Blog Archive

Wednesday, December 28, 2011

Rüzgarın önünü radar kesti

Rüzgarın önünü radar kesti

61 yeni rüzgar enerjisi projesi; Genelkurmay Başkanlığı’nın türbinlerin askeri amaçlı elektronik haberleşmeyeetkisini araştırmak için yatırımların durdurulması kararının kaldırılmasını bekliyor

BURCU TANER İzmir DHA

Avrupa Rüzgar Enerjisi Birliği Türkiye Şubesi (TÜREB) Başkanı Mustafa Serdar Ataseven, 2011 yılındaki güzel gelişmelerin devam etmesi için yerli üretimin daha etkin şekilde teşvik edilmesini isterken, rüzgar santrallerinin bölgedeki radar faaliyetlerine etkilerinin incelenmesinin bir an önce tamamlanması gerektiğine işaret etti.
TÜREB Başkanı Mustafa Serdar Ataseven, rüzgar enerjisi açısından 2011 yılını değerlendirdi. Ataseven, Genelkurmay Başkanlığı’nın 61 santraldeki rüzgar türbinlerinin askeri amaçlı elektronik haberleşmeye etkisini araştırmak için tüm Rüzgar Enerjisi Santrali (RES) projelerini durdurmasının ardından iki yılı aşkın bir zaman geçmesi üzerine “Süreç hızlı bir şekilde işletilmeli. Yatırımcılardan çok geri dönüş alıyoruz” diye konuştu.

Lisans süreci tamam

Bitmek üzere olan 2011 yılında rüzgar enerjisi sektörüyle ilgili yasal düzenlemelerin olumlu yansımalarının bulunduğuna dikkat çeken Ataseven, 1 Kasım 2007’de başlayan TEİAŞ rüzgar lisansı başvurularının da Eylül 2011 itibariyle başarılı şekilde sonuçlandırıldığını ifade etti. Ataseven, “Ancak rüzgar santrallerinin radara olan etkilernii, TÜBİTAKdeğerlendiriyor. Sürecin yavaş işlemesi ise yatırımcılarda büyük sıkıntı yarattı” dedi.

“Teşvikler uzatılsın”

Ataseven, lisans başvuruları ile ilgili şu bilgileri verdi: “EPDK tarafından 1 Kasım öncesinde 3 bin 180 Megawatt (MW) rüzgar lisansı verilmişti. Bunlardan bin 677 MW’ı işletmeye alındı. Yaklaşık 600 MW’nın ise inşası devam etmekte. Başvurulardan sonra geçen süreçte 5 bin 500 MW için 13 grup proje lisans almaya hak kazandı. Böylece 1 Kasım 2007 süreci günahı ile sevabı ile tamamlanmış oldu” diye konuştu. Ataseven, yerli üretime verilen teşviklerin 2015 yılından 2020 yılına kadar uzatılmasını, türbin üretiminde kullanılan malzemelerin de teşvik kapsamına alınmasını istedi.


Kaynak:http://www.milliyet.com.tr/ruzgarin-onunu-radar-kesti/ege/haberdetay/24.12.2011/1479780/default.htm


PETKİM 25 MW’LIK RES KURUYOR

Petkim’in kuracağı Rüzgar Enerji Santral’in Gold Standard sertifikasyonu alabilmesi için tanıtım toplantısı yapıldı. Kaymakamlık toplantı salonunda yapılan tanıtım toplantısında Petkim’in 2,5 MW.lik 10 adet rüzgar türbini kuracağı ve 25 MW’lık kurulu güce sahip olacağı belirtildi.

Petkim’in 2006 yılında Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’na (EPDK) 47 MW lik lisans başvurusunun bulunduğu dile getirilerek, yatırımın zaman içerisinde yapılacak yatırımlarla önce 47 MW’lık ardından da 104 MW’a kadar ulaşılabilineceği ifade edildi.

Rüzgar Enerjisi Santrali tanıtıldı

Petkim Rüzgar Enerjisi Santrali Projesi paydaş bilgilendirme ve danışma toplantısı Kaymakamlık Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıya aralarında Aliağa Belediye Başkanı Turgut Oğuz’un yanı sıra, Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği yöneticileri, Gold Standard Vakfı yöneticileri, EMO ve MMO İzmir şube yöneticileri ile Petkim yetkileri katıldı.
Yatırımın Gold Standart kriterlerine uygun olarak sertifikalandırılması amacıyla yapılan toplantıda önce projenin tanıtım ve karbon sertifikasyonu ile Gold Standard Vakfı hakkında bilgilendirme yapıldı.

Sunumların ardından katılımcıların ‘Sürdürülebilir Kalkınma Göstergeleri’ ışığında katılımcılar tarafından değerlendirilmesi alınarak soruları cevaplandı.

ORMAN 49 YILLIĞINA KİRALANDI, KAPASİTE 104 MW’A ÇIKACAK
Projenin tanıtım sunumunda, Petkim Rüzgar Enerjisi Santrali’nin Arap Çiftliği Ormanı, Ilıca Burnu Ormanı ve Karaağaç Merası Ormanı mevkiine 25 MW’lık kurulu güce sahip olacağı bilgisi verilirken, EPDK’ya yapılan başvuruda yapılacak santralin 47 MW’lık elektriği rahat karşılayacağı ve yapılacak yatırımlarla 104 MW’a kadar bir güce ulaşılabilineceği belirtildi. Projenin inşaatı ve işletimi sırasında yaklaşık 4 hektar arazinin kullanılacağı ifade edilirken, kurulacak 10 adet rüzgar türbininin 4 bin metrekare ve şalt sahasının 600 metrekare olacağı dile getirildi.

KUŞ GÖÇ YOLLARINA MESAFELİ

Proje arazisinin orman arazisi olduğu hatırlatılırken, kullanım hakkının 49 yıllığına Petkim’e ait olduğu vurgulandı. Projenin henüz planlanma aşamasında olduğu, 2011 sonuna kadar ihale sürecinin tamamlanarak 2012 yılının başında inşaatın başlaması öngörülürken, santralin 2012 yılı sonunda işletmeye alınması bekleniyor. EPDK’dan 25 MW kapasiteli otoprodüktör üretim lisansı alındığı hatırlatılırken, rüzgar türbinlerinin kurulacağı sahanın en yakın kuş göç yolları güzergahına güneybatı yönünde 32 kilometre ve kuzey doğu yönünde 97 kilometre olduğu ifade edildi.

Rüzgar Enerjisi Santrali’nin devreye alınması ile yıllık 94 milyon 170 bin kWh elektrik üretimi gerçekleştirileceği bilgisi verilirken, bu sayede yılda yaklaşık 61 bin 211 ton karbondioksit eşdeğeri sera gazı emisyonu azatlımı sağlanacağının beklendiği dile getirildi.
Sunumun ardından, ‘Sürdürülebilir Kalkınma Göstergeleri’ katılımcılar tarafından değerlendirildi. Projenin çevreye olumsuz bir etkisinin olmayacağı değerlendirilmesi yapılırken, Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği Başkanı Mustafa Serdar Ataseven, Türkiye’nin rüzgar enerjisi alanında büyük bir ihtiyacı olduğuna dikkat çekerek, rüzgar enerjisi üretiminde kullanılan malzemelerin, türbin hariç neredeyse hepsinin yurt içerisinde üretilmeye başlandığını ifade etti.

RÜZGAR ENERJİ SANTRALİ

- Projenin amacı, İzmir ili, Aliağa ilçesi, Arap Çiftligi Ormanı, Ilıca Burnu Ormanı, Karaagaç Merası Ormanı Mevkii’nde, 25 MW kurulu güce sahip bir rüzgâr enerjisi santralinin kurulması ve işletilmesidir.
-Proje ile yılda 94,17 GWh elektrik üretimi hedeflenmektedir.
- Bu miktar yaklaşık 24.000 hanelik (~96.000 kişi) bir şehrin yıllık enerji ihtiyacına tekabül etmektedir.
-Rüzgar Enerji Santralinin (RES), PETKİM üretim tesisleri yakınındaki 700 Ha’lık tepelik araziye kurulması planlanmaktadır.
- Bu arazi, Petkim Özel Güvenlik Bölgesi olarak 49 yıllığına devletten kiralanan arazi içinde yer almaktadır.
- 2011 yılı Aralık ayında Orman Genel Müdürlüğü’nden söz konusu araziye rüzgar santrali kurulması için ön izin alınmıştır
- Rüzgar enerjisi çalışmaları 2006 yılı Haziran ayında Elektrik İşleri Etüt İdaresi (EİE) tarafından kurulan 30 m. lik ölçüm direği ile başlatılmıştır.
- 1 Kasım 2007 tarihinde EPDK’ya 47,5 MW’lık santral için lisans başvuru yapılmıştır
PROJENİN BAŞLANGICI
- 29 Nisan 2009 tarihinde RES Projesi için “ÇED Gerekli Değildir Belgesi” alınmıştır.
- Santral saha sınırları EİE yönetmeliğine uygun olarak belirlenmiştir.
PROJE ETÜDÜ
- Haziran 2009’da EİE’nin ölçüm direğine ek olarak 65 m. lik iki adet ölçüm direğinin kurulumu gerçekleştirilmiştir.
- 26 Mart 2010 tarihinde TEİAŞ tarafından açıklanan trafo merkezlerinin bağlantı kapasitelerine bağlı olarak, lisans başvurusu 25 MW olarak yenilenmiştir.
- Proje kapsamında PETKİM Holding A.Ş. Arazisine 10 adet 2,5 MW kurulu güçte rüzgar türbini kurulması planlanmaktadır.
- Proje ile, Petkim’in son 7 yılda 200 milyon USD kaynak ayırdığı yüksek teknolojili çevre yatırımlarına bir yenisi eklenerek, kuruluşun çevre dostu olma stratejisi vurgulanmaktadır.
- Proje ile yıllık 61,211 tCO2e (ton karbondioksit eşdeğeri) sera gazı emisyon azaltımı sağlanması hedeflenmektedir.
- Proje kapsamında, yanma kaynaklı emisyon azaltımı gibi olumlu çevresel katkıların yanı sıra yüksek teknoloji transferi, enerjide dışa bağımlılığın azaltılması, yerel istihdamın geliştirilmesi ve arttırılması gibi sosyo ekonomik katkılar sağlanması hedeflenmiştir.
- Proje yatırım bedelinin 28.6 M € (71 Milyon TL) ile maksimum 32.7 M€ (82 Milyon TL) arasında olması beklenmektedir.
- Projenin türbin satın alımı için ihale aşamasında olunup, 2012 sonunda işletmeye alınması planlanmaktadır.

Kaynak: http://www.aliagaekspres.com.tr/?p=10580

Türkiye'nin ilk rüzgar türbinli gökdelen inşaatı 2012'de başlayacak

Türkiye'nin ilk rüzgar türbinli gökdelen inşaatı 2012'de başlayacak

Yurt dışında imal edilen rüzgar türbinlerinin en önemli tedarikçisi olan Mars Enerji Firması, Türkiye'nin ilk rüzgar türbinli gökdelenini yapacak.

Bir dizi etkinliklere katılmak için Samsun'a gelen Mars Enerji CEO'su Yalçın Kıroğlu, sektörün lider markalarının rüzgar türbini tedarikçiliğini yaptıklarını, bu konuyu daha fazla yaygınlaştırmak için bir dizi proje üzerinde çalıştıklarını söyledi.

Müşterilere, komple anahtar teslim projeler üretmek ve ihtiyaçlarına en uygun türbin tipini belirlemek amacıyla Türkiye'de çözüm ortaklarıyla beraber çalıştıklarını belirten Kıroğlu, gelecek yıl Avrupa'nın sayılı projelerinden biri olan Yeşil Bina Sertifikalı Gökdelen inşaatını başlatacaklarını kaydetti.

Türkiye'nin ilk rüzgar türbinli gökdeleni olacak proje için gece gündüz demeden çalıştıklarını kaydeden Kıroğlu, "Dünyanın en önemli 3 mimarlık firmasıyla birlikte çalışılıyor bu projede. Çalışmalar İstanbul'da sürdürülüyor. Yapılacak olan bina 230 metre uzunluğu ile Türkiye'nin en yüksek binalarından bir tanesi olacak. Bu projenin en büyük özelliği tepesinde rüzgâr türbini olması. Proje için uygunluk onayı gerekli resmi makamlardan alındı. İnşaata 2012 yılında başlanacak. Bu, sadece Türkiye'nin değil Avrupa'nın da en önemli mimari projelerinden olacak. Binanın elektrik tüketimi o kadar yüksek ki rüzgâr türbininin üreteceği elektrik, binanın sadece yüzde 11'ini karşılayacak. Aynı zamanda bina için çevreye kötü etkisi en aza indirgenmiş, binada ekolojik mimari yaklaşım, enerji verimliliği, bina kullanıcılarının yaşam konforu gibi konularda çözümler ortaya konmuş binalara verilen 'Yeşil Bina Sertifikası' için başvurumuzu yaptık. Bu anlamda bina bu haliyle bile Avrupa'daki en önemli projelerden birisi olacak." dedi.

Kaynak: http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1219617&title=turkiyenin-ilk-ruzgar-turbinli-gokdelen-insaati-2012de-baslayacak

Özyeğin rüzgara 2 yılda 700 milyon dolar yatırım yapacak

Fiba Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Özyeğin, 2012 yılında enerji dahil toplam 400-500 milyon dolarlık yatırım yapmayı planladıklarını açıkladı

TÜRK bankalarının bütün dünyada kıskanılacak kadar iyi durumda olduğunu belirten Özyeğin Üniversitesi Mütevelli Heyeti ve Fiba Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Özyeğin, tek limit uygulamasının gereksiz olduğunu savundu. Fiba Holding olarak da 2012 yılında rüzgar enerjisi yatırımlarına devam edeceklerine işaret eden Hüsnü Özyeğin, 'Rüzgarda başladığımız ve bu sene devam edeceğimiz yatırımlarla beraber 2013 sonuna kadar 600-700 milyon dolarlık yatırımımız olacak. 2012 yılında yatırım miktarımız ise enerji dahil 400-500 milyon dolardan aşağı olmaz'' diye konuştu.

Kaynak:http://www.aksam.com.tr/ozyegin-ruzgara-2-yilda-700-milyon-dolar-yatirim-yapacak--88533h.html

Sunday, December 25, 2011

Rüzgar Yatırımcısı 'radar Raporu' Bekliyor

Avrupa Rüzgar Enerjisi Birliği Türkiye Şubesi (TÜREB) Başkanı Mustafa Serdar Ataseven, 2011 yılındaki güzel gelişmelerin devam etmesi için yerli üretimin daha etkin şekilde teşvik edilmesini istedi.

Avrupa Rüzgar Enerjisi Birliği Türkiye Şubesi (TÜREB) Başkanı Mustafa Serdar Ataseven, 2011 yılındaki güzel gelişmelerin devam etmesi için yerli üretimin daha etkin şekilde teşvik edilmesini istedi. Ataseven, rüzgar santralleri için 'bölgedeki radar faaliyetlerine etkilerinin incelenmesinin' bir an önce tamamlanması gerektiğini söyledi.

TÜREB Başkanı Mustafa Serdar Ataseven, rüzgar enerjisi açısından 2011 yılını değerlendirdi. Ataseven, Genelkurmay Başkanlığı'nın 61 santraldeki rüzgar türbinlerinin askeri amaçlı elektronik haberleşmeye etkisini araştırmak için tüm rüzgar enerjisi santrali projelerini durdurmasının ardından iki yılı aşkın bir zaman geçtiğini belirterek, "Süreç hızlı bir şekilde işletilmeli. Yatırımcılardan çok geri dönüş alıyoruz" dedi.

LİSANS SÜRECİ TAMAMLANDI

Bitmek üzere olan 2011 yılında, rüzgar enerjisi sektörüyle ilgili yasal düzenlemelerin olumlu yansımalarının bulunduğuna dikkat çeken Ataseven, 1 Kasım 2007'de başlayan Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) rüzgar lisansı başvurularının da Eylül 2011 itibariyle başarılı bir şekilde sonuçlandırıldığını ifade etti. Ataseven, lisans başvuruları ile ilgili şu bilgileri verdi:

"Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından 1 Kasım öncesinde 3 bin 180 megewatt (MW) rüzgar lisansı verilmişti. Bunlardan bin 677 MW'ı işletmeye alındı. Yaklaşık 600 MW'nın ise inşası devam etmekte. Başvurulardan sonra geçen süreçte 5 bin 500 MW için 13 grup proje lisans almaya hak kazandı. Böylece 1 Kasım 2007 süreci günahı ile sevabı ile tamamlanmış oldu."

RÜZGARI "RADAR ARAŞTIRMASI" KESİYOR

Rüzgar santrallerinin bulunduğu bölgelerdeki askeri dinlemeleri etkileyip etkilemeyeceğinin tespit edilmesi süreçleriyle ilgili de taleplerde bulunan Mustafa Serdar Ataseven, şunları söyledi:

"Rüzgar santrallerinin radara olan etkileri, TÜBİTAK tarafından değerlendirilmektedir. Üyemiz olan yatırımcılardan bu konuda bizlere çok geri dönüş oluyor. Bu sürecin yavaş işlediği, işletmeye geçecek santrallerde bu yüzden beklemeler olduğu yönünde geri dönüşler var. Bu sürecin de hızlı ve etkili bir şekilde işletilmesi için gerekli önlemlerin alınması gerekiyor."

"TEŞVİK SÜRESİ UZATILSIN" TALEBİ

Rüzgar yoğunluğu en fazla olan Antakya, Çan ve İzmir trafo merkezlerinin en yüksek teklif verilen trafo merkezleri olduğunu da anlatan Mustafa Serdar Ataseven, 2012 yılında da yatırımların hız kesmeden devam etmesini istediklerini vurguladı. Ataseven, yerli üretime verilen teşviklerin 2015 yılından 2020 yılına kadar uzatılmasını, türbin üretiminde kullanılan malzemelerin de teşvik kapsamına alınmasını istedi.


Kaynak:http://www.siirtce.net/ekonomi/ruzgar-yatirimcisi-radar-raporu-bekliyor-45441.html

Wednesday, December 14, 2011

Ufukta "enerji devrimi"

Ufukta "enerji devrimi"
Maliyeti hızla düşmeye başlayan yenilenebilir enerjilerin elektrik üretimindeki payı büyüyor. 2010 yılında yenilenebilir enerji türlerine, termik santrallerden daha fazla yatırım yapıldı.

Enerji ikmali yüzyılımızın ortalarına kadar büyük bir değişim geçirecek. Nükleer enerji santralleri son derece tehlikeli ve pahalı. Fosil enerji hammaddelerinin yerini de yenilenebilir enerjiler almaya başladı.

Amerikan haber ajansı Bloomberg’in hesaplamalarına göre, 2010 yılında bütün dünyada rüzgâr, güneş, su ve biyokütle gibi enerji kaynaklarına 140 milyar euroluk yatırım yapıldı. Konvansiyonel enerji santrallerine yapılan yatırımlar ise 110 milyar euroda kaldı.Güneş enerjisi araştırmalarının yapıldığı Freiburg’daki Alman Fraunhofer Enstitüsü, yenilenebilir enerjilerin giderek ucuzladığını ve rüzgâr enerjisinden kazanılan elektriğin termik santral elektriğinden daha az maliyet doğurduğunu hesaplamış.

Bilim adamları, rüzgârın durumuna göre, yeni rüzgâr türbinlerinin elektriğin kilovat saatinin 5 ila 9 eurocent'e, modern kömür santrallerinin ise 6,5 eurocent'e mal ettiğini belirtiyorlar. Termik santrallerin hava kirliliği gibi dolaylı maliyetleri de hesaba katıldığında, kömür santrallerine para yatırmanın anlamı kalmıyor.

Rüzgâr türbinlerinden elde edilen elektriğin maliyeti tedricen gerilerken, güneş enerjisinden üretilen elektriğin maliyeti hızla düşüyor. Fotovoltaik panellerinde güneş ışığının doğrudan elektriğe dönüştürüldüğü solar elektriğin kilovat saati bundan birkaç yıl öncesine kadar 50 eurocent'e geliyordu. Afrika’nın kuzeyi ile ABD’nin güney eyaletleri gibi fazla güneş alan bölgelerde kilovat saat maliyeti 7 ila 10 eurocent'e düştü. Öncelikle Çin’deki solar tesis fabrikalarının artması maliyetlerin düşmesini ve güneş enerjisinin bütün dünyaya yayılmasını kolaylaştıracak.

Solar termik santrallerdeki maliyet daralması, rüzgâr ve fotovoltaik tekniğindeki kadar değil. Solar termik tesislerin avantajı, dev aynalardan kazanılan ısı enerjisinin depolanıp, güneş ışığının olmadığı gece saatlerinde de elektrik üretiminde kullanılabilmesi.

Yol açtığı bütün masraflar dahil edildiğinde nükleer enerji çok pahalıya mal oluyor. Bir nükleer enerji santrali 7 milyar euroya çıkıyor. Kaliforniya Enerji Komisyonu, nükleer elektriğin kilovat saatinin 12 ila 26 eurocent'lik maliyete yol açtığını hesaplamış. Buna harici maliyetlerin de eklenmesi gerekiyor. Bunların arasında nükleer yakıt atıklarının milyonlarca yıl çevreye sızıntı yapmayacak şekilde depolanması ve muhtemel nükleer kazaların sorumluluğunun üstlenilmesi sayılabilir.

Japonya Atom Enerjisi Komisyonu Başkan Yardımcısı Tatsujiro Suzuki, Fukuşima’daki nükleer felaketin Japonya’ya 250 milyar dolara mal olacağını açıklamıştı. Greenpeace, Çernobil felaketinin sadece Belarus devletine 1986-2006 yılları arasında 235 milyar dolarlık fatura çıkardığını tahmin ediyor. Prognos Enstitüsü, Almanya’da meydana gelebilecek bir nükleer felaketin, komşu ülkelere vereceği zarar da dahil edildiğinde 5 trilyon euroya mal olacağını hesaplamış. Greenpeace, nükleer felaket senaryosunun sigortacılık açısından yol açacağı maliyeti de hesaplayarak, nükleer risklerin sigorta ettirilmesinin nükleer elektrik enerjisinin reel kilovat saat fiyatını 2,70 euroya çıkaracağını saptamış.

2011 yılında Almanya hükümeti, 2050 yılına kadar elektrik üretiminde yüzde yüz oranında güvenli ve yeterli yenilenebilir enerji türlerine geçilmesinin Avrupa ve Kuzey Afrika’da yol açacağı maliyeti hesaplattırdı.

2050 yılında elektrik ikmalinin tamamen yenilenebilir enerjilerden karşılanmasının ortalama maliyetinin kilovat saat başına 6,5 eurocent'e düşeceği, böylelikle de yenilenebilir enerjilerin en ucuz enerji kaynağı olacağı ortaya çıktı. Bu maliyete, enerjinin depolanmasına ve nakil hatlarına harcanacak para da dahil. Uzmanlara göre çoğu Avrupa ülkesi için en ucuz enerji kaynağı rüzgâr olacak. Akdeniz ülkelerinde ise güneş enerjisinden çok daha fazla verim alınabilecek. Norveç ve Alpler Bölgesi'nde inşa edilecek barajlar Avrupa’nın enerji depolama ihtiyacını tümüyle karşılamaya yetecek.

Küresel ısınmanın iki dereceyle sınırlanması için en kısa zamanda yeşil enerjilere geçilmesi şart. Yenilenebilir Enerjileri Teşvik Yasası bu amaçla hazırlandı. Bu yasa, yenilenebilir enerji türlerine verilen maddi teşviki uzun bir döneme yaydığı için yatırımcıya planlama güvenliği kazandırıyor. Almanya’da yeşil enerji alanındaki hızlı gelişmeyi mümkün kılan bu yasa 20 yıl önce yürürlüğe girmişti. Günümüzde 61 ülke Almanya’dan esinlenerek benzer yasalar çıkardı. Fukuşima felaketinin ardından Japonya ve Çin’de de uzun vadeli yeşil enerjiyi teşvik yasaları çıkarıldı.

Birleşmiş Milletler Çevre Programı Başkanı Achim Steiner, bütün dünyada fosil enerji hammaddeleri için yılda 500 milyar dolarlık sübvansiyon ödendiğini söylüyor. Steiner’e göre, sübvansiyonların kaldırılması durumunda fosil yakıt tüketimi hızla düşecek ve küresel karbondioksit emisyonu yüzde 40 oranında azalacak. Achim Steiner, Berlin’deki bir buluşmada yaptığı konuşmada, bu alanda örnek bir uygulama başlatan İran’ın ham petrol ve doğalgaza yapılan devlet yardımlarını kaldırarak tüketimin önemli miktarda düşmesini sağladığını söyledi.

Bazı ülkelerde yenilenebilir enerji hızla yayılırken, enerjiden tasarruf etmek anlamına gelen enerji verimliliğinin arttırılması bütün dünyada hâlâ emekliyor. Uluslararası Enerji Ajansı’nın verilerine göre, enerji hammaddelerinden tam randıman alınabildiği takdirde karbon emisyonu yüzde 57 oranında azaltılıp, küresel ısınmanın iki derecelik artışla sınırlandırılması mümkün olacak.

Almanya Çevre Müdürlüğü enerji verimliliğindeki potansiyeli şu örnekle gözler önüne seriyor: Bütün Almanya’da modern ve sarfiyatı düşük elektrikli ev aletleri kullanılsa, on büyük kömür ya da nükleer santrale ihtiyaç kalmıyor.

Avrupa Birliği yönetmelik, yasa ve halkı aydınlatma kampanyalarıyla enerji tasarrufundaki potansiyeli değerlendirmeye çalışıyor. Hedef, 2020 yılına kadar Avrupa’nın enerji sarfiyatını 1990 yılı düzeyinin yüzde 80’ine düşürmek. Şimdiye kadar enerjiden yüzde 9 oranında tasarruf edilebildi. Uzmanlar bu alanda daha fazla yasal düzenlemeye ve devamlılığa ihtiyaç olduğunu belirtiyorlar.

Verimlilik artışında atılan adımlardan biri de elektrik enerjisinin sadece yüzde 5’ini ışığa çevirebilen klasik ampullerin yasaklanması. 2012 yılının Eylül ayından itibaren eski ampullerin Avrupa Birliği’nde satılması ve kullanılması yasak olacak. Enerji tasarrufu için eski tip ampulleri yasaklama yoluna giden ülkeler arasında Çin, ABD, Avustralya, Yeni Zelanda ve Küba da var.

İnşaatçılıktaki enerji yalıtımıyla ilgili kurallar son derece etkili oluyor. Almanya’da enerjinin yüzde 40’ı binaların ısıtılmasında kullanılıyor. Avrupa Birliği bu oranı düşürmek için harekete geçti. Binaların ısı kaybını asgariye indirecek uygulamaları zorunlu kılan Avrupa Birliği, 2021 yılından itibaren yeni binaların sıfır enerji tüketecek şekilde inşa edilmesini ve kalan ihtiyacın da yenilenebilir enerjilerden karşılanmasını hedefliyor.

Sanayide, termik santrallerde, ulaşımda ve mevcut binalardaki tasarruf potansiyeli de değerlendirilmeyi bekliyor. Tasarruf tedbirleri için yapılan masrafın birkaç yılda kendini amorti ettiğini hesaplayan uzmanlar tasarruf yoluyla verimliliği arttırmanın, karbondioksit emisyonunu düşürmenin en ucuz yolu olduğunu belirtiyorlar.

Enerji verimliliğinin henüz emekleme aşamasında bulunmasının çeşitli nedenleri var. Öncelikle tüketicinin bilinçlenmesi gerekiyor. Sanayi kuruluşları lobi faaliyetleriyle sıkı kurallar getiren yasaların çıkmasını önlüyor. Siyaset de henüz, genel verimlilik artışına götürecek bir yol çizemedi. Uzmanların ortak kanaati, hükümetlerin bu alanda yapması gereken çok şey olduğu.

Kaynak: http://www.ntvmsnbc.com/id/25304614/

Rüzgara Karşı Ankara Çıkarması

Rüzgara Karşı Ankara Çıkarması
Tarih : 2011.12.09

Çeşme Yarımadası’nda rüzgar enerji santrali kurmak için 7 yıldır bürokrasiyle boğuşan firmalar, yatırım için alınan izin sürelerinin geçerlilik tarihinin uzatılmasını istiyor


Çeşme Yarımadası'nda rüzgar enerji santralı kurmak için 13 ayrı kurumdan 14 ayrı izin belgesi almak zorunda kalan firmalar bürokrasi engeline takılıyor. Çeşme Yarımadası'nda Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi(TEİAŞ)'ın kuracağı 2 trafo merkezi ve iletim hatları için para veren 19 projeye sahip 13 firma, bugüne kadar bu yatırımlar yapılamadığı için izinlerin süresinin dolduğunu belirterek, bu izinlerin trafo merkezleri ve iletim hatları tamamlanana kadar geçerli olmasını istiyor.

“Bürokrasiyle boğuşuyoruz”

Çeşme Yarımadası'nda rüzgar enerji santralı kurmak için 7 yıldır beklediklerini ifade eden ENDA Enerji Holding Görevli Üyesi Uğur Yüce, yatırım yapamadıkları gibi bürokrasi engeli ile de uğraştıklarını belirtti. Rüzgar enerji santralı kurmak için 13 resmi kurumdan 14 belge ile izin alınması gerektiğini ve alınan bu izinlerin de 24 ay geçerli olduğunu açıklayan Yüce, "TEİAŞ 2 trafo merkezi ve iletim hatlarını kuramadığı için bölgede bu güne kadar yatırıma başlayamadık. Ancak buna rağmen 13 kurumdan aldığımız her izin 2 yıl süreli olduğu için 3 kez kapı kapı dolaşarak bu izinleri yenilemek zorunda kaldık ve maliyetlerimiz her defasında arttı. Bize 2 yıl içinde yatırım yap diyorlar ama devlet üzerine düşmediği için biz bürokrasi ile boğuşuyoruz. Her defasında bu işlemler firmamıza hem zaman kaybına hem de para kaybına neden oldu. Daha yatırım yapmadan bu bürokrasi bizi canımızdan bezdirdi. Bu bölgeye yatırım yapacak diğer firmalar da aynı sorunlarla boğuşuyor. Diğer firmalar da 2 kez, 3 kez izinleri uzatmak zorunda kaldı. Biz yatırımcı olarak TEİAŞ trafo merkezlerinin işletmeye girme tarihine kadar otomotik olarak uzatılmasının sağlanması ve ayrıca orman sahalarında tesisi edilecek rüzgar projeleri için imar planı mecburiyetinin kaldırılmasını istiyoruz" dedi.

Bölgede TEİAŞ'ın kuracağı 2 trafo merkezi ve iletim hatlarının yenilenmesi için gerekli olan teminatları 11 firmanın yatırmasına rağmen hala TEİAŞ'ın bu yatırımlara başlamadığını açıklayan Yüce, bu nedenle rüzgar enerji santrallarını kuramadıklarını kaydetti. Ağustos ayında TEİAŞ'ın bu işi ihale ettiğini, ancak sahada henüz bir şey yapılmadığını anlatan Yüce, bu yatırımların da artık biran önce tamamlanmasını beklediklerin vurguladı.

Bölgede Genelkurmay tarafından radar haberleşmesine etki konusunda da kendilerinden bir rapor istendiğini belirten Yüce, bu rapor için TÜBİTAK'ın büyük miktarda bir para aldığını kaydetti. TÜBİTAK'ın bütçesinin devletten sağlandığını anımsatan Yüce, her defasından kendilerinden yüklü bir rapor bedeli alınmasını da anlayamadıklarını belirtti.



Çalışmalar 2013’de bitecek

Sorunu Ankara’ya taşıyarak TEİAŞ ile toplantı düzenlediklerini belirten Uğur Yüce, TEİAŞ’ın Çeşme Projeleri için yüzde 90 bakiyenin taksitler halinde ödenmesine sıcak baktığını belirtti. Anlaşma taslağının oluşturulması için çalışmaların başlatıldığını ve 50. haftada yapılacak toplantıda neticelendirileceğini kaydeden Yüce, “ Çeşme Yarımadası’ndaki son iki 380 kilovat şalt sahalarının ihale değerlendirmesinin tamamlanarak askıda beklediği ve söz konusu Şalt tesislerinin Aralık 2011 ayı içinde imzalanıp, yer tesliminin yapılacağı TEİAŞ’ca ifade edildi. Bu durumda tüm iletim hatları ve trafo merkezlerinin 17 ay içerisinde tamamlanmasının planlandığı ve 2013 yılı temmuz ayına kadar bitirileceği belirtildi” dedi


Kaynak: http://www.gozlemgazetesi.com/2443-ruzgara-karsi-ankara-cikarmasi.html

Saturday, December 10, 2011

RUZGAR ENERJI ZIRVESI TURKIYE 8-9 Aralık 2011

Bu Zirvede Türkiye'deki Rüzgar Enerjisi Sektörünü ve dünya capinda gelistirmeye odaklanmis yaklasik 150 katilimci ve 20 konusmaci agirlanacaktır. Bunlar Rüzgar Ciftligi Gelistiriciler, Sahipleri, Rüzgar Türbini Imalatçilari ve Rüzgar Ciftligi Yatirimcilar, Hükümet Yetkilileri, Cözüm Saglayicilar, Danismanlar,...

Bu Zirvenin amaci nedir?

Türkiye ekonomik acidan cok hizli büyüyen ve Rüzgar Enerjisi Sektörü icin cok ilginc bir Pazar. Türk pazarinin büyümesiyle endiselerde artmaya basladi. Bunlar Rüzgar Enerjisiyle alakali mevzuatlar, gerekli fonlar nasil elde edilir, maksimum verim elde etmek ve uluslararasi isbirligi Rüzgar Enerjisi Sektörünü nasil hizlandirabilir. Bu Zirvede özel calismalarla, sunumlar, workshop calismalariyla ve is toplantilariyla bu konular ele alinicaktir. Bu iyi bir mevzuat anlayisi ve gelecege yönelik yatirimcilarla is birligi yapmayi saglar.

Bu Zirve Rüzgar Enerjisi Sektörüne ne mesaji verir?

Rüzgar enerjisi dünyanin en hızlı büyüyen enerji kaynagi ve Rüzgar enerjisi bugün en yaygin olarak kullanilan alternatif kaynaklardan biridir. Temiz ve yenilenebilir bir elektrik kaynagidir. Güclu bir hükümet destegi ile, Turkiye 2030 yilinda Avrupanin üçüncü büyük elektrik piyasasi olmaya hazirlanmaktadır. 

Türkiye'nin tecrübesi Rüzgar Enerji Sektörüne, yurtiçi ve yurtdisindaki yatirimcilara ve gelecekteki Türk ekonomisine yardimci olacaktir.

Ayrıntılı bilgiye http://www.windsummitturkey.com/index.asp adresinden ulaşabilirsiniz.

Kaynak: http://www.ruzgarenerjisibirligi.org.tr/index.php?option=com_content&view=article&id=155:8-9-aralk-2011-ruzgar-enerji-zirvesi-turkiye&catid=60:tureb-duyurulari&Itemid=72