Blog Archive

Saturday, May 5, 2012

Eczacibasindan Rüzgara 140 milyon avroluk yatırım

Rüzgar''a 140 milyon avroluk yatırım

11 Nisan 2012 11:35
Türkiye'nin en büyük rüzgar üretim santrallerinden biri 140 milyon avroluk yatırımla Kocaeli'nin Hereke ilçesinde kurulacak.

ANKARA - Selma Kasap

Eczacıbaşı Topluluğu Üst Yöneticisi (CEO) Erdal Karamercan, gerekli izinlerin ve onayların alınmasından sonra mevcut bir rüzgar santral projesine ortak olacaklarını söyledi.
Karamercan, bu projeyle, Kocaeli'nin Hereke ilçesinde 80 kilometrekarelik bir alanda, yaklaşık 110 megawattlık kapasiteye ulaşmayı hedeflediklerini ve Türkiye'nin en büyük rüzgar üretim santrallerinden birisini kurmak için çalışmalara başladıklarını belirtti.

Bu amaçla, rüzgar enerjisi konusunda Demirer Grubu'nun Erguvan Enerji adlı kuruluşuyla yüzde 50'şer payla ortaklığa gideceklerini belirten Karamercan, ''Benimsediğimiz sürdürülebilir kalkınma anlayışımıza yönelik faaliyetlerimizi destekleyen çok önemli bir yatırım olacak'' dedi.

Rüzgar gücünden elektrik üretiminin, yaşanan teknolojik gelişmelere bağlı olarak kazandığı ekonomik değerin yanı sıra ekolojik dengenin bozulmadan korunmasına da katkı sağladığını vurgulayan Karamercan, gerekli izinlerin alınmasının ardından hisse devrinin gerçekleşeceğini ifade ederek, ''Bir sene içerisinde yatırıma başlamayı hedefliyoruz. Bölgeye 140 milyon avro tutarında yatırımı planlıyoruz'' diye konuştu.

Kaynak : http://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/45011----ruzgar--a-140-milyon-avroluk-yatirim

SoyutWind, Uluslararası Enerji Fuarı’nda rüzgar türbinlerini tanıttı!

SoyutWind, Uluslararası Enerji Fuarı’nda rüzgar türbinlerini tanıttı!

18. Uluslararası Enerji ve Çevre Fuarı’na katılan SoyutWind, 1, 3, 5, 10, 20, 30, 50, 100, 200, 250 ve 500 kilowattlık (KW) rüzgar türbinlerinin tanıtımını yaptı


SoyutWind Genel Müdürü Serhat Ay, mart ayında çıkan Enerji Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik değişikliği ve uygulama esaslarının yer aldığı tebliğden sonra rüzgar türbinine büyük talep olduğunu söyledi
Türkiye’nin ilk rüzgar türbini üreticisi SoyutWind, en yeni ürünleriyle bu yıl 18’ncisi düzenlenen Uluslararası Enerji ve Çevre Fuarı ve Konferansı’nda (ICCI 2012) yerini aldı. 25-26-27 Nisan tarihlerinde Yeşilköy’de bulunan İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen ICCI 2012’de SoyutWind, 1, 3, 5, 10, 20, 30, 50, 100, 200, 250 ve 500 kilowattlık (KW) rüzgar türbinlerinin tanıtımını yaptı. SoyutWind, yurtiçi ve yurtdışından gelip enerji sektörüne yatırım yapmak isteyen ziyaretçilere H-108 nolu standında ürünleri ve faaliyet gösterdiği sektör hakkında bilgi verdi.

Soyutwind Genel Müdürü Serhat Ay, mart ayında çıkan Enerji Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik değişikliği ve uygulama esaslarının yer aldığı tebliğden sonra rüzgar türbinine büyük talep olduğunu söyledi. İnşaat sektörünün yanı sıra sanayinin her alanından, metalürji, tekstil, tarım, hayvancılık, gıda ve turizm sektörlerinden rüzgar türbini kurulması yönünde  talep aldıklarını belirten Ay, “Rüzgar enerjisinin anavatanı aslında Anadolu. Çanakkale, Gelibolu, Balıkesir, Bandırma, Bursa, İskenderun, Çatalca, Silivri, Tekirdağ, Edirne, İzmir, Aydın, Manisa ve Kahramanmaraş rüzgar potansiyeli açısından son derece zengin yerler. Bu potansiyel değerlendirilirse enerjide dışa bağımlılıktan kurtuluruz” dedi.

Ankara’da üretim yapıyor
Soyutwind’in, merkezi Ankara’da bulunan, Soyut Holding’e bağlı olarak faaliyet gösterdiği ifade eden Serhat Ay, “Türkiye’de büyük kapasiteli rüzgar türbinleri imal eden ilk firmayız. Ankara Temelli’de bulunan fabrikamız 15 bin metrekare kapalı, 120 bin metrekare açık alana sahip. Yılda 1.5 mW’lik 90 türbin üretme kapasitemiz var. Bu fabrikada rüzgar türbini, kule ve kanat imalatı yapıyoruz” diye konuştu.

Türkiye’nin yanı sıra yurtdışında da başarılı çalışmalara imza attıklarını dile getiren Ay, “Birleşmiş Milletler projesi kapsamında Afrika’nın Eritre ülkesine rüzgar türbini kurduk. Bu proje ile Eritre’de pek çok köy ve kasaba ilk kez elektrik enerjisine kavuştu. Yine Afrika’nın Moritanya ülkesinde Kanadalı bir firma ile ortak rüzgar türbini projesi gerçekleştirdik. Belarus ve Pakistan’da rüzgar türbini kurma projesine start verdik” açıklamasında bulundu.

Kaynak : http://haber.emlakkulisi.com/soyutwind-uluslararasi-enerji-fuarinda-ruzgar-turbinlerini-tanitti/18857

Patronlar enerjide temizlik için hazır, yatırımlar bu yıl hızlanır

Patronlar enerjide temizlik için hazır, yatırımlar bu yıl hızlanır

Son dört yılda temiz enerjiye yaptığı yatırımı yüzde 85 yükselten Türkiye, 2011 yılı yatırımlarında ise eksiye düştü. Geçen yıl çıkartılan Yenilenebilir Enerji Kanunu'nun getirdiği avantajlar, bu alandaki yatırımların artacağı sinyalini veriyor. 2012 sonuna kadar rüzgar ve güneş başta olmak üzere 4.394 MW'lik yeni enerji yatırımı bekleniyor

Esin GEDİK
2006-2010 arasında G-20 ülkeleri arasında temiz enerji yatırımlarıyla dikkat çeken ve kapasitesini yüzde 85 artıran Türkiye'de geçen yıl yatırımlar eksiye düştü. Türkiye geçen yıl temiz enerjiye 284 milyon dolarlık yatırım yaparak dünya sıralamasında 16. oldu. Ancak bu yıl Türkiye'nin büyük şirketlerinin de yabancı ortaklarla temiz enerji alanına yoğunlaşmasıyla sektörde hızlı büyüme bekleniyor. Koç, Sabancı, Zorlu, Sanko, Ağaoğlu gibi şirketlerin ciddi yatırımları olan temiz enerji sektörüne Eczacıbaşı, Boydak gibi şirketler de eklendi.
Son olarak Deloitte'un raporuna göre enerjide en çok yatırım yapılan alan rüzgar. Geçen yıl çıkarılan Yenilenibilir Enerji Kanunu'nun getirdiği avantajlar nedeniyle bu alandaki yatırımların hızlanması bekleniyor. Sabit fiyatlı alım garantisinin devreye girmesiyle bu alandaki yatırımlar da artmaya başladı. Deloitte'un hesaplamalarına göre bu yıl 798 MW'lik HES, 2 bin 498 MW termik santral yatırımı devreye girecek. Yine bu yıl HES, RES ve jeotermal projelerinin toplam kurulu gücü 1.098 MW olması da bekleniyor, toplamda 4 bin 394 MW'lik yeni enerji yatırımının devreye alınması bekleniyor.

ECZACIBAŞI DA RÜZGARA GİRDİ
YENİLENEBİLİR enerji sektörüne en son giren şirket Eczacıbaşı oldu. Rüzgarla sektöre giriş yapmaya hazırlanan Eczacıbaşı, 110 MW’lık Erguvan Enerji’ye ortak oluyor. Demirer Grubu'na ait Erguvan Enerji Elektrik Üretim A.Ş'den hisse almaya hazırlanan Eczacıbaşı Holding, böylece ilk adımını satın alma ile atacak. Demirer Grubu ile anlaşma aşamasında olan Eczacıbaşı Holding ilk etapta yüzde 50 hisse almayı planlıyor. CEO Erdal Karamercan gerekli izinlerin ardından işe başlayacaklarını belirterek 'Bu projeyle, Kocaeli'nin Hereke İlçesi'nde 80 kilometrekarelik bir alanda, yaklaşık 110 megawattlık kapasiteye ulaşmayı hedefliyoruz' dedi. Eczacıbaşı'nın bu bölgeye 140 milyon euro yatırım yapması bekleniyor.

İSTANBUL'U KULLANACAK
HÜSNÜ Özyeğin'in sahibi olduğu Fina Enerji de İstanbul'da gerçekleşecek ve 50 MW'lık kurulu güce sahip olacak Tayakadın RES projesine başlıyor. Fina türbin  tedariğinde General Electric ile çalışacak. 31 türbinden oluşacak santralda GE'nin 1.6-100 serisi türbinlerinin kullanılacağı belirtildi. Fina Enerji'nin İzmir ve Hatay'daki iki rüzgar santralinde toplam 87.5 MW kurulu güce sahip.

BÜROKRASİ AZALTILMALI
İNŞAAT sektörünün yanı sıra enerjide de yatırımları olan Ağaoğlu Şirketler Grubu'nun Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ağaoğlu, Türkiye'nin bu alandaki potansiyeline dikkat çekerek 'Çok güçlü olabileceğimiz bir alan ancak çok ciddi bürokratik engeller var. Bugün bir yatırım kararı alsanız en erken 3-4 yılda devreye girebiliyor, o nedenle hükümetin bu sorunları aşacak, kolaylaştıracak bir mekanizma geliştirmesi gerekiyor'dedi.

Koç, AES'le büyüyecek
Geçen yıl ABD'li AES'le ortaklık yapan Koç Holding de doğalgaz, ve kömürün yanı sıra yenilenebilir kaynaklara yatırım yapmaya hazırlanıyor. Ortaklar, önümüzdeki 5 yılda 4-5 milyar dolar yatırım yaparak, pazardaki ilk 5 oyuncu arasına girmeyi hedefliyor.

HEDEF; YÜZDE 30
ENERJİ ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Türkiye'nin yenilenebilir enerji kaynaklarında ciddi bir potansiyeli olduğunu belirterek 'Temel hedefimiz yenilenebilir enerji kaynaklarını 2023'TE en az yüzde 30 seviyesine çıkarmak. Su, rüzgar, güneş, jeotermal gibi kaynaklara giriyoruz ve bu çalışmaları devam ettiriyoruz. Bunların yerli üretimlerinin her birini teşvik ediyoruz. Herhangi bir yatırım 7-8 yılda kendini döndürürken enerjide bu süre çok daha kısa, bu ciddi bir rakam dedi.

TÜRKİYE G-20'NİN BİNDE 1'İ
Who is Winning the Clean Energy Race (Temiz Enerji Yarışını Kim Kazanıyor?) başlıklı rapora göre, 263 milyar dolar bugüne kadar ulaşılan en yüksek rakam. Bu rakamın yüzde 95'i G20 ülkelerinde yapıldı. Türkiye, bu rakamın sadece binde birini gerçekleştirdi. Raporda, 2011'de dünyanın temiz enerji üretme kapasitesine 83,5 gigavat (milyar vat) daha eklendi. Bunun 30 gigavat'ı güneş, 43 gigavat'ı da rüzgar enerjisi.

GÜNEŞTE DE YOKUZ
Rapora göre en hızlı büyüyen alanlardan biri güneş. G20 ülkelerinin güneşe yaptığı yatırım 128 milyar dolara ulaştı. Ancak Türkiye henüz bu alana yatırıma başlamış değil. Enerji talebi her gün artan ve dışa bağımlı olan Türkiye'nin yaptığı yatırım G20 ülkelerinin binde biri bile değil. Enerji Bakanı Taner Yıldız'ın kaynakları çeşitlendirmek ve yerel kaynaklara ağırlık verilmesi gerektiğini sık sık vurgulamasına karşın yatırımlar hala düşük düzeyde.





Kaynak :  http://www.aksam.com.tr/patronlar-enerjide-temizlik-icin-hazir,-yatirimlar-bu-yil-hizlanir--112191h.html

Japonya’da Nükleersiz Devir Başlıyor

Japonya’da Nükleersiz Devir Başlıyor

Japonya, yarın son nükleer santralini kapatıyor. Kamu kuruluşları yenilenebilir enerji kullanma zorunluluğu geliyor, birçok şirket de tesislerine dev güneş panelleri ve rüzgar türbini kurmaya başladı.
Tokyo - BİA Haber Merkezi
04 Mayıs 2012, Cuma

Japonya'nın kuzeyindeki Hokkaido adasında bulunan Tomari Nükleer Enerji Santrali'nin kapatılmasıyla, yarından itibaren Japonya'da çalışır durumda hiçbir nükleer reaktör kalmayacak.

Geçen sene yaşanan Fukuşima felaketinin ardından Japonya, ülke elektriğinin üçte birini sağlayan 54 nükleer reaktörü kapattı. Reaktörlerin kapanmasıyla ülkede bir yeşil enerji devrimi olması bekleniyor.

Japonya Başbakanı Yoshihiko Noda, 2030'a kadar ülke elektriğinin yüzde 25-35 oranında yenilenebilir enerjiyle sağlanmasının öngörüldüğünü söylüyor. Bu da güneş, hidro ve rüzgar enerjisiyle sağlanacak.

Temmuz ayından itibaren, kamu kurumlarına yenilenebilir enerji sağlayıcılardan elektrik alma zorunluluğu geliyor. Birçok şirket de tesislerine dev güneş panelleri ve rüzgar türbini kurmaya başladı.
Nükleer lobisi devam ediyor

Japantoday.com, felaketin ardından tesislerin petrol ve gazlı jeneratör sistemlerini kullanmaya başladığını ve yeşil enerjiye geçiş isteğinin nükleer enerjinin risklerinden ya da karbon emülsiyonuyla ilgili endişelerden değil, petrol ve gaz enerjisinin maliyetinden kaynaklandığını söylüyor. Uluslararası Enerji Ajansı'na göre santrallerin kapanması, günde 465  bin varillik petrol talebini günde dört buçuk milyon varile yükseltecek ve bunun günde 100 milyon dolarlık bir maliyeti var.

Bu sırada nükleere yatırım yapan şirketler, reaktörlerin tekrar açılası için lobi faaliyetlerine devam ediyor ve Japonya medyasında hükümetin yerel liderleri ikna edebilirse bazı reaktörleri birkaç ay sonra tekrar açmayı planladığı konuşuluyor.

Tokyo Üniversitesi'nde enerji sektörü üzerine çalışma yapan Paul Scalise, Japonya'nın nükleer santraller olmadan elektrik talebini karşılamakta çok zorlanacağını söylüyor.

Şu an ülke elektiriğinin yüzde 90'ının petrol, kömür ve gazla, yüzde 8'i ise hidroelektrik ve diğer yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanıyor.
Enerji devrimi mümkün

Birçok ülke yenilenebilir enerji kullanmaya başladı. Almanya, yenilebilir enerji kullanımını 1990'da yüzde 5'ten 2010'da yüzde 20'ye çıkardı. Danimarka ise 2050'de tamamen yenilenebilir enerjiye geçmeyi hedefliyor.

Greenpeace Akdeniz İklim ve Enerji Kampanyası Sorumlusu Cenk Levi, Japonya örneğinin tüm dünyaya nükleersiz bir geleceğin mümkün olduğunu gösterdiğini ifade ediyor:

"Enerji verimliliği ve yoğunluğun doğru dengelemesi sayesinde, nükleersiz yazı, kışa taşımak da mümkün. Türkiye'de, eğer nükleer santral kurulmazsa elektriklerin kesileceği sıklıkla gündeme geliyor.

"Sanayisi bu kadar gelişmiş bir ülke olan Japonya'da kapatılan nükleer santrallere rağmen elektriklerin kesilmemesi, bu argümanların gerçekçi olmadığının en güzel örneği. Türkiye de dahil tüm ülkeler, hem Japonya'da yaşanan felaketten, hem de 'nükleersiz yaz'dan ders almalı, nükleersiz, güvenli bir gelecek için enerji verimliliği ve yenilenebilir enerjilere yönelmelidir".

Greenpeace'in Enerji [D]evrimi raporu, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji ile tüm dünyada 2050 yılına dek enerji ihtiyacımızın %95'inin yenilenebilir enerjilerden karşılanabileceğini gönderiyor. (ÇT)



Kaynak : http://www.bianet.org/bianet/cevre/138114-japonya-da-nukleersiz-devir-basliyor

Enerji yatırımlarına teşvik dopingi

22.04.2012

Teşvik paketinde yer alan 'Rüzgâr enerjisi ekipmanları üretimi teşviki' yatırımcıyı hareketlendirdi. EPDK Başkanı Hasan Köktaş, "Her hafta yerli-yabancı yatırımcı geliyor" dedi
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı Cumhuriyet tarihinin en büyük teşvik paketinde yer alan 'Rüzgâr enerjisi ekipmanları üretimi teşviki" yerli ve yabancı yatırımcılarda doping etkisi yarattı. Enerji Piyasaları Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Hasan Köktaş, neredeyse her hafta yatırım için kapılarını çalan yerli-yabancı ekipman üreticilerini ağırladıklarını anlattı. Türkiye'de enerji üretiminde kullanılan yerli türbin üreticilerinden Era Şirketler Grubu'nu ziyaret eden Hasan Köktaş, projelerini SABAH'a anlattı. Köktaş, Türkiye'de sadece rüzgâr enerjisi alanında yapılacak 8 bin megavat kapasiteli yatırımların yaklaşık 15 milyar dolarlık ekipman anlamına geldiğini belirterek, "Bugüne kadar enerjinin câri açığa etkisini tartıştık. Bu ekipmanların çoğu ithal ediliyor. O enerjiyi üretmek üzere Türkiye'ye ithal edilen ekipmanın câri açığa ciddi etkisi var" dedi.

YATIRIMCI AKIN EDİYOR
Elektrik üretiminde yerlileşmeye çalıştıklarını anlatan Köktaş, "Enerji Bakanlığı tarafından çıkarılan Yenilenebilir Enerji Kanunu'nda yüzde 100 yerli ekipman kullanımı halinde yüzde 50 ilave teşvik var" diye konuştu. Bu teşviklerin yerli ekipman yatırımlarına hız kattığını aktaran Köktaş, "Enerji sektöründe en büyük eksik yerli ekipman üretimiydi. Bazı yerel şirketler üretime başladı. Şu anda neredeyse her hafta yerli ve yabancı birçok firma bize yatırım talebiyle geliyor. Ekipman üretimi yapmak isteyen birçok yerli, yabancı yatırımcı var. Son dönemde gelip giden yabancı yatırımcı profili de bu teşvik sisteminden çok olumlu etkilendi" dedi.

EN CAZİP PİYASA
Türkiye'nin yerli ekipman ve enerji yatırımlarında dünyanın en cazip piyasalarından biri haline geldiğini anlatan Köktaş, "Daha dün gücü 75 bin megavatla Türkiye'nin 1.5 katı olan Güney Koreli şirketin CEO'suna enerji sektörümüzün 2030 yılı vizyonunu anlattım. Lisans alma süreci, yerli üretimin payı gibi konularda konuştuk ve bu fotoğrafın içinde yer almak istediğini bildirdi" dedi.

İKİ DÜNYA DEVİNDEN BİRİ YATIRIMA GELİYOR
Türkiye'nin ilk yerli türbin üreticilerinde Era Grubu Başkanı Alpay Ünal, teşviklerin ardından dünyanın en büyük jeneratör üreticilerinin Türkiye'ye yatırım talebi olduğunu belirterek, "Jeneratör satan bu şirketler arasında dünyanın en büyük türbin üreticileri Siemens ve General Electric de var. Biz de bu şirketlerden jeneratör alıyoruz. Türkiye'deki potansiyeli görünce yatırım kararı aldılar. En az 35 milyon euroluk yatırım yapacaklar" dedi.


Kaynak: http://www.sabah.com.tr/Ekonomi/2012/04/22/enerji-yatirimlarina-tesvik-dopingi#

Türk rüzgarı yabancının iştahını kabartıyor

16 Nisan 2012

Türk rüzgarı yabancının iştahını kabartıyor
Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkanı Mustafa Serdar Ataseven, Türkiye'nin Avrupa'nın en büyük rüzgar pazarına sahip olduğunu belirterek, “Avrupa'da rüzgar pazarının kapasitesi dolmuş durumda. Türkiye'deki 11 bin MW'lik proje stoku yabancıların iştahını kabartıyor” dedi.

TÜREB Başkanı Ataseven, yaptığı açıklamada, Türkiye'nin kısa süre önce başlattığı rüzgar enerjisi atılımının devam ettiğini belirterek, Ağaoğlu Grubu ile Çinli türbin üreticisi Sinovel arasında imzalanan türbin anlaşması sonucu kurulacak 600 MW'lık santrallerin bunun en son ayağı olduğunu söyledi.

Bugün itibariyle TEİAŞ tarafından yarışması sonuçlandırılmış 11 bin MW rüzgar projesi stokunun olduğunu bildiren Ataseven, şöyle konuştu:
“Sonuçlandırılmış 11 bin MW, bize 11 bin MW'lik trafo kapasitesinin de olduğunu gösteriyor.

Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü'nün rüzgar enerjisi belirleme çalışmalarına göre de ülkemizde toplamda 48 bin MW'lik tekno-ekonomik potansiyel var. Rüzgar enerjisi çalışmalarına 20-25 sene önce başlayan Avrupa'da rüzgar pazarının kapasitesi dolmuş durumda. Bundan dolayı Türkiye, Avrupa'nın en büyük rüzgar pazarı. 11 bin MW'lik proje stoku yabancıların iştahını kabartıyor.”

Rüzgarda Yol Haritası Projesi hazırlanıyor

Ataseven, Türkiye rüzgar enerjisi sektörünün tüm cazibesine rağmen uluslararası gelişmelere paralel olarak yeni düzenlemelere ihtiyaç duyduğunu belirterek, “Bugünkü düzenleme ve piyasa şartlarıyla rüzgar enerjisinde 2023 hedefine ulaşılamayacağını sektör paydaşları da bürokratlar da biliyor. 2023 hedefi olan 20 bin MW'yi tutturabilmek için 1 yıldır 50 kişiden oluşan uzman ekiple Türkiye Rüzgar Enerjisi Yol Haritası Projesi'nin üzerinde çalışıyoruz. Sona yaklaştığımız bu projeyle sektör aktörlerinin ne yapması gerektiğine cevap aradık” diye konuştu.

“Garanti fiyat ortalama fiyata yakın olsun”

Elektrik fiyatlarına geçtiğimiz ay sonunda ortalama yüzde 8,1 oranında zam yapıldığını anımsatan Ataseven, zammın sanıldığı gibi rüzgardan elektrik üreten yatırımcının çok fazla işine yaramadığını söyledi.

Rüzgardan enerji üretenlerin hava tahminlerindeki hesaplanamayan durumlar nedeniyle gün öncesi sistemi yerine daha az kazançlı ama risksiz olan 7,3 dolar sentlik sabit fiyattan üretimini gerçekleştirdiğini dile getiren Ataseven, gün öncesi sisteminde bildirdiği miktarı üretemeyen yatırımcının cezalı duruma düştüğünü vurguladı.

Ataseven, 7,3 dolar sentlik sabit fiyatın yıl içerisinde 3 bin 500 saat civarında çalışan santraller için karlılığının balık sırtı olduğunu belirterek, “Avrupa'daki rüzgar santralleri 2 bin-2 bin 500 saat çalışmasına karşın destekleniyor. Sektör olarak talebimiz garanti fiyatın ortalama elektrik fiyatına yakın olması” dedi.



Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/20355734.asp

Kibrisa Rüzgar enerjisi geliyor

Kibrista Rüzgar enerjisi geliyor
Bakan Atun, Elektrik Mühendisleri Odası’na yazda ihaleye çıkacaklarını söyledi

Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun, yaz aylarında rüzgar enerjisiyle elektrik üretimi konusunda ihaleye çıkılacağını bildirdi.
Osman Eminel başkalığındaki Kıbrıs Türk Elektrik Mühendisleri Odası’nın yeni yönetim kurulunu kabul eden Atun ayrıca, elektrik üretiminde güneş enerjisinin kullanımının serbest üretici noktasında teşvik etmeye yönelik düzenleme yapma yönüne gidileceğini kaydetti.
Sunat Atun, yenilenebilir enerji konusunda 2 yıldır yoğun uğraş verildiğini, bu konuda meclise gönderilen yasanın tüzüklerinin hazırlanmasına yönelik çalışmanın beş aydan beri devam ettiğini söyledi.
Atun, tüzüklerin hazırlanmasında Elektrik Mühendisleri Odası’nın katkısını beklediklerini odanın görüşünün önemli olduğunu kaydetti.
Sunat Atun, ülkede üretilen elektrik enerjisi kaynaklarının neredeyse yüzde yüzünün katı yakıtla üretildiğini hatırlatarak, bu durumun ekonomiyi riske attığını, akaryakıt fiyatlarında son üç buçuk yıldır düzenli artış olduğuna dikkat çekti.
“Akaryakıtta düzenli fiyat artışı ekonomimizi, tüketimimizi ve insanlarımızın da alım gücünü ve haliyle elektrik fiyatlarını da olumsuz etkiliyor” diyen Atun, elektrik üretiminde kullanılan fuel-oil fiyatındaki artışa karşın, üretilen elektriğin maliyetin altında satılması durumuyla karşı karşıya kalındığını söyledi.

KIB-TEK’in görev zararı
Sunat Atun, üretim maliyetinin altında satılan elektrik nedeniyle Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu’nun “görev zararı” yaptığına işaret ederek, vatandaş ve ekonominin daha da olumsuz etkilenmemesi için bu durumun karşısına geçilmesinin zorunluluk olduğunu kaydetti.
Atun, yaz aylarında rüzgar enerjisiyle elektrik üretimi konusunda ihaleye çıkılması; güneş enerjisinde ise teşvik yoluna gidilmesinin sisteme olumlu katkısı olacağını belirterek, “Bu durum, hane halkının üretmiş olduğu enerjinin kullanım fazlasını şebekeye satmasına imkan verecektir” dedi.
Sunat Atun, bütün bu çalışmaların yapılabilmesi ve gerekli teşvikin yapılabilmesi amacıyla 2 milyon TL kaynak yaratıldığını söyledi.
EMO Başkanı Osman Eminel ise yaptığı konuşmada, amaçlarının Bakanlıkla yapılabilecek ortak çalışmalarla ilgili olarak görüş alışverişinde bulunmak olduğunu söyledi.
Eminel, Yenilenebilir Enerji Ve Enerji Verimliliği Yasası’nın gurur duydukları bir yasa olduğunu belirterek, yasanın tüzüklerine katkı koymada üzerlerine düşen görevi yapacaklarını kaydetti.


Kaynak : http://www.kibrisgazetesi.com/popup.php/cat/2/news/139270/PageName/Ic_Haberler

Tuesday, April 10, 2012

IYTE RÜZGAR ENERJİSİ TEKNOLOJİLERİ KURSU


RÜZGAR ENERJİSİ TEKNOLOJİLERİ KURSU

11-13 Haziran 2012

Radisson Blu Resort& Spa-Çeşme, İzmir


İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü-Gotland Üniversitesi,İsveç işbirliği ve Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) desteği ile  düzenlenen “RÜZGAR ENERJİSİ TEKNOLOJİLERİ KURSU” 11-13 Haziran 2012 tarihlerinde Radisson Blu Resort& Spa-Çeşme’de gerçekleştirilecektir.

Gotland Üniversitesi “Wind Power Project Management Programı” ve Danimarka Teknik Üniversitesi “Wind Energy Programı”ndan eğitmenlerin verecekleri kurs; rüzgar enerjisi projesi geliştirmek, yatırımlardaki projelerin yönetimi  ve çalışmakta olan santralların doğru işletilmesi için gerekli olan temel bilgileri disiplinlerarası bir öğrenme ortamında sunacaktır.

Kurs kapsamında;  rüzgar türbini teknolojileri, türbin elektrik ve mekanik sistemleri, aerodinamik, saha belirleme, meteoroloji, ölçüm, değerlendirme, kapasite belirleme metodları ve simülasyonlar, saha optimizasyonu, fizibilite, proje yönetimi, enterkonnekte sisteme bağlantı, regülasyon, dengeleme, elektrik ve mekanik sistem tasarımının güç üretimine ve enterkonnekte sisteme olan etkileri, santral yerleşimi ve yerleşimi etkileyen parametrelerin (topoğrafik, çevresel, yasal, ekonomik) incelenmesi konuları 3 günlük yoğun bir program dahilinde katılımcılara aktarılacaktır.

Rüzgar enerjisi yatırımcıları, santral işletmecileri, rüzgar enerjisi sektöründe çalışan makina, elektrik-elektronik, inşaat mühendisleri, proje mühendisleri, tedarikçiler, rüzgar santralı bileşenlerinin üreticileri ve bu sektörde çalışan mühendisler ile yöneticiler ve danışmanların faydalanacağı kursa ilişkin detaylı bilgi http://windenergy.iyte.edu.tr adresinden edinilebilir.


Katılım 25 kişi ile sınırlandırılmıştır.

Tüm ilgilileri kursumuza katılmaya davet ediyorum.

Dünyayı kurtarmak için yenilenebilir enerji şart

Sındır: Dünyayı kurtarmak için yenilenebilir enerji şart

 Bornova Belediye Başkanı Prof. Dr. Kamil Okyay Sındır, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı konusunda halkı bilinçlendirmek için tüm imkanlarını kullandıklarını belirterek, “Böyle devam ederse dünyamız 20 yıl sonra bugünkü halinden çok daha kötü durumda olacak. Ancak yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelerek kötü gidişi durdurabiliriz” dedi.

Avrupa’nın en büyük yerel yönetim organizasyonları arasında yer alan Enerji Kentleri Ağı (Energycities) içinde yürütülen Belediye Başkanları Sözleşmesi’ne (Covenan Of Mayors) imza atan Bornova Belediyesi, 2020 yılına kadar karbondioksit (CO2) salınımını yüzde 20 oranında düşürmeyi taahhüt etti. Bu sözün gereklerini yerine getiren Bornova Belediyesi çevre değerlerinin korunması konusunda öncülük ediyor. Bu anlayışla Bornova Belediyesi’nin KALDER işbirliğiyle düzenlediği 8. Temiz Çevre Günleri Toplantısı’nda, ‘yenilenebilir enerji’ konunun uzmanları tarafından ele alındı. Bilim adamlarının yenilenebilir enerji ve karbon ayak izi konusunda sunumlar yaptığı toplantıda, çevreyi korumanın yolları anlatıldı.

Temiz Çevre Günleri toplantısında yerel yönetimlerin yenilenebilir enerji kaynakları konusunda halkı bilinçlendirmesi ve bu konuda öncü olması gerektiğini dile getiren Bornova Belediye Başkanı Prof. Dr. Kamil Okyay Sındır, “Dünyamızı kurtarmak için hala umudumuz var. Ancak çevreyi ve doğayı kirletmeye devam edersek onu kaybederiz. Önlem alırsak bu kirlenme duraksar. Bunun için yerel yönetimlerin de halkı bilinçlendirmede öncü olması gerekiyor” dedi.
Ekonomik kaygıların ekolojik kaygıların önüne asla geçmemesi gerektiğini vurgulayan Başkan Sındır, sürdürülebilir yaşam konusunda devletin ve kurumların yapması gereken işler olduğunu belirterek, “Fosil yakıtlardan vazgeçilmeli. Rüzgar, güneş, ve jeotermal enerjilerin kullanımı yaygınlaştırılmalı. Kyoto Protokolü derhal imzalanmalı. Sanayide çöp teknolojilerinden vazgeçmeli ve daha az enerji harcayan teknolojiler kullanılmalı. Ormanlar ise her geçen gün arttırılmalı. Çünkü başka bir dünya yok.”

Başkan Sındır, şunları söyledi: “Daha yaşanılabilir bir çevre yaratmak için tüketim tercihlerimize dikkat edelim. Elektrikli ev aletlerimizi az elektrik tüketen A sınıfı cinsinden alalım. Gereksiz ışıkları kapatalım. Tasarruflu ampuller kullanalım. Daha çok toplu taşım araçlarını tercih edelim. Merkezi ısıtma sistemlerini kullanalım.”

Türkiye’de tüketilen enerjinin %75’inin fosil kaynaklı enerjiden sağlandığını belirten Demirer Holding Enerji Koordinatörü Ahmet Araçman, “Artık insan iklimi, iklim de insanı kötü bir şekilde etkilemektedir. Avrupa Birliği’ne girme çalışmaları yaptığımız ve uyum kanunları hazırladığımız bu süreçte rüzgar enerji santrallerine Türkiye olarak gereken önemi vermeliyiz. Rüzgar enerjisi kullanan toplumlar; kendileri, çocukları, torunları ve gelecek nesiller için temiz ve sağlıklı bir çevre sağlamaktadır. Ülkemizde şu ana kadar kurulmuş olan Rüzgar Elektrik Santralleri (RES) yaklaşık 1770 MW, 2012 de kurulacak olan RES’ler yaklaşık 135 MW. Bunun sonucunda Türkiye’de toplam 1900 MW’lık Rüzgar Enerji Santralı kurulumu ile yılda yaklaşık 6 milyar kWh elektrik üretilecek. Türkiye’nin ise elektrik üretimi yılda yaklaşık 225 milyar kWh’dir. Rüzgar enerjisi, diğer enerji türlerini destekleyerek doğal kaynakların tüketilmesini geciktirecek ve yeni teknolojilerin gelişmesi için zaman sağlayacaktır ” diye konuştu.
Türkiye’nin yıllık 1.5 milyon metrekareyi aşan kurulum kapasitesi ile güneş ısıl sektöründe dünyada Çin’den sonra ikinci sırada geldiğini belirten Ege Üniversitesi Güneş Enerjisi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Günnur Koçar, “Türkiye’de 100’ün üzerinde güneş ısıl üreticisi bulunuyor. Yıllık 315 bin metrekare toplayıcı ihracatı yapılıyor Türkiye, Foto Voltaik (Güneş enerjisinden elektrik üretme) güç sistemlerinde, 1400-2000 kWh/m2 toplam ışıtım ve 1050-1500 kWh yıllık elektrik enerji hasadı potansiyeline sahiptir. Türkiye’de foto voltaik kurulu güç kapasitesi yaklaşık 7 MW’tır. Türkiye elinde bulunan potansiyeli daha fazla değerlendirmelidir” diye konuştu.

2023 yılı için elektrik üretiminin en az %30’unun hidroelektrik, rüzgâr, jeotermal ve güneş gibi yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanmasının hedeflendiğini ifade eden Beykent Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Pınar Bal da, “Ülkemizde Teknik ve hidrolik potansiyelimizin tamamı değerlendirilecek, rüzgarda 20.000 MW ve jeotermalde 600 MW elektrik üretim kapasitesine ulaşılacaktır. Güneş enerjisinden elektrik enerjisi elde edilmesi özendirilecektir. Enerji sektöründe 2020 yılına kadar referans senaryoya göre %7 karbon dioksit sınırlaması potansiyeli hedeflenmektedir. Türkiye’de şirketler hala konuya sadece sosyal sorumluluk kapsamında yaklaşıyor. Halbuki, durum değişti. 2020’de piyasada mevcut başarılı bir aktör olabilmek için şimdiden harekete geçmeleri gerekiyor. Yenilenebilir enerji küresel ölçekte uygulanması gereken zorunlu bir politika haline geliyor ve dünya bu yönde ilerliyor” dedi.
      

Ağaoğlu, rüzgarı neden satıyor?

Ağaoğlu, rüzgarı neden satıyor?
 

Ali Ağaoğlu, enerjide agresif büyüme peşindeyken neden aniden satışa çıkardı
 
03 Nisan 2012 Salı 14:30 

 
Ağaoğlu markasıyla konutlar üreten Ali Ağaoğlu, enerji sektöründe hızlı büyüyordu. Ağaoğlu geç girdiği enerji işinde sektörün önde gelen firmaları arasına girmişti. Ancak ani bir kararla 147 MW'lık rüzgâr santrali portföyünü satacağını açıkladı.
Hatırlanacağı gibi Ağaoğlu, 2010 yılında 250 milyon TL’lik yatırımla Balıkesir’deki Şah Rüzgar Enerji santralini devreye sokmuştu. Ali Ağaoğlu, Gökçeada ve Tatlıpınar RES (Rüzgar Enerjisi Santrali) ihalelerine girerek en uygun teklifi vermişti. Balıkesir Edincik’te de rüzgar enerjisine dönük bir yatırım planlıyordu.

Ancak Ağaoğlu'nun rüzgâr santrallerini satacağı haberi gündeme bomba gibi düştü. Kulağımıza gelen bilgilere göre Ağaoğlu rüzgar işinden çok zarar etmiş. İstediği karlılığa bir türlü ulaşamamış. Bunun üzerine satmaya karar vermiş.
Ağaoğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ağaoğlu, "Satışa çıkardığımız toplam 147 MW'lık rüzgâr santrali portföyü için 9 teklif aldık. Nisan ayı içinde teklif sahipleriyle yüzyüze yapacağımız görüşme ve değerlendirmelerin ardından karar vermeyi düşünüyoruz" diyor.

BÜROKRASİDEN ÇOK ŞİKAYETÇİ

Ali Ağaoğlu'nun Mersin Mut'taki rüzgar santralini 2010 yılında Başbakan Erdoğan açmıştı. Ağaoğlu, törende EPDK Başkanı Köktaş'ı Başbakan Erdoğan'a şikayet etmişti. Ağaoğlu,  tören sonrası patronlardunyasi.com'a yaptığı açıklamada 3 yıldır EPDK'da 1 Milyar Dolarlık rüzgar enerjisi için teminat mektubunun beklediğini belirterek, "Bize ne evet ne de hayır diyorlar. 3 yıldır proje bekletilir mi? Her sene teminat mektupları için bankalara dünya kadar komisyon ödüyoruz. EPDK artık yatırımcıyı daha fazla bekletmesin karar versin" diye konuşmuştu.

Kaynak:http://www.patronlardunyasi.com/haber/Agaoglu-ruzgari-neden-satiyor/124294

Saturday, March 31, 2012

Rüzgar enerjisi ölçümlerinde sorumluluk Meteoroloji'de

Rüzgar enerjisi ölçümlerinde sorumluluk Meteoroloji'de

AA   -   31.03.2012 - 09:44

Rüzgar enerjisine dayalı lisans başvuruları öncesinde yapılan ölçümlere ilişkin düzenleme ve gerekli izinler Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) tarafından verilecek.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK), Rüzgar ve Güneş Enerjisine Dayalı Lisans Başvurularına İlişkin Ölçüm Standardı Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Tebliği, Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Tebliğin ''tanımlar'' başlıklı 3'üncü maddesine ''Meteoroloji Genel Müdürlüğü'' tanımı eklendi.

Tebliğin ''rüzgar ölçümlerine ilişkin yükümlülük'' başlıklı 4'üncü maddesinde yapılan düzenlemeye göre, ölçüm yapılacak sahada ölçüm istasyonunun kurulması için gerekli olan, sahaya ilişkin izinlerin alınması tüzel kişinin sorumluluğunda olacak. Bu izinler, MGM'ye başvuru yapılmadan önce ilgili tüzel kişi tarafından alınacak ve başvuru dosyasına eklenecek.

Aynı sahada birden fazla ölçüm istasyonu kurulmasının talep edilmesi durumunda, ölçüm istasyonlarının birbirini etkilememesi yönündeki düzenleme MGM tarafından yapılacak. Yapılan ölçümler, ölçüm verileri üzerinde değişikliğe sebep olacak herhangi bir müdahale olmaksızın çevrimiçi olarak MGM'ye iletilecek. Veri iletimi, günün belli bir saatinde veri kayıt cihazı tarafından MGM'nin belirleyeceği e-posta adresine veya terminale otomatik olarak gönderilecek.

Kaynak: http://zaman.com.tr/haber.do?haberno=1266663&title=ruzgar-enerjisi-olcumlerinde-sorumluluk-meteorolojide

Yenilenebilir enerjide üçlü ortaklık

Yenilenebilir enerjide üçlü ortaklık
Türkiye’de yenilenebilir enerji sektöründe aktif olan müşterilere tam kapsamlı ve entegre hizmet vermek için iş birliği yapan Deloitte, 3E ve ELC, bu alandaki riskleri en aza indirmeyi hedefliyor.
Yazının Devamı

2023 yılı itibarıyla 20.000 MW rüzgar kurulu gücüne ulaşmayı hedefleyen Türkiye’de bu hedefe ulaşmayı teminen yapılacak rüzgar enerjisi santrali yatırımlarının finansal, yasal, teknik, sosyal ve çevresel risklerinin minimize edilmesi kritik görülüyor. Deloitte, 3E ve ELC, rüzgar enerjisine yatırım yapan, bu alanda proje geliştiren müşterilerinin risklerini azaltmak üzere entegre ve kapsamlı bir hizmet paketi sunmayı amaçlıyor.

Üç firma tarafından rüzgar enerjisi yatırımlarının riskler açısından daha güvenli ve verimli olabilmesini teminen teknik ve finansal fizibiliteden türbin seçimi ve sosyal etki değerlendirmeye, vergi durum değerlendirmesinden üçüncü taraf doğrulama hizmetlerine, rüzgar ölçümleri ve micrositingden türbin kontratlarının yapılandırılmasına dek çok geniş bir yelpazede danışmanlık hizmetlerini sunuluyor.

Kaynak: http://www.haberortak.com/Haber/Enerji/31032012/Yenilenebilir-enerjide-uclu-ortaklik.php

Thursday, March 29, 2012

Hummer'ı giydiren TPI Türkiye'de rüzgâra geldi

Hummer'ı giydiren TPI Türkiye'de rüzgâra geldi


Hummer ciplerine kompozit giydiren ABD'li TPI, rüzgâr yatırımına geldi. Alke İnşaat ile ortak olan Arizonalı TPI, İzmir'de üreteceği rüzgâr kanatlarını dünyaya satacak.

Türkiye'deki yenilenebilir enerji potansiyeli yabancıların ilgisini çekmeye devam ediyor. Pazarın 2015'te 10 bin, 2023'te ise 20 bin MW'lık bir kapasiteye ulaşması yerli firmaları yatırıma, yabancıyı ise ekipman üretimine yöneltti. Türk firmalarının yenilenebilir enerjiye milyarlarca dolarlık yatırım yapacağını açıklaması, rüzgâr santrali üretimlerinin de önünü açtı. ABD'nin en büyük rüzgâr enerjisi ekipmanları üreticilerinden TPI Composites, İzmir'e üretime geldi.

İLK KEZ ÜRETİLİYOR

Alke inşaat ile işbirliği anlaşması imzalayan ABD'li şirket, TPI Kompozit Kanat Sanayi adlı bir firma kurdu. İzmir'de 33 bin metrekarelik tesisten bölge ülkelerine de ihracat gerçekleştirilecek. Alke'nin 2008'de rüzgâr santrali kulesi üretmeye başladığını kaydeden Alke İnşaat Yönetim Kurulu Üyesi ve Finans Koordinatörü Ayhan Kemaloğlu, "Türkiye'de bir ilk olan rüzgâr kanadı tesisinde ilk planda 350 kişi çalışacak. Önümüzdeki yıllarda gelen siparişlerle hem üretim alanı genişleyecek hem de istihdam artırılacak. 2014 yılına kadar 600 kişiye iş imkanı yaratmak istiyoruz" dedi. Rüzgâr kanadı üretiminin Türkiye'de ilk kez gerçekleştirileceğini anlatan Kemaloğlu, "Üretimimiz, ithalat bağımlılığının da önüne geçecek" diye konuştu. TPI Composites CEO'su Steve Lockard, Türkiye'deki tesisle uzun yıllardır müşterisi olan firmalara ürün sağlanacağını belirtti. Lockard, "Doğu Avrupa ve Kuzey Afrika için Türkiye mükemmel bir noktada yer alıyor" diye konuştu.

Dev aracı 420 kilo zayıflattı

2 bin 500'den fazla çalışanı olan TPI, ABD ordusuna taktik araçların kaplamalarını üretiyor. Ticari olarak Hummer adıyla bilinen askeri ciplerin dış kabinlerini yapan TPI sayesinde yeni zırh olarak kullanılan kompozit ile 2.3 ton boş ağırlıklı araç 420 kilo hafifledi.

Kaynak: http://www.sabah.com.tr/Ekonomi/2012/03/26/hummeri-giydiren-tpi-turkiyede-ruzgra-geldi

1 adet rüzgar türbini olana elektrik bedava


7 bin dolar ödeyerek 1 adet rüzgar türbini alan 20 yıl elektrik faturası ödemeyecek.


Alıcısına elektrik faturası ödetmemek için 40 proje harekete geçti

‘Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik’e ilişkin esaslar 2 hafta önce belirlendi; ev ve fabrikalar, elektrik üretip fazlasını devlete satmak için harekete geçti. Türkiye’nin ilk yerli rüzgar türbini üreticisi Soyutwind, 1 haftada 26 sanayi şirketinden talep aldı, 40 konut projesiyle görüşmelere başladı. Sitelerde ‘toplu alım’ fırsatı sunan yeni yönetmeliğe göre, 100 daireli bir site, ortak alacağı 1 adet rüzgar türbinine daire başına 7 bin dolar ödeyerek 20 yıl elektrik faturası ödememe imkanına sahip olacak.

Türkiye’de Yenilenebilir Enerji Kanunu’nun 2005 yılında yürürlüğe girmesiyle gündeme gelen ‘lisanssız’ yani konut ve sanayi alanında 500 kw’a kadar enerji üreterek fazlasını devlete satmaya olanak veren ‘Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik’, 2 hafta önce usül ve esasların belirlenmesiyle kesin olarak yürürlüğe girdi. Bu gelişme, hem sanayi şirketlerini hem de konut projeleri yürüten inşaat şirketlerini “Elektriği kendimiz nasıl üretiriz?” arayışına yöneltti. Türkiye’nin ilk ve tek yerli rüzgar türbini üreticisi SoyutWind’in Genel Müdürü Serhat Ay, “1 haftada 26 sanayi şirketinden talep aldık. 23’ü İstanbul’da olmak üzere İzmir, Bodrum ve Marmaris’te de toplam 40 konut projesiyle de görüşüyoruz” açıklamasını yaptı.

Temmuz 2011’de çıkan yönetmelikle ilgili yeni esasların, sitelere ‘toplu rüzgar türbini alımı’ imkanı getirdiğine dikkat çeken Ay, “Saatte 500 kw’lik kapasite, bir evin tüm elektrik ihtiyacını karşılıyor. Örneğin 100 daireli bir site için 1 adet 500 kw/saat kapasiteli türbin yeterli oluyor. 500 kW’lık bir türbinin anahtar teslimi maliyeti 700 bin dolarla 750 bin dolar arasında değişiyor. 100 daireli bir sitede daire başına böylece 7 bin dolar sadece bir defaya mahsus olarak ödeniyor” diye konuştu. Ay, 20 yıl ekonomik ömrü olan sistemin kendini 4-5 yılda amorti ettiğini kaydetti.

Önce bağlantı izni şart

Rüzgar türbini kurulmasını isteyen bir site yönetiminin atması gereken ilk adımın ilgili sitenin sisteme ‘bağlantı izni’ almak için bölgedeki enerji dağıtım firmasına bir dilekçe yazması olduğunu anlatan Ay, “Dağıtım firması bu dilekçeyi TEDAŞ’a sunacak ve Bakanlık 1 ay içinde durumu inceleyerek bağlantı noktası için en uygun trafo merkezini belirleyecek” dedi. Sanayi tesisleri için de aynı yolun izlendiğini belirten Ay, “Şebekeyi engellememesi için trafo kapasitelerinin yüzde 30’una kadar yenilenebilir enerji bağlantısı verilebiliyor. Bu kapasite dolduğunda türbin isteyen site ya da şirket, izin için sıraya giriyor ya da başka bir trafo için anlaşmayı bekliyor” diye konuştu.

Üretilen enerjinin fazlası devlete nasıl satılacak?

- Lisanssız elektrik üretiminde üst sınır 500 kW. Bu kapasitenin üzerinde elektrik gideri olan site, fabrika ya da turizm tesisleri ihtiyaçlarının kalan kısmını şehir şebekesinden karşılayabilecek. İhtiyacından fazlasını ise devlete satarak gelir elde edecek.

- Konutlar veya sanayi tesisleri, rüzgar türbiniyle elde ettikleri elektriği, ‘bankaya para yatırır’ gibi şebekede kendileri için ayrılan havuza verecek. 1 ay boyunca da oraya yatırdığı yani ürettiği elektriği çekecek.

- Ay sonunda dağıtım firması, sistemle ilgili özel sayaca bakarak mahsuplaşacak. Kişiler ürettiklerinden fazlasını kullanmışlarsa, şebekeden çektikleri elektriğin bedelini dağıtım şirketine ödeyecek.

- Eğer üretilenden daha az elektrik kullanılmışsa, o fazla elektriğin bedelini dağıtım şirketi, kişi ya da kurumların hesabına yatıracak. Böylece üretilen enerjinin fazlası devlete satılmış olacak.

- Yönetmelikte yerli rüzgar türbini kullanımı teşvik ediliyor. Üretilen fazla enerji, eğer rüzgar türbini ‘yerliyse’, devlete yüzde 50 daha yüksek fiyattan, 11 cent/kW’ten satılacak.

Çanakkale, Gelibolu, Balıkesir, Bandırma, Bursa, İskenderun, Çatalca, Silivri, Tekirdağ, Edirne, İzmir, Aydın, Manisa ve Kahramanmaraş, rüzgar potansiyeli açısından ilk sıralarda yer alıyor. Rüzgar türbiniyle ilgili olarak ise Kalkınma Bankası ve Şekerbank’ın 10 yıla varan kredileri mevcut. Türkiye Sürdürülebilir Enerji Finansmanı Programı da (TURSEFF) bu alanda düşük maliyetli kredi veriyor.

Lisanslı üreticiler de pazara girebilir

Türkiye’nin ilk ve tek yerli rüzgar türbini üreticisi SoyutWind, 12 yıldır Ankara Temelli’de bulunan fabrikasında 1, 3, 5, 10, 20, 30, 50, 100, 200, 250 ve 500 kW’lık rüzgar türbinleri üretiyor. 15 bin metrekare kapalı, 120 bin metrekare açık alana sahip fabrika yılda 80 MW’lik türbin üretme kapasitesine sahip. Şirket komple rüzgar türbini, kule, kanat ve makine dairesi imalatı gerçekleştiriyor. Soyutwind olarak Türkiye’de bu alanda en yüksek kapasiteyle üretim ve kurulum yapan şirket olduklarını belirten Serhat Ay, “Biz Dünya Bankası ve Birleşmiş Milletler projeleri kapsamında Afrika gibi elektriğin gitmediği yerler için rüzgar türbini ürettik. Şu anda 30-50 kilowatlık türbinler kuran 4-5 firma var. 2-3 yıl içinde oluşacak yeni pazar, bu alanda da yeni firmaların çoğalmasına neden olacak. 500 kilowatt üstü lisanslı üretici şirketler de bu pazara girebilir” diye konuştu.

Türbinler evlerin yanına konulmayabilir

Kanatlarıyla 75 metre yüksekliğinde, yani 25-30 katlı bir bina kadar büyük olan rüzgar türbinlerinin sitenin yanına ya da yakınına konulması gerekli görülmüyor. Türbinlerin, ilgili bölge dağıtım şirketi sınırları içerisinde olması yeterli. Örneğin, Kozyatağı’nda bir projede, türbinler için dağıtım şirketinin sınırlarını aşmadığı için Poyrazköy seçilebiliyor.

Nihal Yuvacan/Vatan


Kaynak: http://www.patronlardunyasi.com/haber/1-adet-ruzgar-turbini-olana-elektrik-bedava/123941

Friday, March 16, 2012

Windenergie: Türkei überholt Österreich

Windenergie: Türkei überholt Österreich

Die Stromproduktion durch Windenergie ist in der Türkei 2011 um 36 Prozent gestiegen. Damit überholt das Land am Bosporus nicht nur Irland sondern auch Österreich.


Nie zuvor wurde die Kapazität erneuerbarer Energie in Europa stärker ausgebaut als im Jahr 2011. 31 Prozent der EU-Gesamtenergiekapazität stammen inzwischen aus erneubaren Quellen. Dabei spielt Windkraft eine bedeutende Rolle. So werden mehr als zehn Prozent der Energiekapazität von Windrädern gestellt.

Laut Angaben des Europäischen Windenergie-Verbandes (EWEA) investierten die Europäer im vergangenem Jahr 13 Milliarden Euro in den Ausbau der Windenergie. Damit konnte die Gesamtkapazität auf 96.600 Megawatt gesteigert werden. Fast so viel wie China und USA zusammen.

Türkei holt auf

Den Spitzenplatz in Europa hält Deutschland mit 29.060 Windkraft-Megawatt, gefolgt von Spanien mit 21.674 Megawatt und Frankreich mit 6.800 Megawatt. Einer der Aufsteiger des Jahres in Sachen Windenergie ist die Türkei. Dort ist die Stromproduktion durch Windräder im vergangenen Jahr um 36 Prozent gestiegen. Die Stromproduktionkapazität konnte auf 1.799 Megawatt gesteigert werden. Zum Vergleich: Ende 2010 lag man erst bei 1.329 Megawatt.

Mit dieser Windkraftinitiative konnte die Türkei nicht nur Irland (1.631 MW) überholen, sondern auch Österreich (1.084 MW) toppen. Auch im gesamten Europavergleich braucht sich die Türkei nicht verstecken: Sie beglegt mit ihrem Windkraft-Engagement Platz zehn.

Windenergie boomt in Rumänien

Starke Winde und kräftige staatliche Förderprogramme machen auch Rumänien zum Windenergie-Vorzeigeland. Schon 2008 hat die Regierung in Bukarest ein Gesetz für die Förderung der Erneuerbaren Energien festgelegt und im rumänischen Staatsanzeiger veröffentlicht. Die Bemühungen haben sich gelohnt: 2010 gab es eine installierte Windkraft-Kapazität von weniger als 500 Megawatt, 2011 waren es bereits knapp 1.000 Megawatt.

Quelle: http://www.wirtschaftsblatt.at/home/schwerpunkt/greeneconomy/windenergie-tuerkei-ueberholt-oesterreich-510283/index.do?_vl_pos=r.3.NT


Wind energy in Turkey:Siemens wins 50 MW wind farm

Wind energy in Turkey:Siemens wins 50 MW wind farm
march 15, 2012

Siemens has been awarded a contract to deliver 22 wind turbines of the SWT-2.3-108 type for the onshore wind power project Dinar in Turkey.

Wind energy in Turkey:Siemens wins 50 MW wind farm

The customer is Olgu Enerji Uretim. Each wind turbine has an output of 2.3MW, a rotor diameter of 108 meters and will be installed on 80 meter hub height steel towers.

The scope of supply for this wind farm includes the delivery, installation and commissioning as well as a five year service contract. The Dinar wind power project will be located outside Afyon City, in South Western Turkey. Installation of the project will begin in Fall 2012, while commissioning shall be finalised in early 2013.

Reference: http://www.evwind.es/noticias.php?id_not=17175

Ruzgara Yatirimci Akini

Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu, elektrik piyasasında 28 elektrik üretim lisansı verdi.
EPDK'nın Resmi Gazete'de yayımlanan duyurularına göre, Kurul, 1 Şubat, 9 Şubat, 15 Şubat ve 23 Şubat tarihli kararlarıyla, elektrik piyasasına yönelik 28 firmaya üretim lisansı verdi.

Buna göre, Kurul, Evrencik Rüzgar Enerjisinden Elektrik Üretim Limited Şirketi'nin Kırklareli Vize ilçesinde kurmayı planladığı 120 MW kurulu gücündeki Evrencik RES, Rüzgar Elektrik Üretim Limited Şirketi'nin Muğla'nın Bodrum ilçesinde kurmayı planladığı 11,2 MW gücündeki Geriş RES, ve Bahar Enerji Elektrik Üretim Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin Çanakkale'nin Gelibolu ilçesinde kurmayı planladığı 5 MW kurulu gücündeki G RES için 49'ar yıllığına, Garet Enerji Üretim ve Ticaret Anonim Şirketinin Manisa'nın Akhisar ilçesinde kurmayı planladığı 35 MW kurulu Gökres-2 RES için 35 yıllığına üretim lisansı verdi.

Öte yandan Kurul, Briza Rüzgar Elektrik'in kurmayı planladığı 50 MW kurulu gücünde Kavaklı RES, Geres Elektrik'in Manisa'daki 27 MW kurulu gücünde Geres RES, Berges Elektrik'in 70 MW kurulu gücünde Bergres RES, Rüzgar Elektrik'in Muğla'daki 15 MW kurulu gücündeki Akyar RES, Vento Elektrik'in İzmir'deki 25 MW kurulu gücündeki Bergama RES, Barkan Enerjinin Balıkesir'de 55 MW kurulu gücündeki Şapdağı RES, Yeni Belen Enerjinin Hatay'da 27 MW kurulu gücündeki Şenbük RES, Akgün Enerjinin Erzincan'da 16,785 MW kurulu gücündeki Bedirdüzü-1 HES, Galata Wind Enerjinin Balıkesir'de 125 MW kurulu gücündeki Tatlıpınar RES, Çanres Elektrik'in Çanakkale'deki 33 MW kurulu gücündeki Şadıllı RES, Paşa Enerji'nin İstanbul'da 8 MW kurulu gücündeki Mahmut Şevket Paşa-1 RES, Egener Elektrik'in İzmir'de 3 MW kurulu gücünde Karabel RES, Fuatres Elektrik'in İzmir'de 30 MW kurulu gücünde Fuatres RES, İzres Elektrik Üretimin İzmir'de 7,5 MW kurulu gücünde İzres RES'e üretim lisansı verildi.

HES ve diğer üretim lisansları

Türkerler Jeotermal Enerji'nin Manisa'da 24 MW'lik jeotermal, Turyağ Gıda Sanayi ve Ticaret AŞ'nin Balıkesir'de 1,592 MWe kurulu gücündeki toz kömürü, Gürteks Sentetik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin Gaziantep'te 3,349 MWe kurulu gücündeki doğalgaz, Ekip Grup'un Konya'daki 1,2 MW kurulu gücünde biyokütle tesisi, Ege Yıldızı Doğalgaz'ın İzmir'de 143 MW kurulu gücündeki doğalgaz, Aktaş Grup'un 64 MW kurulu gücünde doğalgaz, Manastır Elektrik'in Yalova'da 12 MW kurulu gücünde Manastır HES, Ataser Elektrik Üretim ve İnşaat AŞ'nin Kahramanmaraş'taki 8,90 MW kurulu gücündeki Çakmak 2 regülatörü ve HES, Gökçay Enerji Elektrik Üretim Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin Giresun ve Ordu illerindeki 6,36 MW kurulu gücündeki Derinçay HES, Enersu Enerji'nin Elazığ'da 4,861 MW kurulu gücünde Hisar regülatör ve HES üretim lisansı aldı.

Batı hattı resmi olarak sona erdi

Bu arada, Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ'nin (BOTAŞ) batı hattı ithalat lisansının da 1 Nisan 2012 tarihinden itibaren sona erdirilmesine ilişkin kararı da Resmi Gazete'de yayımlandı. Böylece söz konusu ithalat lisansı 1 Nisan'da resmen sonlanmış olacak.

Kaynak: http://www.sabah.com.tr/Ekonomi/2012/03/16/ruzgara-yatirimci-akini

Dursunbey'e Rüzgar Türbini

Dursunbey'e Rüzgar Türbini

Elfa Elektrik Üretim A.Ş., Balıkesir'in Dursunbey ilçesine 5 adet rüzgar türbini kuracak.

Elfa Elektrik Üretim A.Ş., Balıkesir'in Dursunbey ilçesine 5 adet rüzgar türbini kuracak. Dursunbey Belediyesinin destekleyeceği projenin diğer yatırımcı firmalara örnek olması bekleniyor.

Dursunbey'de son yıllarda gündeme gelmeye başlayan Rüzgar türbini hayalleri gerçek oluyor. Oldukça yüksek tepelere hakim olan Dursunbey'de çeşitli araştırmalar yapan Elfa Elektrik A.Ş., proje etütlerini tamamlayıp Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (EPDK) 21 Nisan 2011 belgeli izni ile 5 adet türbini Umurlar ve Kızılöz köylerindeki hakim tepelere kuracak. Geçtiğimiz bir yıldan bu yana yerel yöneticilerin bilgisi dahilinde Dursunbey'de araştırma yapan firma yetkilileri projeyi hayata geçirmek için harekete geçti. Bu kapsamda Elfa Elektrik Üretim AŞ. Dursunbey sınırları içerisinde bir adet rüzgar santrali projesinin hayata geçirilmesi ve Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin regülasyonlarına uyumlu olarak çevresel anlamdaki etkilerini tartışmak üzere Kızılöz Köy Kahvesi'nde kamu yetkilileri ve yerel halkın da katılımıyla projenin tüm teknik detayları ve muhtemel etkilerinin tartışılacağı bir toplantı düzenleneceği bildirildi. Firma yetkililerinden alınan bilgiye göre, Elfa Elektrik'e ait Umurlar Rüzgar Santrali projesinin Kurugedik Tepe, Ayıini Tepe, Uzunmezar Tepe, Sakarı Tepe ve Tuzla Tepe mevkilerinde hayata geçirilmesi planlanıyor. Proje sahasının büyük oranda Çevre ve Orman Bakanlığı mülkiyetinde olduğu, küçük bir kısmının ziraat alanı olduğu belirtildi. Saha üzerinde radar, herhangi bir tesis, imar, milli park gibi yapılanma ve planlama da bulunmuyor. Kurulacak Rüzgar Enerji Santrali'nin (RES), yerleşim alanı veya herhangi bir yapıdan etkilenebilecek bir özelliğinin bulunmadığı, sahalar ve çevresinin SİT kapsamında da olmadığı kaydedildi.

Dursunbey'e kurulması planlanan bu projenin ilçe ve bölge için büyük önem taşıdığı, gelecekte birçok firmanın elektrik üretimi için son derece uygun olan bölgedeki tepelerde RES projelerini uygulamasının beklendiği ifade edildi. - BALIKESİR

Kaynak: http://www.haberler.com/dursunbey-e-ruzgar-turbini-3443658-haberi/

Ağaoğlu ve VETAŞ Rüzgarda 21 MW Kapasite artışı için anlaştı

Ağaoğlu ve VETAŞ Rüzgarda 21 MW Kapasite artışı için anlaştı

Ağaoğlu Ve Vestas Rüzgar Enerjisinde 21 Mw'lık Kapasite Artışı İçin Anlaştı. Ağaoğlu ve Vestas şirketleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Murat Mercan ile Danimarka Krallığı Ticaret ve Yatırım Bakanı Pia Olsen Dyhr'ın katıldığı törenle iki santralde toplam 21 MW'lık kapasite artışı için anlaşma imzaladı. Ağaoğlu ve Vestas şirketleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Murat Mercan ile Danimarka Krallığı Ticaret ve Yatırım Bakanı Pia Olsen Dyhr'ın katıldığı törenle iki santralde toplam 21 MW'lık kapasite artışı için anlaşma imzaladı. 4 Eylül 2010 tarihinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından açılan 33 MW Kurulu gücündeki Mersin RES ile 2011'de devreye alınan 93 MW kapasiteli Bandırma Şah RES'te, toplam 21 MW'lık kapasite artışı yapılmasına yönelik anlaşma, 1 Mart 2012 Perşembe günü saat 16.00'da İstanbul Point Otel'de düzenlenen ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Murat Mercan ile Danimarka Krallığı Ticaret ve Yatırım Bakanı Pia Olsen Dyhr'ın da katıldığı törenle imzalandı. İmzalanan anlaşma ile Ağaoğlu Enerji Grubu'nun toplam kurulu gücü 147 MW'a yükselirken halihazırda yıllık toplam 504 milyon kWh olan elektrik üretim miktarı da 580 milyon kWh'e çıkmış olacak. Yılda 132 milyon kWh enerji üreten ve 33 MW kapasiteli Mersin RES'te 9 MW'lık kapasite artışı ile öngörülen yıllık üretim miktarı 166 milyon kWh olacak. 93 MW'lık Bandırma Şah RES'te ise 372 milyon kwh öngörülen yıllık üretim miktarı ise 12 MW'lık kurulu güç artışıyla 414 milyon kWh'e ulaşacak. Ayrıca bu iki tesis yılda 360 bin ton karbon emisyonunu engellemiş olacak.İmza Töreninde bir konuşma yapan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Murat Mercan, "2023 hedeflerimiz arasında enerji üretimimizi 500 milyar kWh'nin üzerine çıkarmak ve Avrupa standartlarında üretim yapmak var. Türkiye'de iki alanda çok ciddi potansiyel bulunuyor. Birincisi enerji üretimi. Bir diğeri ise enerji verimliliği. Her iki alanda da büyük fırsatlar bulunuyor. Türkiye'nin nüfusu ve başka etkenler düşünüldüğünde kısa vadede petrolden bağımsız bir enerji üretimi sözkonusu olamaz. Ancak yapılacak yatırımlarla kısa sürede yenilenebilir enerjinin toplam enerji üertimi içindeki payının çok artacağını öngörüyoruz" dedi. Törende görüşlerini paylaşan Danimarka Krallığı Ticaret ve Yatırım Bakanı Pia Olsen Dyhr ise "Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Sayın Murat Mercan ile birlikte Ağaoğlu-Vestas imza törenine şahit olmaktan dolayı onur duyuyorum. Devletler, temiz enerji alanında iddialı hedefler koymalılar. Bu hedeflerin gerçekleşmesinde firmaların yatırım yapmaları çok büyük önem taşıyor. Bugün atılan imzalar, temiz teknoloji alanında koyulan hedeflerin uygulanmasında önemli bir adımı temsil ediyor. Danimarka'nın geçen yıl açıkladığımız 2050 enerji stratejisi çerçevesinde, tüm enerji üretiminin yenilenebilir enerjiden sağlanması ve 2020 yılına kadar elektrik enerjisinin yarısının rüzgar enerjisinden elde edilmesi hedeflenmektedir. Bugün gerçekleştirilen toplantılarımız sonucunda, yenilenebilir enerji alanında Türkiye ve Danimarka işbirliğinin geliştirilmesi kapsamında önemli kararlar almış bulunmaktayız" dedi. YENİLENEBİLİR ENERJİYE 2.5 MİLYAR TL YATIRIM YOLDA Ağaoğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ağaoğlu ise konuşmasında yenilenebilir enerji yatırımları için 3 yılda 2.5 milyar TL bütçe ayırdıklarını belirtti. Ali Ağaoğlu, "Türkiye'nin bir numaralı sorunu cari açık. Cari açığın yarıdan fazlası ise enerjide dışa bağımlı olmamızdan kaynaklanıyor. Yerli ve yenilenebilir enerji yatırımları ile Türkiye'nin bu alandaki açığının giderilmesine katkıda bulunmayı hedefliyoruz. Bu yatırımlar için 3 yılda 2.5 milyar TL'lik bir bütçe ayırdık. Bu yatırımlarımızla ayrıca yılda 1.5 milyon ton karbon emisyonunun da önüne geçeceğiz" dedi. Ağaoğlu, ayrıca Türkiye'nin rüzgar enerjisinde toplam kurulu gücü olan 1.700 MW'ın yüzde 10'a yakın bir kısmına 2 yıl gibi kısa bir süre içerisinde eriştiklerini belirterek portföylerinde yer alan diğer santrallerin de devreye girmesiyle birlikte enerji üretimine çok ciddi bir katkı sağlayacaklarını ve hedeflerinin önümüzdeki 3 yılda, 600 MW rüzgar enerjisi olmak üzere, termik ve hidrolarla birlikte 1250 MW kurulu güce ulaşmak olduğunu da sözlerine ekledi.

Ali Ağaoğlu, imzalanan bu anlaşma ile hem iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin gelişmesine hem de Türkiye'nin elektrik üretimine önemli katkıda bulunduklarını ifade ederek, Danimarka'nın dev şirketlerinden Vestas'ın dünyada türbin üretiminde bir numara olduğunu ve temiz enerji üretiminde önemli bir oyuncu haline geldiğini söyleyen Ağaoğlu, Türkiye'nin ilave her megavata önemle ihtiyacı bulunduğunu vurguladı. Vestas adına bir konuşma yapan Vestas Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Afrika'dan sorumlu Başkan Yardımcısı Inigo Sabater Eizaguirre ise "Ağaoğlu Şirketler Grubu'nun Türkiye'de geliştirdiği ilk iki rüzgar projesi için 126 MW kapasiteye sahip türbinlerin kurulumunu gerçekleştirdik ve halihazırda bu türbinlerin bakımlarını sağlıyoruz. Bugün bu iki proje için 21 MW'lık kapasite artırımı anlaşmasını imzalamaktan ötürü memnuniyet duyuyoruz. Bu anlaşma, Ağaoğlu'nun Vestas'a olan güveninin açık bir göstergesidir. Ağaoğlu'nun temiz enerji üretimine yönelik hedeflerine ve rüzgar yatırımlarından maksimum seviyede kazanç sağlamalarına tam destek vermeye hazırız" dedi.

Kaynak: http://piyasanet.hurriyet.com.tr/haberler/Agaoglu-ve-VETAS-Ruzgarda-21-MW-Kapasite-arts-icin-anlast/?storyId=32133&goToHomePageParam=true&siteLanguage=en

Nordex obtains another order in Turkey

Tektug Elektrik to build 27.5 MW project with N100 turbines

Hamburg, 8. March 2012. The turbine manufacturer Nordex has received an order to supply and install the “Sincik” wind farm. The customer is the Tektug Elektrik Group, which specialises in sustainable energy projects and already operates several hydroelectric power stations. The wind farm will consist of eleven large N100/2500 turbines, which are especially designed for sites with medium wind speeds.

Nordex plans to start installation work in eastern Turkey as soon as autumn 2012. The wind farm is located at an altitude of 1500 metres on a mountain ridge near the city of Adiyaman. The average annual speed prevailing here is 6.9 m/s. Under these conditions the turbines are able to generate an annual yield of 60 GWh.



Nordex will be coordinating the local construction work through its Turkish subsidiary, which will later take charge of servicing the machines. In order to create as much local value added as possible, the turbine manufacturer will be procuring its towers from Ciltug A.S., a well known 40 year old hydro mechanical and electro mechanical equipment manufacturer, which belongs to the Tektug Group.



“This order is a major success in the growing Turkish market as this is the first wind project for Tektug Elektrik. And our new customer has ambitious plans to expand. In addition to this, our pilot project is located in the East of Anatolia. This also offers opportunities for follow-up projects,” says Ayhan Gök, Managing Director of Nordex Turkey.

Reference: http://www.nordex-online.com/en/news-press/news-detail.html?tx_ttnews[tt_news]=2266&tx_ttnews[backPid]=1&cHash=c3151ba3e0