Blog Archive

Thursday, July 30, 2009

Türkiye 2023’de Enerjisinin %50’sini Yenilenebilir Enerji’den Elde Edebilir

15 Temmuz 2009, Ankara.

Yeşil Ekonomi olarak görüştüğümüz TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı aynı zamanda Yenilenebilir Enerji Kanun Tasarısını teklif eden Kütahya Milletvekili Soner Aksoy Türkiye’nin Yenilenebilir Enerjideki fırsatları kaçırmaması gerektiğini söyledi. Yasa tekliflerinin Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan tarafından engellenmesinin ise ülkeye ve ekonomiye zarar verdiğini belirtti.

YENİLENEBİLİR ENERJİ YASA TEKLİFİNİ SİZ VERDİNİZ. BU ÇALIŞMAYI YAPMAKTAKİ AMACINIZ VE GEREKÇELERİNİZ NELERDİ?

2004 yılında hükümetin yenilenebilir enerji ile ilgili bir tasarısı geldi, bunu komisyonumuzda görüşüp meclise getirdik ve o zamanda Sayın Ali Babacan ekonomiden sorumlu bakandı. Bunun ekonomiye zarar vereceğini düşünerek bir yıl engelledi. Aradan bir sene geçince Sayın Babacan doğru bir kararlara meclisten bu yasanın çıkmasına izin verdi; 2004’te hazırladığımız bu yasa 2005’te çıktı.

Tabi bu yasa 2004’deki bilgiler manzumesinden çıkmıştı ve çok yetersiz bir yasaydı, meclisten de büyük problemler ile çıkmıştı. Bu yüzden 2009 ihtiyacını karşılaması mümkün değildi. Ayrıca en önemli şey zaman ve alım garantisi gibi faktörler 5,5 cent gibi tek bir rakamdan ibaretti. Bu son derece tatmin etmeyen bir rakamdı ve yenilenebilir enerji kaynaklarının çeşitlerine asla hitap etmiyordu. Mesela dünyada o dönemde 47-50 cent euro civarında güneş enerjisine rakam verilirken Türkiye’de 5,5 cent euro söz konusuydu. Ayrıca çöp gazı, dalga enerjisi gibi birçok alan yoktu.

Bütün bunlara cevap verecek şekilde çöp gazından biyogaz’a, rüzgar enerjisinden, off-shore enerjiye, güneş enerjisinden, PV fotovoltaik’e, küçük su kaynaklarına kadar tüm yenilenebilir enerji tipleri kaçar yıl alım garantisi ile teşvik edilirse bu sektörler ayakta kalabilir diye düşünerek bunların her birinin hesapları ve fizibilitelerini yaptırdık. Dünyadaki konjonktüre ve uygulamalara da uygun olarak yeni bir yasa hazırladık ve bu yasayı da komisyonuna getirdik. Bununla ilgili bütün çalışmalar komisyonda yapıldıktan sonra ben teklifi getirdim bu arada hükümet ile de gerekli görüşmeler yapıldı, hükümet de bu yasaya razı oldu. Sayın Cemil Çiçek’in bu noktada olumlu yazısını aldık. Bu yazıda hükümetin görüşünün olumlu olduğu ama Enerji Bakanlığı ile beraber çalışma yaparak yürütmemiz gerektiği söylendi. O zamanki Enerji Bakanı Sayın Hilmi Güler idi kendisi buna çok olumlu yaklaştı; kendisiyle beraber çalışarak da bu yasa teklifini olgunlaştırdık. Bu arada bakanlar değişti. Yeni bakan da komisyonumuzun üyesiydi, o da buna gayet olumlu yaklaştı. Komisyon çalışmalarımızı sonuçlandırarak yasayı gayet olumlu bir şekilde çıkardık. Meclise geldi, tam görüşülecekken Sayın Babacan yine müdahale etti.

Sanki bu konuda çalışan bütün enerji uzmanları bu konuyu bilmiyor, sadece Hazine uzmanları biliyor gibi bu engellendi. Madem iyi biliyorsunuz, teklifi siz yapsaydınız, tasarıyı siz hazırlasaydınız veya biz komisyonda haftalarca aylarca çalışmalar yaparken buraya gelip bize bilgi verseydiniz, bu yaptığınız yanlış deseydiniz.

Başta komisyona gelip bilgi vermiyorlar, komisyondan çıktıktan sonra engellemeye çalışıyor. Bu TBMM’nin bugünkü teamüllerine ve çalışma prensiplerine uygun olmayan çok yanlış bir şey. Şimdilik sabrediyoruz. Ümit ediyoruz ki önümüzdeki dönemde gündeme gelecek, gelmemesi söz konusu değil çünkü bütün dünya nükleer ve yenilenebilir enerjiye kayıyor. Türkiye’de buraya doğru kaymak bunun teknolojilerini almak zorunda. Bu kaçınılmaz ve bunu yapmak lazım. Bunu şimdiden başlatmak lazım. Bizim istediğimiz bu: geç kalmamak.

BU KANUN TEKLİFİNDE ALIM GARANTİLERİNDEN BAHSEDİLİYOR. BUNUN YANINDA HÜKÜMETİNİZİN BU ALANDA TÜRBİN, PANEL ÜRETİMİ GİBİ ALANLARA TEŞVİK EDİLMESİ, İHTİSAS BÖLGELERİ KURULMASI, AR-GE ÇALIŞMALARININ DESTEKLENMESİ GİBİ BAŞKA PLANLARI VAR MI?

Biz bu çalışmamızda Türkiye’deki yenilenebilir enerji kaynaklarının tamamını tespit ettik, hepsine farklı fiyatlar ve farklı alım garantileri verdik. Bundan sonra da bunların yerli üretildiği takdirde bunları kullananların ayrıca teşvik edileceğini belirttik. Ancak oradaki “yerli” kelimesine Avrupa Birliği’nin itirazları var. O kelimeyi kaldırabiliriz, bir düzenleme yapabiliriz; “Türkiye’de üretilen” denebilir. AB üyesi ülkelerden de gelip burada üretebilirler, Almanlar yapabilir mesela. Bunları burada üretmek mümkün, örneğin binlerce türbin yapılacak burada üretebilirler. Ya da bizde İspanya gibi izin alabiliriz AB’den, bu konuda.

TÜRKİYE’NİN YENİLENEBİLİR ENERJİ POTANSİYELİ NEDİR?

Rüzgarda bizim 49.000 MW’lık bir potansiyelimiz olduğu ifade ediliyor. Yarısı doğru olsa 20-25.000 MW’lık bir üretim ile Türkiye’nin her yerinde rüzgar’dan yeterli enerji elde edebiliriz. Güneşte çok büyük potansiyelimiz var; fotovoltaikle ve yoğunlaştırıcılı sistemle güneş enerjisinden de yoğun bir şekilde yararlanabiliriz. Yasamızda da bunun pek çok yolları ifade edilmiştir. Yasa teklifimizde sadece bunlar değil, insanların evlerinin çatılarına güneş enerjisi panelleri koyması ve orada elde ettikleri enerjiyi enterkonnekte sistemle ve çift yönlü elektrik saatleri satabilmeleri yolunun mümkün olacağını ifade ettik.

Ancak maalesef bu konuyu bilmeyen, bilmediği halde engelleyenler Türkiye’ye büyük bir zarar vermektedirler. Ama ümit ediyorum ki Sayın Başbakan buna müdahale eder ve kısa zamanda yenilenebilir enerji yasası çıkar.

Hükümetimiz ayrıca yeni bir teşvik kararnamesi çıkaracak ve o kararnamede 2009 yılında yatırım yapacaklar için hangi bölgelere nasıl teşvik uygulanacağı belirtilecek. Yatırım teşvik yasası ile yenilenebilir enerji yasası aynı anda yürürlüğe girerse birbirlerine olumlu bir etki yapacak ve sinerji yaratacak. Bu sayede Türkiye'de bir iş ve istihdam patlaması olacak, 2009-2010 yıllarında kısa vadede süratli olarak ülkemize çok olumlu etki yapacak. Bunu temin edebilir ve bu sayede 2009 yılını kurtarabiliriz düşüncesi ile bu teklifi yaptık ama şimdi meclis tatile girdi, önümüze böyle bir engel konuldu. Ama umutluyuz.

TÜRKİYE'DE YENİLENEBİLİR ENERJİ SEKTÖRÜ'NÜN İHTİYAÇLARINA CEVAP VERECEK YETERLİ NİTELİKLİ İŞGÜCÜ VAR MI? YOKSA BU KONUDA HÜKÜMETİN HERHANGİ BİR ÇALIŞMASI VAR MI?

Türkiye'de tabi her konuda ara eleman sıkıntısı var. Bunlar için çıraklık okullarından, sanat liselerine kadar pek çok yeni okullar açılıyor ve yüzlerce dal oluşturuluyor. Bu çalışmalara hükümet tarafından devam edilirken özel sektörde de bununla ilgili çalışmalar yapıyor. Kendi OSB'lerinde altyapı ile ilgili ihtiyaç duydukları eleman yetiştiren okullar açıyorlar.

Hatta geçen gün bana Uşak Organize Sanayi Bölgesi'nden geldiler, güneş enerjisi ile alakalı “Solartronik” isminde bir okul açmak istediklerini söylediler. Güneş enerjisi ile alakalı panellerin kurulması, kullanılması üretilmesi konusunda ara elaman yetiştirmeyi düşünüyorlar. Yani özel sektör bizim bir adım önümüzde, bunları düşünüyorlar ve bunun için çalışıyorlar. Tabi hükümetimiz ve Milli Eğitim Bakanlığı da buna paralel olarak çalışacaktır.

YENİLENEBİLİR ENERJİ YATIRIMLARININ FİNANSMAN AYAĞINA DESTEK OLMAK İÇİN HÜKÜMET OLARAK KREDİ MEKANİZMASINI KOLAYLAŞTIRICI VEYA BUNUN İÇİN FON YARATMAK GİBİ HERHANGİ BİR ÇALIŞMANIZ VARMI?

Böyle bir çalışmamız yok ama bütün bankalar yenilenebilir enerji ile ilgileniyor. Özellikle yenilenebilir enerjide kredi verebilmek için yeni bölümler oluşturuyorlar. Bankalar diğer sektörlerde kredi verirken düşünüyorlar ama yenilenebilir enerji alanında daha verimkâr ve bonkörler. Biz alım garantilerini bunun için verdik. Verdiğimiz bu alım garantileri bankacılar ile görüşmek sureti ile verdiğimiz rakamlardır. Üretimin yapılabilir olmasını, geri dönüşümü sağlayacak rakamlardır.

Bunları eğer siz devlet olarak yatırımcılara veremezseniz yatırımcılar bankalardan kredi alamazlar ve yatırım yapılmaz. Nitekim daha önceki alım garantisi fiyatları çok düşüktü, bu yüzden bankalar kredi vermiyorlardı. Daha önce yatırım yapanların çoğu yatırımlarını ya öz kaynak kullanarak yaptılar ya da kendi çabaları ile finansman bularak yapabildiler. Bundan dolayı geçmiş 5 yılda yapılanlar çok yetersizdi, Türkiye'de istediğimiz sanayileşmeyi ve istihdamı sağlayamadı çünkü büyük miktarda yaptırım yapılamadı. Ama bu yasa çıktığı zaman bir anda 1000 MW'lık santraller kurulabilecek bunlar için türbin ve panel üretimleri de Türkiye'de yapılabilecek.

BU YASA ÇIKTIĞI ZAMAN TÜRKİYE'DE ENERJİ ALANINDA NASIL BİR GELİŞME OLACAK? SİZİN BİR ÖNGÖRÜNÜZ VAR MI?

Bu yasa teklifimiz kanunlaşırsa kanaatimiz yenilenebilir enerji kaynaklarının hepsinde büyük bir hareket olacak. Bu sayede 2023 yılında toplam enerjimizin en azından yüzde 30'unu büyük su kaynakları hariç yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edebiliriz. Büyük su kaynaklarını da katarsak yarısını enerji ihtiyacımızın yarısını yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edebiliriz. Bu çok ciddi bir rakam, bunu görüp istememek çok büyük yanlıştır. Ama yasa çıkmazsa tren kaçırılmış olur, tren 3-5 yıl sonra tekrar istasyona yaklaştığında ise bu heyecan olmaz, insanlar bıkmış olur veya başka sahalara kaymış olur. Ama şimdi bu sahaya yönelik çok büyük bir heyecan ve dikkat var. Amerika'dan Çin'e İspanya'ya kadar herkes Türkiye'de yenilenebilir enerji de harekete geçmek için bu yasayı bekliyor. Bu abartılmış bir ifade değildir.

YASANIN ÇIKMASI HALİNDE YENİLENEBİLİR ENERJİ ALANINDAKİ YATIRIMLARDA NASIL BİR GELİŞME OLABİLİR?

Bu kanun teklifi yasalaştığı takdirde önümüzdeki 5 sene içinde 10 milyar dolardan fazla yabancı yatırım gelir. Hatta bugünden yatırıma başlarlar, bunu garanti edebilirim. Bunların da büyük bir kısmı yabancı sermaye olur, yerli ortaklarla beraber bu işi yaparlar. Öncelikle de çöp gazı yaparlar. Türkiye'nin birçok bölgesi bundan faydalanır. Biyogaz ile ilgili mobil kompakt üniteler Anadolu'ya yayılır. Rüzgar da zaten çok fazla talep var, EPDK bunlara cevap vermeye yetişemiyor. Küçük su kaynaklarında da büyük bir boşluk var. Her sene 3-4 milyar dolarlık su boşa akıyor, bu durum tamamen ortadan kalkar. Güneş enerjisinde çok ciddi yatırımlar olur, özelikle Akdeniz sahillerinde evlerinin çatısını güneş enerjisi ile donatmayan kalmaz. Şimdiki gibi su ısıtma ünitelerinin çirkin görüntüleri ortadan kalkar yerine güneş panelleri kurulur. Çok büyük istihdam artışı olur. Güneş panelleri üreten, montaj yapan, pazarlayan yüzlerce firma kurulur. Bu fırsatları herkesin görüp anlaması mümkün değil elbette. Her şey bu teklifin kanunlaşmasına bağlı. Dünyanın her yerindeki fuarlarda bu yasa konuşuluyor.

Dünyada güneş enerjisinde Amerika, Almanya, İspanya, Çin ve Japonya çok ileriler. Yeni Sahrada büyük projeler geliştirmeye çalışıyorlar. Bunlar belki ekvatorun etrafını güneş enerjisi ile çevirecekler oradan kanallarla tüm dünyaya satacaklar. Şu an ülkeler de, bankalar da yenilenebilir enerjiye para yatırmaya hazırlar. 2050 yılında dünyanın kullandığı enerjinin yarısını güneşten elde edileceği düşünülüyor, bende buna inanıyorum ve bu sadece güneşten elde edilecektir, diğer kaynaklar ile yüzde 70'e çıkacaktır. Bu yapılmak zorunda yoksa fosil enerji bizi mahvedecektir.

Kaynak: ODTU EE 710 Grubu

No comments:

Post a Comment

Note: Only a member of this blog may post a comment.