/2012/04/22/enerji-yatirimlarina-tesvik-dopingi#