Blog Archive

Tuesday, February 25, 2014

15 rüzgar projesi lisans iptaliyle karşı karşıya

Enerji Günlüğü - Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkanı Mustafa Serdar Ataseven, rüzgar yatırımlarında 20 bin MW`lik 2023 hedefine ulaşılamayacağını söyledi. Ataseven, 1500 MW kurulu güce sahip 15 rüzgar projesinin lisans iptali riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. 

Mustafa Serdar Ataseven, CNBC-e kanalında canlı yayına katıldı ve rüzgar enerjisi alanındaki gelişmelerle ilgili soruları cevapladı. 
Türkiye`nin halen 3 bin MW`lik kurulu güce sahip olduğunu belirten Ataseven, "Türkiye`de tüketilen enerjinin yüzde 4.5`ini rüzgardan karşılıyoruz" dedi. 

AVRUPA`DA 10`UNCULUĞA OTURDUK

Türkiye`deki rüzgar yatırımlarının 2005`teki yenilenebilir enerji yasasından sonra hızlandığını kaydeden Ataseven, mevcut 3 bin MW`lik kurulu gücün 2500 MW`lik kısmının son 5 yılda hayata geçirildiğini anlattı. Bunun da her yıl ortalama 500 MW`lik projenin hayata geçirilmesi anlamına geldiğini aktaran Ataseven, "2013 sonu itibariyle Avrupa`da 10`uncu sıraya geldik. Bunda bizim hızımız kadar Avrupa`daki ekonomik krizin etkisi var. Oradaki yatırımlar yavaşlarken, bizdeki yatırımlar hızla devam ediyor ve aradaki açığı hızla kapattık" diye konuştu. 

2023`TE ANCAK 10 BİN MW`Yİ BULURUZ

Türkiye`nin 2023 yılına ilişkin rüzgarda 20 bin MW`lik kurulu güce ulaşma hedefi bulunduğunu hatırlatan Mustafa Serdar Ataseven, bu hedefe ulaşabilmek için çok ciddi bir yol kat edilmesi gerektiğini vurguladı. Ataseven şöyle konuştu: 
"Şu anda 3 bin MW`deyiz. Önümüzde 10 yılımız var. 20 bin MW`lik hedefe ulaşabilmek için her yıl ortalama 1700 MW`lik rüzgar kurulu gücünü devreye almamız gerekiyor. Bugünkü konjonktürle buna ulaşmamız çok zor görünüyor. Biz bu hızla gidersek, 2023`te ancak 10 bin MW`ye ulaşabiliyoruz."

HEDEF İÇİN YILDA 2.2 MİLYAR EURO YATIRIM 

Türkiye`nin rüzgarda 20 bin MW`lik 2023 hedefine ulaşması için yıllık 1700 MW yatırım yapması gerektiğini yineleyen Atasaven, "Bunun yatırım tutarı ise MW başına yaklaşık 1.3-1.4 milyon Euro`dan hesaplarsanız her yıl yaklaşık 2.2 milyar Euro`nun üzerinde bir yatırım yapılması gerekiyor" dedi. 

POTANSİYELİMİZ YÜKSEK

Mustafa Serdar Ataseven, Türkiye`nin rüzgar enerjisi alanında 48 bin MW düzeyinde bir tekno-ekonomik potansiyeli bulunduğunu belirterek, bunun 38 bin MW`sini karasal, 10 bin MW`sini ise off-shore rüzgar potansiyelinin oluşturduğunu kaydetti. Ataseven şunları söyledi: 
"Karasal rüzgar potansiyelimiz Avrupa`dakine göre daha yüksek. Avrupa`daki rüzgar santralleri yılda ortalama 2000-2500 saat çalışırken, bizdeki 3000-3500 saat çalışıyor. Çünkü üç tarafımız denizlerle çevrili. Özellikle Ege kıyılarındaki dağlarımız denize dik sıralanıyor. Her dağ sırasının arasında rüzgar koridoru oluşuyor. Bu da rüzgarın denizden içeriye doğru artarak devam etmesini sağlıyor. Şu anda lisanslı rüzgar santrallerine baktığımızda yüzde 75`inin Ege ve Marmara kıyılarında olduğunu görüyoruz." 

RÜZGAR SÜREKLİ KIRMIZI IŞIĞA TAKILIYOR

Almanya`nın sadece rüzgar kurulu gücünün Türkiye`nin toplam kurulu gücünün yarısı kadar olduğuna işaret eden Mustafa Serdar Ataseven, yüksek potansiyele rağmen Türkiye`deki rüzgar yatırımlarında istenilen hıza ulaşılamamasının nedenlerini de anlattı. "Bir bürokratımız rüzgar sektörünü şehir trafiğinde gidip, sürekli kırmızı ışığa takılan bir sektör olarak tanımlamıştı" diyen Ataseven, sıkıntıların başında inşaat izinleriyle ilgili sürüçlerin geldiğini anlattı. 

ORMAN BAKANLIĞI İZİNLERİ SIKINTILI 

Özellikle de Orman orman izinlerinin yatırımcının önünü tıkadığından yakınan Mustafa Serdar Ataseven sözlerini şöyle sürdürdü: 
"Biz geçtiğimiz yılı 646 MW`lik yatırımla kapattık. Orman izinlerinde sıkıntı olmasaydı 1000 MW`yi rahatlıkla geçerdik. Orman Bakanlığı özellikle Gelibolu ve İstanbul`u rüzgar santrallerine kapatmak istiyor. Biz buna şiddetle karşı çıkıyoruz. Biz de ormanları korumak istiyoruz. Ama Bakanlığın bu işlemden, ısrardan vazgeçmesini de istiyoruz."

HARÇLARI 5-12 KAT ARTIRIP İZİN VERİYORLAR

Orman Bakanlığı`nın bazen mevzuatın hiçbir yerinde yazılı olmadığı halde harçları 5-12 katına çıkartan taahhütnameler imzalatarak orman izinlerini verdiğini söyledi. Bunun da projelerin fizibilitesini bozduğunu vurgulayan Ataseven, "Bütün işlemleri tamamlanmış, ÇED belgesini almış, toplam 1500 MW`lik kurulu güce sahip, sayıları 15`in üzerinde projeden bahsediyoruz. Bunların toplamı 1.9-2.0 milyar Euro`ya yakın bir yatırım. TEİAŞ nakil hatlarını çekmiş, trafo merkezlerini yapmış. Niye? Yatırım yapılacak diye. Siz yatırımların önünü kapatırsanız yabancı yatırımcı gelip rüzgarda ya da başka alanlarda yatırım yapmaz. Fizibilitenin 5 katı harç talep ederseniz, yatırım yapılmaz ve hedefimize ulaşamayız. Sayın Bakanımıza bürokratlarımıza sesleniyoruz. Ormanda bekleyen izinlerin önünü bir an önce açılması gerekiyor." 

2 MAYIS SENDROMU: LİSANS İPTALİ TEHLİKESİ

TÜREB Başkanı Mustafa Serdar Ataseven, yeni elektrik piyasası mevzuatının devreye girdiği tarih itibariyle mevcut lisans sahiplerinin 6 ay içinde yatırıma başlaması gerektiğini, bunun için de son tarihin 2 Mayıs 2014 olduğunu hatırlattı. Ancak inşaat izinleri alınamazsa lisansların iptal edileceğini belirten Ataseven, "Şu anda rüzgarda 15`in üzerinde proje lisans iptaliyle karşı karşıya. Bunların toplam kurulu gücü 1500 MW`nin üzerinde" dedi. 

BELEDİYE VE İMAR İZİNLERİ DURDU

TÜREB Başkanı Mustafa Serdar Ataseven, rüzgar yatırımcıları bir an önce yatırım yapmak isterken, yerel seçimler nedeniyle belediyelerle ilgili izin süreçlerinin, bakanlık bürokrasisindeki değişim nedeniyle de imar izni süreçlerinin sıkıntılı olduğunu söyledi. Ataseven, "Belediyeler maalesef hiçbir işlem yapmıyor, seçimler sonrasına bırakıyor. Bazı küçük beldelerde de merkezi belediyelere katıldığı için zaten belediye kalmayacak deniliyor. İmar iznini bekleyen yatırımcılarımız var. Bunlarda da Bakanlık bürokrasisinin değişmesinden dolayı izinler durmuş. 2 Mayıs tarihine kadar bu izinler alınamazsa lisanslar iptal edilecek." 

HALKI BİLİNÇLENDİRMEK LAZIM

Bazı bölgelerimde rüzgar yatırımlarına karşı halk tepkisi oluşmaya başladığını da aktaran TÜREB Başkanı Mustafa Serdar Ataseven, "Halkımız yeterince bilgilendirilmiyor. Ülkemizin elektrik talebi her yıl yüzde 6-8 artıyor. Bunları yenilenebilir kaynaklardan karşılamazsak başka enerji kaynaklarından karşılamak zorunda kalacağız. Bunun hem çevre, hem halk üzerindeki etkisi daha olumsuz olacak. Rüzgardan yapılacak üretim arttıkça elektrik maliyetleri düşecek bu da elektrik fiyatlarının artmamasını sağlayacak. Yurtdışına daha az para ödeyeceğiz. Bunlar çok önemli konular. Halkımızın daha fazla bilgilendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Rüzgar enerjisiyle ilgili kampanyalar üreterek yenilenebilir enerjiye halkımızın destek vermesini sağlamamız gerekiyor." 

RADARLARI BOZMA SORUNU 

Rüzgar türbinlerinin, radar sistemlerini bozma riskine de değinen TÜREB Başkanı Mustafa Serdar Ataseven, "Ya türbin yerini ya da radarın yerini değiştirebilirsiniz. Yurtdışında da bunun çözüm örnekleri var. Almanya Türkiye`nin yarısı kadar bir ülke. Türkiye`nin toplam kurulu gücünün yarısı kadar rüzgar kurulu gücü var. Orada çözümleri bulmuşlar. Burada da çözüm bulunabilecek sorunlar. Tek sıkıntı, süreç uzuyor. Çok iyi bir yatırım havası ve yatırımcı ilgisi var. Bunu değerlendirmek lazım. Armudun sapı üzümün çöpü deyip bu yatırımları geciktirirsek yarın öbür gün yatırımcı bulamayız. Yatırımcılar başka ülkelere kayabilirler. İzin sürelerini bir an önce kısaltıp, hızlı bir mekanizmayla aşıp bu yatırımları hızla hayata geçirebiliyor olmamız lazım."


Kaynak: 
http://www.enerjigunlugu.net/ataseven:-15-ruzgar-projesi-lisans-iptaliyle-karsi_7264.html#.UwyUjfl5Oto

No comments:

Post a Comment

Note: Only a member of this blog may post a comment.