Blog Archive

Saturday, May 5, 2012

Türk rüzgarı yabancının iştahını kabartıyor

16 Nisan 2012

Türk rüzgarı yabancının iştahını kabartıyor
Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkanı Mustafa Serdar Ataseven, Türkiye'nin Avrupa'nın en büyük rüzgar pazarına sahip olduğunu belirterek, “Avrupa'da rüzgar pazarının kapasitesi dolmuş durumda. Türkiye'deki 11 bin MW'lik proje stoku yabancıların iştahını kabartıyor” dedi.

TÜREB Başkanı Ataseven, yaptığı açıklamada, Türkiye'nin kısa süre önce başlattığı rüzgar enerjisi atılımının devam ettiğini belirterek, Ağaoğlu Grubu ile Çinli türbin üreticisi Sinovel arasında imzalanan türbin anlaşması sonucu kurulacak 600 MW'lık santrallerin bunun en son ayağı olduğunu söyledi.

Bugün itibariyle TEİAŞ tarafından yarışması sonuçlandırılmış 11 bin MW rüzgar projesi stokunun olduğunu bildiren Ataseven, şöyle konuştu:
“Sonuçlandırılmış 11 bin MW, bize 11 bin MW'lik trafo kapasitesinin de olduğunu gösteriyor.

Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü'nün rüzgar enerjisi belirleme çalışmalarına göre de ülkemizde toplamda 48 bin MW'lik tekno-ekonomik potansiyel var. Rüzgar enerjisi çalışmalarına 20-25 sene önce başlayan Avrupa'da rüzgar pazarının kapasitesi dolmuş durumda. Bundan dolayı Türkiye, Avrupa'nın en büyük rüzgar pazarı. 11 bin MW'lik proje stoku yabancıların iştahını kabartıyor.”

Rüzgarda Yol Haritası Projesi hazırlanıyor

Ataseven, Türkiye rüzgar enerjisi sektörünün tüm cazibesine rağmen uluslararası gelişmelere paralel olarak yeni düzenlemelere ihtiyaç duyduğunu belirterek, “Bugünkü düzenleme ve piyasa şartlarıyla rüzgar enerjisinde 2023 hedefine ulaşılamayacağını sektör paydaşları da bürokratlar da biliyor. 2023 hedefi olan 20 bin MW'yi tutturabilmek için 1 yıldır 50 kişiden oluşan uzman ekiple Türkiye Rüzgar Enerjisi Yol Haritası Projesi'nin üzerinde çalışıyoruz. Sona yaklaştığımız bu projeyle sektör aktörlerinin ne yapması gerektiğine cevap aradık” diye konuştu.

“Garanti fiyat ortalama fiyata yakın olsun”

Elektrik fiyatlarına geçtiğimiz ay sonunda ortalama yüzde 8,1 oranında zam yapıldığını anımsatan Ataseven, zammın sanıldığı gibi rüzgardan elektrik üreten yatırımcının çok fazla işine yaramadığını söyledi.

Rüzgardan enerji üretenlerin hava tahminlerindeki hesaplanamayan durumlar nedeniyle gün öncesi sistemi yerine daha az kazançlı ama risksiz olan 7,3 dolar sentlik sabit fiyattan üretimini gerçekleştirdiğini dile getiren Ataseven, gün öncesi sisteminde bildirdiği miktarı üretemeyen yatırımcının cezalı duruma düştüğünü vurguladı.

Ataseven, 7,3 dolar sentlik sabit fiyatın yıl içerisinde 3 bin 500 saat civarında çalışan santraller için karlılığının balık sırtı olduğunu belirterek, “Avrupa'daki rüzgar santralleri 2 bin-2 bin 500 saat çalışmasına karşın destekleniyor. Sektör olarak talebimiz garanti fiyatın ortalama elektrik fiyatına yakın olması” dedi.



Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/20355734.asp

Kibrisa Rüzgar enerjisi geliyor

Kibrista Rüzgar enerjisi geliyor
Bakan Atun, Elektrik Mühendisleri Odası’na yazda ihaleye çıkacaklarını söyledi

Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun, yaz aylarında rüzgar enerjisiyle elektrik üretimi konusunda ihaleye çıkılacağını bildirdi.
Osman Eminel başkalığındaki Kıbrıs Türk Elektrik Mühendisleri Odası’nın yeni yönetim kurulunu kabul eden Atun ayrıca, elektrik üretiminde güneş enerjisinin kullanımının serbest üretici noktasında teşvik etmeye yönelik düzenleme yapma yönüne gidileceğini kaydetti.
Sunat Atun, yenilenebilir enerji konusunda 2 yıldır yoğun uğraş verildiğini, bu konuda meclise gönderilen yasanın tüzüklerinin hazırlanmasına yönelik çalışmanın beş aydan beri devam ettiğini söyledi.
Atun, tüzüklerin hazırlanmasında Elektrik Mühendisleri Odası’nın katkısını beklediklerini odanın görüşünün önemli olduğunu kaydetti.
Sunat Atun, ülkede üretilen elektrik enerjisi kaynaklarının neredeyse yüzde yüzünün katı yakıtla üretildiğini hatırlatarak, bu durumun ekonomiyi riske attığını, akaryakıt fiyatlarında son üç buçuk yıldır düzenli artış olduğuna dikkat çekti.
“Akaryakıtta düzenli fiyat artışı ekonomimizi, tüketimimizi ve insanlarımızın da alım gücünü ve haliyle elektrik fiyatlarını da olumsuz etkiliyor” diyen Atun, elektrik üretiminde kullanılan fuel-oil fiyatındaki artışa karşın, üretilen elektriğin maliyetin altında satılması durumuyla karşı karşıya kalındığını söyledi.

KIB-TEK’in görev zararı
Sunat Atun, üretim maliyetinin altında satılan elektrik nedeniyle Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu’nun “görev zararı” yaptığına işaret ederek, vatandaş ve ekonominin daha da olumsuz etkilenmemesi için bu durumun karşısına geçilmesinin zorunluluk olduğunu kaydetti.
Atun, yaz aylarında rüzgar enerjisiyle elektrik üretimi konusunda ihaleye çıkılması; güneş enerjisinde ise teşvik yoluna gidilmesinin sisteme olumlu katkısı olacağını belirterek, “Bu durum, hane halkının üretmiş olduğu enerjinin kullanım fazlasını şebekeye satmasına imkan verecektir” dedi.
Sunat Atun, bütün bu çalışmaların yapılabilmesi ve gerekli teşvikin yapılabilmesi amacıyla 2 milyon TL kaynak yaratıldığını söyledi.
EMO Başkanı Osman Eminel ise yaptığı konuşmada, amaçlarının Bakanlıkla yapılabilecek ortak çalışmalarla ilgili olarak görüş alışverişinde bulunmak olduğunu söyledi.
Eminel, Yenilenebilir Enerji Ve Enerji Verimliliği Yasası’nın gurur duydukları bir yasa olduğunu belirterek, yasanın tüzüklerine katkı koymada üzerlerine düşen görevi yapacaklarını kaydetti.


Kaynak : http://www.kibrisgazetesi.com/popup.php/cat/2/news/139270/PageName/Ic_Haberler

Tuesday, April 10, 2012

IYTE RÜZGAR ENERJİSİ TEKNOLOJİLERİ KURSU


RÜZGAR ENERJİSİ TEKNOLOJİLERİ KURSU

11-13 Haziran 2012

Radisson Blu Resort& Spa-Çeşme, İzmir


İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü-Gotland Üniversitesi,İsveç işbirliği ve Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) desteği ile  düzenlenen “RÜZGAR ENERJİSİ TEKNOLOJİLERİ KURSU” 11-13 Haziran 2012 tarihlerinde Radisson Blu Resort& Spa-Çeşme’de gerçekleştirilecektir.

Gotland Üniversitesi “Wind Power Project Management Programı” ve Danimarka Teknik Üniversitesi “Wind Energy Programı”ndan eğitmenlerin verecekleri kurs; rüzgar enerjisi projesi geliştirmek, yatırımlardaki projelerin yönetimi  ve çalışmakta olan santralların doğru işletilmesi için gerekli olan temel bilgileri disiplinlerarası bir öğrenme ortamında sunacaktır.

Kurs kapsamında;  rüzgar türbini teknolojileri, türbin elektrik ve mekanik sistemleri, aerodinamik, saha belirleme, meteoroloji, ölçüm, değerlendirme, kapasite belirleme metodları ve simülasyonlar, saha optimizasyonu, fizibilite, proje yönetimi, enterkonnekte sisteme bağlantı, regülasyon, dengeleme, elektrik ve mekanik sistem tasarımının güç üretimine ve enterkonnekte sisteme olan etkileri, santral yerleşimi ve yerleşimi etkileyen parametrelerin (topoğrafik, çevresel, yasal, ekonomik) incelenmesi konuları 3 günlük yoğun bir program dahilinde katılımcılara aktarılacaktır.

Rüzgar enerjisi yatırımcıları, santral işletmecileri, rüzgar enerjisi sektöründe çalışan makina, elektrik-elektronik, inşaat mühendisleri, proje mühendisleri, tedarikçiler, rüzgar santralı bileşenlerinin üreticileri ve bu sektörde çalışan mühendisler ile yöneticiler ve danışmanların faydalanacağı kursa ilişkin detaylı bilgi http://windenergy.iyte.edu.tr adresinden edinilebilir.


Katılım 25 kişi ile sınırlandırılmıştır.

Tüm ilgilileri kursumuza katılmaya davet ediyorum.

Dünyayı kurtarmak için yenilenebilir enerji şart

Sındır: Dünyayı kurtarmak için yenilenebilir enerji şart

 Bornova Belediye Başkanı Prof. Dr. Kamil Okyay Sındır, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı konusunda halkı bilinçlendirmek için tüm imkanlarını kullandıklarını belirterek, “Böyle devam ederse dünyamız 20 yıl sonra bugünkü halinden çok daha kötü durumda olacak. Ancak yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelerek kötü gidişi durdurabiliriz” dedi.

Avrupa’nın en büyük yerel yönetim organizasyonları arasında yer alan Enerji Kentleri Ağı (Energycities) içinde yürütülen Belediye Başkanları Sözleşmesi’ne (Covenan Of Mayors) imza atan Bornova Belediyesi, 2020 yılına kadar karbondioksit (CO2) salınımını yüzde 20 oranında düşürmeyi taahhüt etti. Bu sözün gereklerini yerine getiren Bornova Belediyesi çevre değerlerinin korunması konusunda öncülük ediyor. Bu anlayışla Bornova Belediyesi’nin KALDER işbirliğiyle düzenlediği 8. Temiz Çevre Günleri Toplantısı’nda, ‘yenilenebilir enerji’ konunun uzmanları tarafından ele alındı. Bilim adamlarının yenilenebilir enerji ve karbon ayak izi konusunda sunumlar yaptığı toplantıda, çevreyi korumanın yolları anlatıldı.

Temiz Çevre Günleri toplantısında yerel yönetimlerin yenilenebilir enerji kaynakları konusunda halkı bilinçlendirmesi ve bu konuda öncü olması gerektiğini dile getiren Bornova Belediye Başkanı Prof. Dr. Kamil Okyay Sındır, “Dünyamızı kurtarmak için hala umudumuz var. Ancak çevreyi ve doğayı kirletmeye devam edersek onu kaybederiz. Önlem alırsak bu kirlenme duraksar. Bunun için yerel yönetimlerin de halkı bilinçlendirmede öncü olması gerekiyor” dedi.
Ekonomik kaygıların ekolojik kaygıların önüne asla geçmemesi gerektiğini vurgulayan Başkan Sındır, sürdürülebilir yaşam konusunda devletin ve kurumların yapması gereken işler olduğunu belirterek, “Fosil yakıtlardan vazgeçilmeli. Rüzgar, güneş, ve jeotermal enerjilerin kullanımı yaygınlaştırılmalı. Kyoto Protokolü derhal imzalanmalı. Sanayide çöp teknolojilerinden vazgeçmeli ve daha az enerji harcayan teknolojiler kullanılmalı. Ormanlar ise her geçen gün arttırılmalı. Çünkü başka bir dünya yok.”

Başkan Sındır, şunları söyledi: “Daha yaşanılabilir bir çevre yaratmak için tüketim tercihlerimize dikkat edelim. Elektrikli ev aletlerimizi az elektrik tüketen A sınıfı cinsinden alalım. Gereksiz ışıkları kapatalım. Tasarruflu ampuller kullanalım. Daha çok toplu taşım araçlarını tercih edelim. Merkezi ısıtma sistemlerini kullanalım.”

Türkiye’de tüketilen enerjinin %75’inin fosil kaynaklı enerjiden sağlandığını belirten Demirer Holding Enerji Koordinatörü Ahmet Araçman, “Artık insan iklimi, iklim de insanı kötü bir şekilde etkilemektedir. Avrupa Birliği’ne girme çalışmaları yaptığımız ve uyum kanunları hazırladığımız bu süreçte rüzgar enerji santrallerine Türkiye olarak gereken önemi vermeliyiz. Rüzgar enerjisi kullanan toplumlar; kendileri, çocukları, torunları ve gelecek nesiller için temiz ve sağlıklı bir çevre sağlamaktadır. Ülkemizde şu ana kadar kurulmuş olan Rüzgar Elektrik Santralleri (RES) yaklaşık 1770 MW, 2012 de kurulacak olan RES’ler yaklaşık 135 MW. Bunun sonucunda Türkiye’de toplam 1900 MW’lık Rüzgar Enerji Santralı kurulumu ile yılda yaklaşık 6 milyar kWh elektrik üretilecek. Türkiye’nin ise elektrik üretimi yılda yaklaşık 225 milyar kWh’dir. Rüzgar enerjisi, diğer enerji türlerini destekleyerek doğal kaynakların tüketilmesini geciktirecek ve yeni teknolojilerin gelişmesi için zaman sağlayacaktır ” diye konuştu.
Türkiye’nin yıllık 1.5 milyon metrekareyi aşan kurulum kapasitesi ile güneş ısıl sektöründe dünyada Çin’den sonra ikinci sırada geldiğini belirten Ege Üniversitesi Güneş Enerjisi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Günnur Koçar, “Türkiye’de 100’ün üzerinde güneş ısıl üreticisi bulunuyor. Yıllık 315 bin metrekare toplayıcı ihracatı yapılıyor Türkiye, Foto Voltaik (Güneş enerjisinden elektrik üretme) güç sistemlerinde, 1400-2000 kWh/m2 toplam ışıtım ve 1050-1500 kWh yıllık elektrik enerji hasadı potansiyeline sahiptir. Türkiye’de foto voltaik kurulu güç kapasitesi yaklaşık 7 MW’tır. Türkiye elinde bulunan potansiyeli daha fazla değerlendirmelidir” diye konuştu.

2023 yılı için elektrik üretiminin en az %30’unun hidroelektrik, rüzgâr, jeotermal ve güneş gibi yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanmasının hedeflendiğini ifade eden Beykent Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Pınar Bal da, “Ülkemizde Teknik ve hidrolik potansiyelimizin tamamı değerlendirilecek, rüzgarda 20.000 MW ve jeotermalde 600 MW elektrik üretim kapasitesine ulaşılacaktır. Güneş enerjisinden elektrik enerjisi elde edilmesi özendirilecektir. Enerji sektöründe 2020 yılına kadar referans senaryoya göre %7 karbon dioksit sınırlaması potansiyeli hedeflenmektedir. Türkiye’de şirketler hala konuya sadece sosyal sorumluluk kapsamında yaklaşıyor. Halbuki, durum değişti. 2020’de piyasada mevcut başarılı bir aktör olabilmek için şimdiden harekete geçmeleri gerekiyor. Yenilenebilir enerji küresel ölçekte uygulanması gereken zorunlu bir politika haline geliyor ve dünya bu yönde ilerliyor” dedi.
      

Ağaoğlu, rüzgarı neden satıyor?

Ağaoğlu, rüzgarı neden satıyor?
 

Ali Ağaoğlu, enerjide agresif büyüme peşindeyken neden aniden satışa çıkardı
 
03 Nisan 2012 Salı 14:30 

 
Ağaoğlu markasıyla konutlar üreten Ali Ağaoğlu, enerji sektöründe hızlı büyüyordu. Ağaoğlu geç girdiği enerji işinde sektörün önde gelen firmaları arasına girmişti. Ancak ani bir kararla 147 MW'lık rüzgâr santrali portföyünü satacağını açıkladı.
Hatırlanacağı gibi Ağaoğlu, 2010 yılında 250 milyon TL’lik yatırımla Balıkesir’deki Şah Rüzgar Enerji santralini devreye sokmuştu. Ali Ağaoğlu, Gökçeada ve Tatlıpınar RES (Rüzgar Enerjisi Santrali) ihalelerine girerek en uygun teklifi vermişti. Balıkesir Edincik’te de rüzgar enerjisine dönük bir yatırım planlıyordu.

Ancak Ağaoğlu'nun rüzgâr santrallerini satacağı haberi gündeme bomba gibi düştü. Kulağımıza gelen bilgilere göre Ağaoğlu rüzgar işinden çok zarar etmiş. İstediği karlılığa bir türlü ulaşamamış. Bunun üzerine satmaya karar vermiş.
Ağaoğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ağaoğlu, "Satışa çıkardığımız toplam 147 MW'lık rüzgâr santrali portföyü için 9 teklif aldık. Nisan ayı içinde teklif sahipleriyle yüzyüze yapacağımız görüşme ve değerlendirmelerin ardından karar vermeyi düşünüyoruz" diyor.

BÜROKRASİDEN ÇOK ŞİKAYETÇİ

Ali Ağaoğlu'nun Mersin Mut'taki rüzgar santralini 2010 yılında Başbakan Erdoğan açmıştı. Ağaoğlu, törende EPDK Başkanı Köktaş'ı Başbakan Erdoğan'a şikayet etmişti. Ağaoğlu,  tören sonrası patronlardunyasi.com'a yaptığı açıklamada 3 yıldır EPDK'da 1 Milyar Dolarlık rüzgar enerjisi için teminat mektubunun beklediğini belirterek, "Bize ne evet ne de hayır diyorlar. 3 yıldır proje bekletilir mi? Her sene teminat mektupları için bankalara dünya kadar komisyon ödüyoruz. EPDK artık yatırımcıyı daha fazla bekletmesin karar versin" diye konuşmuştu.

Kaynak:http://www.patronlardunyasi.com/haber/Agaoglu-ruzgari-neden-satiyor/124294

Saturday, March 31, 2012

Rüzgar enerjisi ölçümlerinde sorumluluk Meteoroloji'de

Rüzgar enerjisi ölçümlerinde sorumluluk Meteoroloji'de

AA   -   31.03.2012 - 09:44

Rüzgar enerjisine dayalı lisans başvuruları öncesinde yapılan ölçümlere ilişkin düzenleme ve gerekli izinler Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) tarafından verilecek.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK), Rüzgar ve Güneş Enerjisine Dayalı Lisans Başvurularına İlişkin Ölçüm Standardı Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Tebliği, Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Tebliğin ''tanımlar'' başlıklı 3'üncü maddesine ''Meteoroloji Genel Müdürlüğü'' tanımı eklendi.

Tebliğin ''rüzgar ölçümlerine ilişkin yükümlülük'' başlıklı 4'üncü maddesinde yapılan düzenlemeye göre, ölçüm yapılacak sahada ölçüm istasyonunun kurulması için gerekli olan, sahaya ilişkin izinlerin alınması tüzel kişinin sorumluluğunda olacak. Bu izinler, MGM'ye başvuru yapılmadan önce ilgili tüzel kişi tarafından alınacak ve başvuru dosyasına eklenecek.

Aynı sahada birden fazla ölçüm istasyonu kurulmasının talep edilmesi durumunda, ölçüm istasyonlarının birbirini etkilememesi yönündeki düzenleme MGM tarafından yapılacak. Yapılan ölçümler, ölçüm verileri üzerinde değişikliğe sebep olacak herhangi bir müdahale olmaksızın çevrimiçi olarak MGM'ye iletilecek. Veri iletimi, günün belli bir saatinde veri kayıt cihazı tarafından MGM'nin belirleyeceği e-posta adresine veya terminale otomatik olarak gönderilecek.

Kaynak: http://zaman.com.tr/haber.do?haberno=1266663&title=ruzgar-enerjisi-olcumlerinde-sorumluluk-meteorolojide

Yenilenebilir enerjide üçlü ortaklık

Yenilenebilir enerjide üçlü ortaklık
Türkiye’de yenilenebilir enerji sektöründe aktif olan müşterilere tam kapsamlı ve entegre hizmet vermek için iş birliği yapan Deloitte, 3E ve ELC, bu alandaki riskleri en aza indirmeyi hedefliyor.
Yazının Devamı

2023 yılı itibarıyla 20.000 MW rüzgar kurulu gücüne ulaşmayı hedefleyen Türkiye’de bu hedefe ulaşmayı teminen yapılacak rüzgar enerjisi santrali yatırımlarının finansal, yasal, teknik, sosyal ve çevresel risklerinin minimize edilmesi kritik görülüyor. Deloitte, 3E ve ELC, rüzgar enerjisine yatırım yapan, bu alanda proje geliştiren müşterilerinin risklerini azaltmak üzere entegre ve kapsamlı bir hizmet paketi sunmayı amaçlıyor.

Üç firma tarafından rüzgar enerjisi yatırımlarının riskler açısından daha güvenli ve verimli olabilmesini teminen teknik ve finansal fizibiliteden türbin seçimi ve sosyal etki değerlendirmeye, vergi durum değerlendirmesinden üçüncü taraf doğrulama hizmetlerine, rüzgar ölçümleri ve micrositingden türbin kontratlarının yapılandırılmasına dek çok geniş bir yelpazede danışmanlık hizmetlerini sunuluyor.

Kaynak: http://www.haberortak.com/Haber/Enerji/31032012/Yenilenebilir-enerjide-uclu-ortaklik.php

Thursday, March 29, 2012

Hummer'ı giydiren TPI Türkiye'de rüzgâra geldi

Hummer'ı giydiren TPI Türkiye'de rüzgâra geldi


Hummer ciplerine kompozit giydiren ABD'li TPI, rüzgâr yatırımına geldi. Alke İnşaat ile ortak olan Arizonalı TPI, İzmir'de üreteceği rüzgâr kanatlarını dünyaya satacak.

Türkiye'deki yenilenebilir enerji potansiyeli yabancıların ilgisini çekmeye devam ediyor. Pazarın 2015'te 10 bin, 2023'te ise 20 bin MW'lık bir kapasiteye ulaşması yerli firmaları yatırıma, yabancıyı ise ekipman üretimine yöneltti. Türk firmalarının yenilenebilir enerjiye milyarlarca dolarlık yatırım yapacağını açıklaması, rüzgâr santrali üretimlerinin de önünü açtı. ABD'nin en büyük rüzgâr enerjisi ekipmanları üreticilerinden TPI Composites, İzmir'e üretime geldi.

İLK KEZ ÜRETİLİYOR

Alke inşaat ile işbirliği anlaşması imzalayan ABD'li şirket, TPI Kompozit Kanat Sanayi adlı bir firma kurdu. İzmir'de 33 bin metrekarelik tesisten bölge ülkelerine de ihracat gerçekleştirilecek. Alke'nin 2008'de rüzgâr santrali kulesi üretmeye başladığını kaydeden Alke İnşaat Yönetim Kurulu Üyesi ve Finans Koordinatörü Ayhan Kemaloğlu, "Türkiye'de bir ilk olan rüzgâr kanadı tesisinde ilk planda 350 kişi çalışacak. Önümüzdeki yıllarda gelen siparişlerle hem üretim alanı genişleyecek hem de istihdam artırılacak. 2014 yılına kadar 600 kişiye iş imkanı yaratmak istiyoruz" dedi. Rüzgâr kanadı üretiminin Türkiye'de ilk kez gerçekleştirileceğini anlatan Kemaloğlu, "Üretimimiz, ithalat bağımlılığının da önüne geçecek" diye konuştu. TPI Composites CEO'su Steve Lockard, Türkiye'deki tesisle uzun yıllardır müşterisi olan firmalara ürün sağlanacağını belirtti. Lockard, "Doğu Avrupa ve Kuzey Afrika için Türkiye mükemmel bir noktada yer alıyor" diye konuştu.

Dev aracı 420 kilo zayıflattı

2 bin 500'den fazla çalışanı olan TPI, ABD ordusuna taktik araçların kaplamalarını üretiyor. Ticari olarak Hummer adıyla bilinen askeri ciplerin dış kabinlerini yapan TPI sayesinde yeni zırh olarak kullanılan kompozit ile 2.3 ton boş ağırlıklı araç 420 kilo hafifledi.

Kaynak: http://www.sabah.com.tr/Ekonomi/2012/03/26/hummeri-giydiren-tpi-turkiyede-ruzgra-geldi

1 adet rüzgar türbini olana elektrik bedava


7 bin dolar ödeyerek 1 adet rüzgar türbini alan 20 yıl elektrik faturası ödemeyecek.


Alıcısına elektrik faturası ödetmemek için 40 proje harekete geçti

‘Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik’e ilişkin esaslar 2 hafta önce belirlendi; ev ve fabrikalar, elektrik üretip fazlasını devlete satmak için harekete geçti. Türkiye’nin ilk yerli rüzgar türbini üreticisi Soyutwind, 1 haftada 26 sanayi şirketinden talep aldı, 40 konut projesiyle görüşmelere başladı. Sitelerde ‘toplu alım’ fırsatı sunan yeni yönetmeliğe göre, 100 daireli bir site, ortak alacağı 1 adet rüzgar türbinine daire başına 7 bin dolar ödeyerek 20 yıl elektrik faturası ödememe imkanına sahip olacak.

Türkiye’de Yenilenebilir Enerji Kanunu’nun 2005 yılında yürürlüğe girmesiyle gündeme gelen ‘lisanssız’ yani konut ve sanayi alanında 500 kw’a kadar enerji üreterek fazlasını devlete satmaya olanak veren ‘Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik’, 2 hafta önce usül ve esasların belirlenmesiyle kesin olarak yürürlüğe girdi. Bu gelişme, hem sanayi şirketlerini hem de konut projeleri yürüten inşaat şirketlerini “Elektriği kendimiz nasıl üretiriz?” arayışına yöneltti. Türkiye’nin ilk ve tek yerli rüzgar türbini üreticisi SoyutWind’in Genel Müdürü Serhat Ay, “1 haftada 26 sanayi şirketinden talep aldık. 23’ü İstanbul’da olmak üzere İzmir, Bodrum ve Marmaris’te de toplam 40 konut projesiyle de görüşüyoruz” açıklamasını yaptı.

Temmuz 2011’de çıkan yönetmelikle ilgili yeni esasların, sitelere ‘toplu rüzgar türbini alımı’ imkanı getirdiğine dikkat çeken Ay, “Saatte 500 kw’lik kapasite, bir evin tüm elektrik ihtiyacını karşılıyor. Örneğin 100 daireli bir site için 1 adet 500 kw/saat kapasiteli türbin yeterli oluyor. 500 kW’lık bir türbinin anahtar teslimi maliyeti 700 bin dolarla 750 bin dolar arasında değişiyor. 100 daireli bir sitede daire başına böylece 7 bin dolar sadece bir defaya mahsus olarak ödeniyor” diye konuştu. Ay, 20 yıl ekonomik ömrü olan sistemin kendini 4-5 yılda amorti ettiğini kaydetti.

Önce bağlantı izni şart

Rüzgar türbini kurulmasını isteyen bir site yönetiminin atması gereken ilk adımın ilgili sitenin sisteme ‘bağlantı izni’ almak için bölgedeki enerji dağıtım firmasına bir dilekçe yazması olduğunu anlatan Ay, “Dağıtım firması bu dilekçeyi TEDAŞ’a sunacak ve Bakanlık 1 ay içinde durumu inceleyerek bağlantı noktası için en uygun trafo merkezini belirleyecek” dedi. Sanayi tesisleri için de aynı yolun izlendiğini belirten Ay, “Şebekeyi engellememesi için trafo kapasitelerinin yüzde 30’una kadar yenilenebilir enerji bağlantısı verilebiliyor. Bu kapasite dolduğunda türbin isteyen site ya da şirket, izin için sıraya giriyor ya da başka bir trafo için anlaşmayı bekliyor” diye konuştu.

Üretilen enerjinin fazlası devlete nasıl satılacak?

- Lisanssız elektrik üretiminde üst sınır 500 kW. Bu kapasitenin üzerinde elektrik gideri olan site, fabrika ya da turizm tesisleri ihtiyaçlarının kalan kısmını şehir şebekesinden karşılayabilecek. İhtiyacından fazlasını ise devlete satarak gelir elde edecek.

- Konutlar veya sanayi tesisleri, rüzgar türbiniyle elde ettikleri elektriği, ‘bankaya para yatırır’ gibi şebekede kendileri için ayrılan havuza verecek. 1 ay boyunca da oraya yatırdığı yani ürettiği elektriği çekecek.

- Ay sonunda dağıtım firması, sistemle ilgili özel sayaca bakarak mahsuplaşacak. Kişiler ürettiklerinden fazlasını kullanmışlarsa, şebekeden çektikleri elektriğin bedelini dağıtım şirketine ödeyecek.

- Eğer üretilenden daha az elektrik kullanılmışsa, o fazla elektriğin bedelini dağıtım şirketi, kişi ya da kurumların hesabına yatıracak. Böylece üretilen enerjinin fazlası devlete satılmış olacak.

- Yönetmelikte yerli rüzgar türbini kullanımı teşvik ediliyor. Üretilen fazla enerji, eğer rüzgar türbini ‘yerliyse’, devlete yüzde 50 daha yüksek fiyattan, 11 cent/kW’ten satılacak.

Çanakkale, Gelibolu, Balıkesir, Bandırma, Bursa, İskenderun, Çatalca, Silivri, Tekirdağ, Edirne, İzmir, Aydın, Manisa ve Kahramanmaraş, rüzgar potansiyeli açısından ilk sıralarda yer alıyor. Rüzgar türbiniyle ilgili olarak ise Kalkınma Bankası ve Şekerbank’ın 10 yıla varan kredileri mevcut. Türkiye Sürdürülebilir Enerji Finansmanı Programı da (TURSEFF) bu alanda düşük maliyetli kredi veriyor.

Lisanslı üreticiler de pazara girebilir

Türkiye’nin ilk ve tek yerli rüzgar türbini üreticisi SoyutWind, 12 yıldır Ankara Temelli’de bulunan fabrikasında 1, 3, 5, 10, 20, 30, 50, 100, 200, 250 ve 500 kW’lık rüzgar türbinleri üretiyor. 15 bin metrekare kapalı, 120 bin metrekare açık alana sahip fabrika yılda 80 MW’lik türbin üretme kapasitesine sahip. Şirket komple rüzgar türbini, kule, kanat ve makine dairesi imalatı gerçekleştiriyor. Soyutwind olarak Türkiye’de bu alanda en yüksek kapasiteyle üretim ve kurulum yapan şirket olduklarını belirten Serhat Ay, “Biz Dünya Bankası ve Birleşmiş Milletler projeleri kapsamında Afrika gibi elektriğin gitmediği yerler için rüzgar türbini ürettik. Şu anda 30-50 kilowatlık türbinler kuran 4-5 firma var. 2-3 yıl içinde oluşacak yeni pazar, bu alanda da yeni firmaların çoğalmasına neden olacak. 500 kilowatt üstü lisanslı üretici şirketler de bu pazara girebilir” diye konuştu.

Türbinler evlerin yanına konulmayabilir

Kanatlarıyla 75 metre yüksekliğinde, yani 25-30 katlı bir bina kadar büyük olan rüzgar türbinlerinin sitenin yanına ya da yakınına konulması gerekli görülmüyor. Türbinlerin, ilgili bölge dağıtım şirketi sınırları içerisinde olması yeterli. Örneğin, Kozyatağı’nda bir projede, türbinler için dağıtım şirketinin sınırlarını aşmadığı için Poyrazköy seçilebiliyor.

Nihal Yuvacan/Vatan


Kaynak: http://www.patronlardunyasi.com/haber/1-adet-ruzgar-turbini-olana-elektrik-bedava/123941

Friday, March 16, 2012

Windenergie: Türkei überholt Österreich

Windenergie: Türkei überholt Österreich

Die Stromproduktion durch Windenergie ist in der Türkei 2011 um 36 Prozent gestiegen. Damit überholt das Land am Bosporus nicht nur Irland sondern auch Österreich.


Nie zuvor wurde die Kapazität erneuerbarer Energie in Europa stärker ausgebaut als im Jahr 2011. 31 Prozent der EU-Gesamtenergiekapazität stammen inzwischen aus erneubaren Quellen. Dabei spielt Windkraft eine bedeutende Rolle. So werden mehr als zehn Prozent der Energiekapazität von Windrädern gestellt.

Laut Angaben des Europäischen Windenergie-Verbandes (EWEA) investierten die Europäer im vergangenem Jahr 13 Milliarden Euro in den Ausbau der Windenergie. Damit konnte die Gesamtkapazität auf 96.600 Megawatt gesteigert werden. Fast so viel wie China und USA zusammen.

Türkei holt auf

Den Spitzenplatz in Europa hält Deutschland mit 29.060 Windkraft-Megawatt, gefolgt von Spanien mit 21.674 Megawatt und Frankreich mit 6.800 Megawatt. Einer der Aufsteiger des Jahres in Sachen Windenergie ist die Türkei. Dort ist die Stromproduktion durch Windräder im vergangenen Jahr um 36 Prozent gestiegen. Die Stromproduktionkapazität konnte auf 1.799 Megawatt gesteigert werden. Zum Vergleich: Ende 2010 lag man erst bei 1.329 Megawatt.

Mit dieser Windkraftinitiative konnte die Türkei nicht nur Irland (1.631 MW) überholen, sondern auch Österreich (1.084 MW) toppen. Auch im gesamten Europavergleich braucht sich die Türkei nicht verstecken: Sie beglegt mit ihrem Windkraft-Engagement Platz zehn.

Windenergie boomt in Rumänien

Starke Winde und kräftige staatliche Förderprogramme machen auch Rumänien zum Windenergie-Vorzeigeland. Schon 2008 hat die Regierung in Bukarest ein Gesetz für die Förderung der Erneuerbaren Energien festgelegt und im rumänischen Staatsanzeiger veröffentlicht. Die Bemühungen haben sich gelohnt: 2010 gab es eine installierte Windkraft-Kapazität von weniger als 500 Megawatt, 2011 waren es bereits knapp 1.000 Megawatt.

Quelle: http://www.wirtschaftsblatt.at/home/schwerpunkt/greeneconomy/windenergie-tuerkei-ueberholt-oesterreich-510283/index.do?_vl_pos=r.3.NT


Wind energy in Turkey:Siemens wins 50 MW wind farm

Wind energy in Turkey:Siemens wins 50 MW wind farm
march 15, 2012

Siemens has been awarded a contract to deliver 22 wind turbines of the SWT-2.3-108 type for the onshore wind power project Dinar in Turkey.

Wind energy in Turkey:Siemens wins 50 MW wind farm

The customer is Olgu Enerji Uretim. Each wind turbine has an output of 2.3MW, a rotor diameter of 108 meters and will be installed on 80 meter hub height steel towers.

The scope of supply for this wind farm includes the delivery, installation and commissioning as well as a five year service contract. The Dinar wind power project will be located outside Afyon City, in South Western Turkey. Installation of the project will begin in Fall 2012, while commissioning shall be finalised in early 2013.

Reference: http://www.evwind.es/noticias.php?id_not=17175

Ruzgara Yatirimci Akini

Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu, elektrik piyasasında 28 elektrik üretim lisansı verdi.
EPDK'nın Resmi Gazete'de yayımlanan duyurularına göre, Kurul, 1 Şubat, 9 Şubat, 15 Şubat ve 23 Şubat tarihli kararlarıyla, elektrik piyasasına yönelik 28 firmaya üretim lisansı verdi.

Buna göre, Kurul, Evrencik Rüzgar Enerjisinden Elektrik Üretim Limited Şirketi'nin Kırklareli Vize ilçesinde kurmayı planladığı 120 MW kurulu gücündeki Evrencik RES, Rüzgar Elektrik Üretim Limited Şirketi'nin Muğla'nın Bodrum ilçesinde kurmayı planladığı 11,2 MW gücündeki Geriş RES, ve Bahar Enerji Elektrik Üretim Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin Çanakkale'nin Gelibolu ilçesinde kurmayı planladığı 5 MW kurulu gücündeki G RES için 49'ar yıllığına, Garet Enerji Üretim ve Ticaret Anonim Şirketinin Manisa'nın Akhisar ilçesinde kurmayı planladığı 35 MW kurulu Gökres-2 RES için 35 yıllığına üretim lisansı verdi.

Öte yandan Kurul, Briza Rüzgar Elektrik'in kurmayı planladığı 50 MW kurulu gücünde Kavaklı RES, Geres Elektrik'in Manisa'daki 27 MW kurulu gücünde Geres RES, Berges Elektrik'in 70 MW kurulu gücünde Bergres RES, Rüzgar Elektrik'in Muğla'daki 15 MW kurulu gücündeki Akyar RES, Vento Elektrik'in İzmir'deki 25 MW kurulu gücündeki Bergama RES, Barkan Enerjinin Balıkesir'de 55 MW kurulu gücündeki Şapdağı RES, Yeni Belen Enerjinin Hatay'da 27 MW kurulu gücündeki Şenbük RES, Akgün Enerjinin Erzincan'da 16,785 MW kurulu gücündeki Bedirdüzü-1 HES, Galata Wind Enerjinin Balıkesir'de 125 MW kurulu gücündeki Tatlıpınar RES, Çanres Elektrik'in Çanakkale'deki 33 MW kurulu gücündeki Şadıllı RES, Paşa Enerji'nin İstanbul'da 8 MW kurulu gücündeki Mahmut Şevket Paşa-1 RES, Egener Elektrik'in İzmir'de 3 MW kurulu gücünde Karabel RES, Fuatres Elektrik'in İzmir'de 30 MW kurulu gücünde Fuatres RES, İzres Elektrik Üretimin İzmir'de 7,5 MW kurulu gücünde İzres RES'e üretim lisansı verildi.

HES ve diğer üretim lisansları

Türkerler Jeotermal Enerji'nin Manisa'da 24 MW'lik jeotermal, Turyağ Gıda Sanayi ve Ticaret AŞ'nin Balıkesir'de 1,592 MWe kurulu gücündeki toz kömürü, Gürteks Sentetik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin Gaziantep'te 3,349 MWe kurulu gücündeki doğalgaz, Ekip Grup'un Konya'daki 1,2 MW kurulu gücünde biyokütle tesisi, Ege Yıldızı Doğalgaz'ın İzmir'de 143 MW kurulu gücündeki doğalgaz, Aktaş Grup'un 64 MW kurulu gücünde doğalgaz, Manastır Elektrik'in Yalova'da 12 MW kurulu gücünde Manastır HES, Ataser Elektrik Üretim ve İnşaat AŞ'nin Kahramanmaraş'taki 8,90 MW kurulu gücündeki Çakmak 2 regülatörü ve HES, Gökçay Enerji Elektrik Üretim Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin Giresun ve Ordu illerindeki 6,36 MW kurulu gücündeki Derinçay HES, Enersu Enerji'nin Elazığ'da 4,861 MW kurulu gücünde Hisar regülatör ve HES üretim lisansı aldı.

Batı hattı resmi olarak sona erdi

Bu arada, Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ'nin (BOTAŞ) batı hattı ithalat lisansının da 1 Nisan 2012 tarihinden itibaren sona erdirilmesine ilişkin kararı da Resmi Gazete'de yayımlandı. Böylece söz konusu ithalat lisansı 1 Nisan'da resmen sonlanmış olacak.

Kaynak: http://www.sabah.com.tr/Ekonomi/2012/03/16/ruzgara-yatirimci-akini

Dursunbey'e Rüzgar Türbini

Dursunbey'e Rüzgar Türbini

Elfa Elektrik Üretim A.Ş., Balıkesir'in Dursunbey ilçesine 5 adet rüzgar türbini kuracak.

Elfa Elektrik Üretim A.Ş., Balıkesir'in Dursunbey ilçesine 5 adet rüzgar türbini kuracak. Dursunbey Belediyesinin destekleyeceği projenin diğer yatırımcı firmalara örnek olması bekleniyor.

Dursunbey'de son yıllarda gündeme gelmeye başlayan Rüzgar türbini hayalleri gerçek oluyor. Oldukça yüksek tepelere hakim olan Dursunbey'de çeşitli araştırmalar yapan Elfa Elektrik A.Ş., proje etütlerini tamamlayıp Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (EPDK) 21 Nisan 2011 belgeli izni ile 5 adet türbini Umurlar ve Kızılöz köylerindeki hakim tepelere kuracak. Geçtiğimiz bir yıldan bu yana yerel yöneticilerin bilgisi dahilinde Dursunbey'de araştırma yapan firma yetkilileri projeyi hayata geçirmek için harekete geçti. Bu kapsamda Elfa Elektrik Üretim AŞ. Dursunbey sınırları içerisinde bir adet rüzgar santrali projesinin hayata geçirilmesi ve Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin regülasyonlarına uyumlu olarak çevresel anlamdaki etkilerini tartışmak üzere Kızılöz Köy Kahvesi'nde kamu yetkilileri ve yerel halkın da katılımıyla projenin tüm teknik detayları ve muhtemel etkilerinin tartışılacağı bir toplantı düzenleneceği bildirildi. Firma yetkililerinden alınan bilgiye göre, Elfa Elektrik'e ait Umurlar Rüzgar Santrali projesinin Kurugedik Tepe, Ayıini Tepe, Uzunmezar Tepe, Sakarı Tepe ve Tuzla Tepe mevkilerinde hayata geçirilmesi planlanıyor. Proje sahasının büyük oranda Çevre ve Orman Bakanlığı mülkiyetinde olduğu, küçük bir kısmının ziraat alanı olduğu belirtildi. Saha üzerinde radar, herhangi bir tesis, imar, milli park gibi yapılanma ve planlama da bulunmuyor. Kurulacak Rüzgar Enerji Santrali'nin (RES), yerleşim alanı veya herhangi bir yapıdan etkilenebilecek bir özelliğinin bulunmadığı, sahalar ve çevresinin SİT kapsamında da olmadığı kaydedildi.

Dursunbey'e kurulması planlanan bu projenin ilçe ve bölge için büyük önem taşıdığı, gelecekte birçok firmanın elektrik üretimi için son derece uygun olan bölgedeki tepelerde RES projelerini uygulamasının beklendiği ifade edildi. - BALIKESİR

Kaynak: http://www.haberler.com/dursunbey-e-ruzgar-turbini-3443658-haberi/

Ağaoğlu ve VETAŞ Rüzgarda 21 MW Kapasite artışı için anlaştı

Ağaoğlu ve VETAŞ Rüzgarda 21 MW Kapasite artışı için anlaştı

Ağaoğlu Ve Vestas Rüzgar Enerjisinde 21 Mw'lık Kapasite Artışı İçin Anlaştı. Ağaoğlu ve Vestas şirketleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Murat Mercan ile Danimarka Krallığı Ticaret ve Yatırım Bakanı Pia Olsen Dyhr'ın katıldığı törenle iki santralde toplam 21 MW'lık kapasite artışı için anlaşma imzaladı. Ağaoğlu ve Vestas şirketleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Murat Mercan ile Danimarka Krallığı Ticaret ve Yatırım Bakanı Pia Olsen Dyhr'ın katıldığı törenle iki santralde toplam 21 MW'lık kapasite artışı için anlaşma imzaladı. 4 Eylül 2010 tarihinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından açılan 33 MW Kurulu gücündeki Mersin RES ile 2011'de devreye alınan 93 MW kapasiteli Bandırma Şah RES'te, toplam 21 MW'lık kapasite artışı yapılmasına yönelik anlaşma, 1 Mart 2012 Perşembe günü saat 16.00'da İstanbul Point Otel'de düzenlenen ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Murat Mercan ile Danimarka Krallığı Ticaret ve Yatırım Bakanı Pia Olsen Dyhr'ın da katıldığı törenle imzalandı. İmzalanan anlaşma ile Ağaoğlu Enerji Grubu'nun toplam kurulu gücü 147 MW'a yükselirken halihazırda yıllık toplam 504 milyon kWh olan elektrik üretim miktarı da 580 milyon kWh'e çıkmış olacak. Yılda 132 milyon kWh enerji üreten ve 33 MW kapasiteli Mersin RES'te 9 MW'lık kapasite artışı ile öngörülen yıllık üretim miktarı 166 milyon kWh olacak. 93 MW'lık Bandırma Şah RES'te ise 372 milyon kwh öngörülen yıllık üretim miktarı ise 12 MW'lık kurulu güç artışıyla 414 milyon kWh'e ulaşacak. Ayrıca bu iki tesis yılda 360 bin ton karbon emisyonunu engellemiş olacak.İmza Töreninde bir konuşma yapan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Murat Mercan, "2023 hedeflerimiz arasında enerji üretimimizi 500 milyar kWh'nin üzerine çıkarmak ve Avrupa standartlarında üretim yapmak var. Türkiye'de iki alanda çok ciddi potansiyel bulunuyor. Birincisi enerji üretimi. Bir diğeri ise enerji verimliliği. Her iki alanda da büyük fırsatlar bulunuyor. Türkiye'nin nüfusu ve başka etkenler düşünüldüğünde kısa vadede petrolden bağımsız bir enerji üretimi sözkonusu olamaz. Ancak yapılacak yatırımlarla kısa sürede yenilenebilir enerjinin toplam enerji üertimi içindeki payının çok artacağını öngörüyoruz" dedi. Törende görüşlerini paylaşan Danimarka Krallığı Ticaret ve Yatırım Bakanı Pia Olsen Dyhr ise "Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Sayın Murat Mercan ile birlikte Ağaoğlu-Vestas imza törenine şahit olmaktan dolayı onur duyuyorum. Devletler, temiz enerji alanında iddialı hedefler koymalılar. Bu hedeflerin gerçekleşmesinde firmaların yatırım yapmaları çok büyük önem taşıyor. Bugün atılan imzalar, temiz teknoloji alanında koyulan hedeflerin uygulanmasında önemli bir adımı temsil ediyor. Danimarka'nın geçen yıl açıkladığımız 2050 enerji stratejisi çerçevesinde, tüm enerji üretiminin yenilenebilir enerjiden sağlanması ve 2020 yılına kadar elektrik enerjisinin yarısının rüzgar enerjisinden elde edilmesi hedeflenmektedir. Bugün gerçekleştirilen toplantılarımız sonucunda, yenilenebilir enerji alanında Türkiye ve Danimarka işbirliğinin geliştirilmesi kapsamında önemli kararlar almış bulunmaktayız" dedi. YENİLENEBİLİR ENERJİYE 2.5 MİLYAR TL YATIRIM YOLDA Ağaoğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ağaoğlu ise konuşmasında yenilenebilir enerji yatırımları için 3 yılda 2.5 milyar TL bütçe ayırdıklarını belirtti. Ali Ağaoğlu, "Türkiye'nin bir numaralı sorunu cari açık. Cari açığın yarıdan fazlası ise enerjide dışa bağımlı olmamızdan kaynaklanıyor. Yerli ve yenilenebilir enerji yatırımları ile Türkiye'nin bu alandaki açığının giderilmesine katkıda bulunmayı hedefliyoruz. Bu yatırımlar için 3 yılda 2.5 milyar TL'lik bir bütçe ayırdık. Bu yatırımlarımızla ayrıca yılda 1.5 milyon ton karbon emisyonunun da önüne geçeceğiz" dedi. Ağaoğlu, ayrıca Türkiye'nin rüzgar enerjisinde toplam kurulu gücü olan 1.700 MW'ın yüzde 10'a yakın bir kısmına 2 yıl gibi kısa bir süre içerisinde eriştiklerini belirterek portföylerinde yer alan diğer santrallerin de devreye girmesiyle birlikte enerji üretimine çok ciddi bir katkı sağlayacaklarını ve hedeflerinin önümüzdeki 3 yılda, 600 MW rüzgar enerjisi olmak üzere, termik ve hidrolarla birlikte 1250 MW kurulu güce ulaşmak olduğunu da sözlerine ekledi.

Ali Ağaoğlu, imzalanan bu anlaşma ile hem iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin gelişmesine hem de Türkiye'nin elektrik üretimine önemli katkıda bulunduklarını ifade ederek, Danimarka'nın dev şirketlerinden Vestas'ın dünyada türbin üretiminde bir numara olduğunu ve temiz enerji üretiminde önemli bir oyuncu haline geldiğini söyleyen Ağaoğlu, Türkiye'nin ilave her megavata önemle ihtiyacı bulunduğunu vurguladı. Vestas adına bir konuşma yapan Vestas Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Afrika'dan sorumlu Başkan Yardımcısı Inigo Sabater Eizaguirre ise "Ağaoğlu Şirketler Grubu'nun Türkiye'de geliştirdiği ilk iki rüzgar projesi için 126 MW kapasiteye sahip türbinlerin kurulumunu gerçekleştirdik ve halihazırda bu türbinlerin bakımlarını sağlıyoruz. Bugün bu iki proje için 21 MW'lık kapasite artırımı anlaşmasını imzalamaktan ötürü memnuniyet duyuyoruz. Bu anlaşma, Ağaoğlu'nun Vestas'a olan güveninin açık bir göstergesidir. Ağaoğlu'nun temiz enerji üretimine yönelik hedeflerine ve rüzgar yatırımlarından maksimum seviyede kazanç sağlamalarına tam destek vermeye hazırız" dedi.

Kaynak: http://piyasanet.hurriyet.com.tr/haberler/Agaoglu-ve-VETAS-Ruzgarda-21-MW-Kapasite-arts-icin-anlast/?storyId=32133&goToHomePageParam=true&siteLanguage=en

Nordex obtains another order in Turkey

Tektug Elektrik to build 27.5 MW project with N100 turbines

Hamburg, 8. March 2012. The turbine manufacturer Nordex has received an order to supply and install the “Sincik” wind farm. The customer is the Tektug Elektrik Group, which specialises in sustainable energy projects and already operates several hydroelectric power stations. The wind farm will consist of eleven large N100/2500 turbines, which are especially designed for sites with medium wind speeds.

Nordex plans to start installation work in eastern Turkey as soon as autumn 2012. The wind farm is located at an altitude of 1500 metres on a mountain ridge near the city of Adiyaman. The average annual speed prevailing here is 6.9 m/s. Under these conditions the turbines are able to generate an annual yield of 60 GWh.



Nordex will be coordinating the local construction work through its Turkish subsidiary, which will later take charge of servicing the machines. In order to create as much local value added as possible, the turbine manufacturer will be procuring its towers from Ciltug A.S., a well known 40 year old hydro mechanical and electro mechanical equipment manufacturer, which belongs to the Tektug Group.



“This order is a major success in the growing Turkish market as this is the first wind project for Tektug Elektrik. And our new customer has ambitious plans to expand. In addition to this, our pilot project is located in the East of Anatolia. This also offers opportunities for follow-up projects,” says Ayhan Gök, Managing Director of Nordex Turkey.

Reference: http://www.nordex-online.com/en/news-press/news-detail.html?tx_ttnews[tt_news]=2266&tx_ttnews[backPid]=1&cHash=c3151ba3e0

Wednesday, February 22, 2012

Patronlardan yatırım tüyoları!

Patronlardan yatırım tüyoları!

Ekonomiye yön veren patronlar girişimci adaylarına çok kazandıracak iş fırsatlarını anlattı

Gelişmekte olan ülkelerde, etkin girişimcileri destekleyerek, ekonomik gelişime katkıda bulunmak amacıyla kurulmuş uluslararası bir sivil toplum kuruluşu olan ve merkezi New York'ta bulunan Endeavor 2006'dan beri Türkiye'de de faaliyet gösteriyor.

Endeavor Türkiye Yönetim Başkanlığı'nı Özcan Tahincioğlu yürütüyor. Suzan Sabancı Dinçer, Ebru Özdemir, Ali Koç, Ferit Şahenk, Murat Özyeğin gibi Türkiye ekonomisine yön veren isimler ise Endeavor Türkiye'nin yönetim kurulu üyeleri arasında yer alıyor. Haliyle hem mevcut yatırımcılar hem de 'girişimcilik' yoluna yeni çıkmayı planlayanlar için onların tavsiyeleri ve öngörüleri çok kıymetli.

Endeavor Türkiye yönetim kurulu üyeleri, 'Siz olsanız 2012'de hangi sektörlere yatırım yapardınız?' sorusunu yanıtladı...

Özcan Tahincioğlu niş mağazacılığı, Ebru Özdemir temiz enerjiyi, Suzan Sabancı Dinçer, turizm, altyapı-ulaştırma ve sigortacılığı, Ali Koç ise dış kaynak kullanımını anlattı. Şirketini büyütmek isteyen, yatırım yapacak yeni sektör arayanlar ve girişimci olmak isteyenler için başucu rehberi olacak öneriler, bu yazı dizisinde yer alıyor.

Dünya enerjinin 'temiz'ini istiyor, Türkiye'nin şansı çok

EBRU Özdemir-Limak Holding Yönetim Kurulu Üyesi

Temiz enerji teknolojileri, yenilenebilir enerji üzerine son birkaç yıldır konuşuyor, tartışıyoruz. Dünyanın doğal kaynaklarının tükendiği bir gerçek, bu durum bizi alternatif enerjiler üzerine çalışıp, yeni sistemler, alternatif çözümler bulmaya zorluyor.

2009'da ABD hükümeti sürdürülebilir teknolojiler için 100 milyar dolar, Çin ise 200 milyar dolar taahhüt etti. General Electric, Google, Siemens, Sharp uzun süredir yenilenebilir enerjiye yatırım yapıyor ve fosil kaynaklarından daha ucuza elektrik üretmeyi amaçlıyor. 2011 sonunda ABD hükümeti Türkiye'yle ortak iki farklı projeye imza attı. 2011'de yenilenebilir enerjiye yapılan global yatırımlar 260 milyar doları buldu ve bu rakam bir önceki yıla göre yüzde 5'lik artış gösterdi.

AB ülkeleri 2020'de elektrik üretimlerinin yüzde 20'sinin yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlamayı hedefledi. Türkiye'de de temiz enerji teknolojileri ve yenilenebilir enerji üzerine farklı projeler geliştiriliyor ve büyük firmalar da bu konunun üzerine yoğunlaşıyor. Türkiye, yenilenebilir enerji kaynakları açısından, hidroelektrik, rüzgar, güneş ve jeotermal enerji, yüksek potansiyele sahip ülkeler arasında. 2011 yılı ortası itibarı ile kurulu güçlerde, hidrolik enerjide 16 029 MW, rüzgarda 1 597 MW, biyokütlede 125 MW, jeotermalde ise 154 MW'a ulaşıldı.

Potansiyelinin oldukça önemli bir bölümü değerlendirilmeyi bekleyen yenilenebilir enerji kaynaklarının verimli şekilde kullanılması, Türkiye'nin enerji bağımsızlığında önemli rol oynuyor. Türkiye'de yenilenebilir enerji yatırımları önümüzdeki yıllarda artarak devam edecek. Temiz enerji teknoloji yatırımları, yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretimi maliyetini düşürüyor ve sonuçta sektöre büyük firmalar ciddi yatırımlar yapmaya başlıyor.

Altın fiyatları, döviz fiyatları, dolar, euro, sterlin, canlı borsa, hisse senetleri, hisse fiyatları, dünya borsaları, en çok artan hisseler, en çok azalan hisseler, uzman görüşleri, banka faizleri, VOB, teknik analiz, KAP haberleri

Niş mağazacılık yükseliyor, organik tarım ve tekstile yatıran kazanıyorÖZCAN Tahincioğlu-Tahincioğlu Holding ve Endeavor Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı

Niş mağazacılık perakende sektörünün son zamanlarda öne çıkan bir kolu. ABD ve Avrupa'da yaygın olan fakat Türkiye'de yeni büyümeye başlayan niş mağazacılık (spesifik bir ürün grubunun satışı) sıcak bir sektör haline geldi. Türkiye de niş ürünlere talebi yüksek bir ülke artık; farklı ürün satın alma isteği ve seçicilik bizde de artıyor.

Örneğin Endeavor Girişimci şirketlerinden ciceksepeti.com sadece çiçek ve tatlı grubuna yoğunlaşarak online satın alma ve çiçek gönderimini birleştirdi ve üzerine oldukça talep gören tatlı gönderimi gibi yeni bir konsept de ekledi. Bu başarıyı fark eden Amazon.com'un Türkiye'deki ilk yatırımını ciceksepeti.com'a yapması tesadüf değil.

Büyüme potansiyeli çok yüksek olan organik tarım ürünleri de niş mağazacılıkta da yerini almaya başladı. Pahalı bir yöntem olması sebebiyle girişimcileri ilk etapta çok çekmiyor fakat organik tarım için yurtiçi ve yurtdışında inanılmaz bir pazar var.

Sadece gıda değil, kozmetik sektöründe de kimyasal yerini organiğe bırakıyor, tekstil, otomotiv üreticileri organik ürün kullanıyor, organik bebek ürünleri rağbet görüyor. Krizlere rağmen, organik ürün pazarı her yıl yüzde 15 oranında büyüyor. Organik tarım işine girmek isterseniz, AB'den verilen cazip fonlar da mevcut.

Türkiye'nin bu pazardaki rekabet avantajını da düşünecek olursak organik tarıma yatırım yapmak oldukça mantıklı görünüyor.

Turizm, sigorta, altyapının yıldızı daha da parlayacak

SUZAN Sabancı-Akbank T.A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı

2012'de ön plana çıkacak sektörler arasında, Altyapı-ulaştırma, Enerji, Turizm-eğlence, Sigorta-emeklilik fonlarını sayabiliriz.

Altyapı-ulaştırma, konut-inşaat sektörlerinin ön planda olmasının sebebi bu alanlarda ihtiyaçlarının yüksek olması ve devletin bu sektörlere destek olması. Türkiye açısından kritik bir konu olarak öne çıkan enerji sektöründe ise özelleştirmeler ve yeni yatırımların yabancı sermaye girişiyle birlikte devam edeceğini görüyoruz.

Hükümet, 2023'e kadar nükleer enerji, doğalgaz depolama tesisleri, rüzgar enerjisi ve yerli kömür kullanımı gibi enerji çeşitliliği ve güvenliğini artıracak kaynakları harekete geçirmeyi hedefliyor.

Bu alanda da büyük bir potansiyel var. Son 2 yılda önemli sıçramalar yapan turizm-eğlence sektörü, pek çok yerli ve yabancı yatırımcının da ilgi odağı. Sektör krize rağmen büyümesini sürdürdü.

Bu yıl için hedef yükselten sektörün yıl sonunda 32 milyon turiste ulaşması bekleniyor. Alternatif turizm hizmetleri küçük yatımcıların da ilgisini çekiyor.

Hizmet sektörü açısından bir diğer önemli konu da bireysel emeklilik ve sigorta. Türkiye'nin en önemli sorunu olan tasarrufların artırılması için bu iki alan önümüzdeki yıllarda teşvik edilecek. Dolayısıyla bu sektörler de hızlı büyüme potansiyeli gösterecek.

'Outsourcing' hizmetine talep her geçen artıyor

Ali Koç-Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi

Dünyadaki yeni ekonomik gelişmeler şirketleri ciddi bir maliyet düşürme ve verimlilik baskısı altına aldı.

Ürün fiyatlarının son 20 yıl içinde enflasyonun artışına rağmen yarı fiyatına inmesinin en önemli sebeplerinden biri olan outsourcing, tasarımdan yazılıma, mali denetimden lojistik yönetimine, müşteri desteğinden satışa tüm iş alanlarını kapsayabiliyor. Catering, Temizlik, Güvenlik, Atık yönetimi, Peyzaj, Sosyal medya içerik yönetimi, Bilgi işlem, veri yönetimi ve Kurumsal eğitimler oursourcing fırsatlarının sadece birkaç örneği.

Dünya, Çin ve Hindistan dışında işbirliği yapabileceği yeni ülkelerin arayışına girdi. Bir diğer yeni trend ise tedarik zincirindeki gecikmeler, dil ve kültürel sorunlar, mesafe yönetimi, entellektüel sermaye risklerini azaltmak için yerel girişimcilerle çalışmak. Bu gelişmelerin her ikisi de Türk girişimcileri için önemli bir fırsat.

2011 Avrupa İş Ödülleri'nde Türkiye'nin en iyi 25 şirketi arasına giren Endeavor girişimcilerinden Youtholding gençliğe yönelik pazarlamayı Türkiye'de ilk başlatan firma. Şirketin büyüklüğü 20 milyon TL'yi aştı. Öte yandan outsourcing tüm dünyadaki girişimciler ve işgücü için mekandan bağımsız fırsatlar barındırıyor.

Örneğin Freelancer.com 2006 yılında kurulmuş ve şu an dünya çapında 3 milyon profesyoneli bir araya getiren dev bir online outsourcing merkezi. Sitenin sahibi 37 yaşında bir girişimci ve şirketin geçen yılki cirosu 35 milyon doları buldu.

Kaynak: http://piyasanet.hurriyet.com.tr/%5Cc%5Chaber_ic.asp?id=791909

Kendi elektriğini üretme' dönemi

Kendi elektriğini üretme' dönemi

Artık herkes bireysel olarak veya talep birleştirerek evlerindeki çatılara kuracakları güneş panellerinden, küçük su kaynaklarından, bahçedeki rüzgar güllerinden kendi kullanımı için elektrik üretip fazlasını sisteme satabilecek.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) herkesin lisans almadan 500 kilovata kadar kendi elektriğini üretip ihtiyaç fazlasını satmasına yönelik teknik düzenlemeyi tamamladı.

Kurul’un önceki gün yapılan toplantısında konuyla ilgili tebliğ karara bağlandı.

Kararla, bu tür tesislerin hangi kurumlara nasıl başvuracağı ve diğer teknik şartlar belirlendi. Kamuoyunun görüşüne açılan Elektrik Piyasası Kanun değişikliğinde de bu rakamın EPDK tarafından iki kat arttırılabileceği hükmü getirilerek, pazarın daha da büyümesi hedefleniyor.

AA muhabirine konuyla ilgili açıklama yapan EPDK Başkanı Hasan Köktaş, "Artık, tüketici kendi elektriğini üretmeye başlıyor. Bu düzenlemeyle dağınık şekildeki enerji kaynaklarından mümkün olduğu kadar çok kişi en az bürokratik işlemle elektrik üretimi yapabilecek. Bu çerçevede elektrik üretenlerin öncelikle kendi ihtiyacını karşılaması, üretilen fazla elektriğin de dağıtım sisteminde en yakın noktada tüketilmesi imkanı sağlanacak" dedi.

Çok oyunculu serbest enerji piyasasının üst seviyelere çıktığını, bir yandan da her yıl serbest tüketici limitini azaltarak piyasada elektrik alım-satım alanını genişlettiklerini anlatan Köktaş, "Tüketicinin rekabetten faydalanıp daha ucuza enerji tüketmesi sağlanıyor. Diğer yandan da üretim cephesinde kendi bölgesinde enerji kaynakları olan herkesin bunları ekonomiye kazandırmaları sağlanıyor. Böylece büyük bir pazar kuruyoruz" diye konuştu.

Şirket kurmadan da elektrik üretilebilecek

Hasan Köktaş, elektrik üretmek için anonim ve limited şirket kurma zorunluluğu olmamasının büyük avantaj sağlayacağına da dikkati çekti.

Özellikle toplu konutlar, sanayi tesisleri, sulama birlikleri, kooperatifler, üniversiteler ve hastanelerin gerek ısı gerekse kesintisiz ve güvenilir elektrik ihtiyacını, verimi yüksek kojenerasyon tesisi kurarak sağlayabileceklerini kaydeden Köktaş, "Ayrıca, tüketiciler maliyeti çok yüksek olmayan santraller, paneller ve düzenekler kurarak elektrik üretip kendi makinesini çalıştıracak, konutlarını aydınlatacak. Fazla enerjiyi de belirlenen teknik kriterlere göre sisteme bağlanarak satabilecek" dedi.

Bu arada, enerji uzmanlarının verdiği bilgiye göre, Türkiye’de bir mesken ortalama 1.500 kWh (kilovatsaat) elektrik tüketiyor. 500 kW’lık yenilenebilir enerjiye dayalı bir tesisin, bir yılda ortalama 2 bin saat çalıştığı varsayımı ile yılda 1 milyon kWh elektrik ürettiği değerlendiriliyor. Bu da yaklaşık 700 meskenin elektrik ihtiyacını karşılayabiliyor. Burada 500 kW üst sınır, yaklaşık 700 evin elektrik enerjisini karşılayabilecek. Bir evin kendi elektrik ihtiyacını karşılaması için çok daha düşük bir tesis kurması yeterli olacak.

Düzenleme ne getiriyor?

Yönetmelik kapsamında hidroelektrik tesislerde elektrik üretimi yapmak isteyen gerçek veya tüzel kişiler başvurularını üretim tesisini kuracakları ilin il özel idaresine yapacak.

Tebliğin yayımı tarihinden itibaren kurulacak kurulu gücü 500 kW’a kadar olan kojenerasyon tesisleri, yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesisleri ve mikro kojenerasyon tesisleri için üretim tesislerinin bağlanacağı TEİAŞ’a ait her bir trafo merkezi bazında, 2 MW ve üzerindeki toplam bağlanabilir üretim tesisi, gücünü belirleyerek ilgili dağıtım şirketine bildirecek.

Her bir tüketim tesisi için bir adet kojenerasyon tesisi, mikro kojenerasyon tesisi ya da yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesisi kurulması esas olacak. Ancak dağıtım sisteminde yeterli kapasite bulunması halinde bir tüketim tesisi için birden fazla yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesisi ya da tesisleri kurulmasına izin verilebilecek.

Kaynak: http://haber.ihlassondakika.com/haber/Kendi-elektrigini-uretme-donemi---4851_456157.html

Aliagada Rüzgar Enerji fırsatları anlatılıyor

Aliagada Rüzgar Enerji fırsatları anlatılıyor

Aliağa Ticaret Odası(ALTO) ve Ayetek Proje Danışmanlık şirketi birlikte düzenledikleri organizasyon ile Aliağa’daki orta ve büyük ölçekli firmalara rüzgar enerjisinden nasıl yararlanabileceklerini, yasal mevzuatlarını ve rüzgar enerjisini kullanmanın avantajlarını anlatacaklar.Seminer 22 Şubat 2012 Çarşamba günü (bugün), saat 14.00’te Aliağa Ticaret Odası Seminer Salonunda düzenlenecek.

Toplantıda Rüzgar enerjisinin işletmeler için neden önemli olduğundan, başvuruların ve yatırımın nasıl yapılacağına, rüzgar enerjisinin avantajlarından, yatırım yapmak isteyenlerin izleyecekleri yol haritasına kadar bir çok konuda detaylı bilgiler aktarılacak.

Rüzgar enerjisi yatırımlarına Aliağa’da geç kalındı

ALTO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Saka doğal kaynakların kullanılmasının önemine vurgu yaparken, Aliağa gibi rüzgara açık, orta ve büyük ölçekte firmaların yoğun bulunduğu bir bölgede rüzgar enerjisi yatırımlarının yapılmasına geç kalındığını ifade etti. Başkan Saka: “Çarşamba günü odamızda rüzgar enerjisi yatırımına dair tüm detaylara ulaşabileceksiniz. Bu açıdan bu seminerin yatırım yapmayı düşünmeyenler için bile bir bilgilendirme olacağını ve her şeyden önemlisi katılımcılara önemli yarar sağlayacağı düşüncesindeyim” dedi.

Kaynak: http://www.aliagaekspres.com.tr/?p=11338

Rüzgar lisansı için ‘av’a çıkacak enerjiye 1 milyar Euro yatıracak

Rüzgar lisansı için ‘av’a çıkacak enerjiye 1 milyar Euro yatıracak

FİBA Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Özyeğin, enerjinin, grubun en önemli beş iş kolundan biri olduğunu belirterek, “2015 itibariyle sektörde en az 1 milyar Euro’luk yatırım yapmış olmayı hedefliyoruz” dedi. Özyeğin, önümüzdeki dönemde elektrik üretim özelleştirmelerinde yer alacaklarını, rüzgar lisansı toplayacaklarını söyledi.

FİBA Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Özyeğin, 2007’de 125 milyon lira özkaynakla yatırıma başladıkları enerji sektöründe bugün toplamda 450 milyon lira yatırıma ulaştıklarını, 2015 yılına kadar 1 milyar Euro’luk yatırım yapmış olmayı planladıklarını söyledi. Fiba Özyeğin, “Enerji, en fazla konuştuğumuz, içimizde en fazla toplantı yaptığımız alanlardan biri. Özellikle rüzgar enerjisinde hızla büyüyoruz. Şu anda 87.5 megavat (MW) kurulu gücümüz var. Altı ayda bunu 150 MW’a çıkaracağız. 2013 sonunda rüzgarda 375 MW kurulu gücümüz olacak. Benim şahsi hedefim 400 MW’ın altında olmamasıdır” dedi.
1 milyar Euro
Bunun yatırım boyutuna dikkat çeken Özyeğin, şöyle devam etti: “2013 haziran ayı itibariyle rüzgar enerjisine 1 milyar liralık yatırım yapmış olacağız. Jeotermal, güneş, hidroelektrik, termik santral noktasında da tüm fırsatları değerlendiriyoruz. Amacımız 2015 yılı itibariyle tüm bu alanlarda 1 milyar Euro’nun altında yatırım yapmamış olmak. Bu oranın üstü açık. Fırsatlara bağlı olarak yatırımlar gelişecek. Bunun altında yatırım yaparsak, kendimizi istediğimiz safhaya ulaşamamış olarak göreceğiz. İki-üç yıl lisans toplamaya çalışacağız. 200-300 MW’lık projeler de olabilir. Türkiye, rüzgar rejimi açısından çok güçlü, Avrupa’daki en iyi rüzgar parkurlarından biri. Türkiye’nin ithalata bağımlı yaşamaksızın, kendi rüzgar koridorlarını çok iyi şekilde değerlendirme şansı var. Sahip olduğumuz gücün en az 4-5 misline sahip olma şansımız var. Orta vadede bu 10-12 misli olabilir.”
Elektrik ticareti fırsat
Fiba Grubu’nun elektrik perakende satış markası Cere’an Genel Müdürü Onur Yazgan ise, elektrik ticareti açısından Türkiye’nin 100 milyar dolarlık son tüketici faturası olan bir bölgede yer aldığına dikkat çekerek, şöyle konuştu: “Elektriği daha ucuz olan Bulgaristan ve Yunanistan’dan alarak, Türkiye’de değerlendirmek ve Irak gibi komşu ülkelere satmakta ciddi potansiyel var. Türkiye’de elektrik ticaretti faaliyetlerinin orta vadede 200 milyar dolara hacme ulaşması mümkün. Ticaret yaptığımız Bulgaristan ve Yunanistan’a, İtalya, Romanya, Arnavutluk ve Sırbistan’ı da eklemek istiyoruz. Özellikle doğalgaz problemiyle alakalı elektrik fiyatlarının arttığı bir ortamda, ticaret açısından bu ülkeler önemli birer fırsat.”

Çevre ülkelerde 150 MW rüzgar projesi var

FİBA Holding’in enerji iştiraki Fina Enerji Holding Yönetim Kurulu Üyesi Karani Güleç, rüzgarın yanısıra termik, hidroelektrik ve solar alanında da proje geliştirmeye başladıklarını, yalnız yurt içinde değil yurtdışında da projeler geliştirdiklerini kaydetti. Güleç, “Hedefimiz Türkiye’nin en büyük rüzgar enerjisi üreticilerinden biri olmak ve 1000 MW’ın üzerine çıkmak. Yurtdışında da çevre ülkelerde ilerlediğimiz 150 MW’lık rüzgar projelerimiz var” dedi.

‘Serbest tüketici’ye yüzde 20 ucuz elektrik var henüz konuta yok

CERE’AN’ın, 30 ilde bayi üzerinden serbest tüketicilere elektrik satış tarife paketleri sunduğunu anlatan Onur Yazgan, bu paketlerin yüzde 20’ye varan ucuzluk sağladığını vurguladı. Henüz mesken müşterilerine bu ürünü sunamadıklarını, serbest tüketici limitinin düşmesiyle 2015’de meskenlerin de dahil olacağını düşündüğünü kaydeden Yazgan, şu anda 3 bin olan abone sayısının o zaman çok hızlı büyüyeceğine inandıklarını kaydetti.

Üretim tarafındaki özelleştirmeye bakacak

MURAT Özyeğin elektrik dağıtım özelleştirmelerinde fiyatlar ilgilerini çekmediği için ilgilenmediklerini, ihale iptallerinin de fiyatların makul olmamasından kaynaklandığını düşündüklerini dile getirerek, üretim tarafında yapılacak özelleştirmelerde yer alacaklarını söyledi.

Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/19911491.asp

Siemens ve Güriş Holding Dinar Projesi icin anlasti

Dinar Rüzgar Enerjisi Santrali, 50 MW kurulu gücüyle bölgenin enerji üretim kapasitesini güçlendirecek.

Siemens ve Güriş Holding imzası ile Dinar'a dev rüzgar enerjisi yatırımı
Siemens'in, 2.3 MW'lık ve 108 metre kanat çapına sahip türbinlerinin kullanılacağı Dinar Rüzgar Enerjisi Santrali, 50 MW kurulu gücüyle bölgenin enerji üretim kapasitesini güçlendirecek.

Siemens Türkiye ile Güriş Holding A.Ş.'nin iştiraki Mogan Enerji Yatırım Holding (MEYH) A.Ş., Afyonkarahisar'ın Dinar ilçesinde kurmayı amaçladığı yeni rüzgar santrali bölgenin enerji ihtiyacının karşılanması için büyük önem taşıyor

Dinar Rüzgar Santrali'nde Siemens'in teknolojisiyle 2.3 MW gücünde tam 22 türbinin kurulumu gerçekleştirilecek. 108 metre kanat çapına sahip türbinler, özel tasarımları sayesinde düşük ve orta güçteki rüzgarlarda bile yüksek güç üretebilme özellikleriyle farklılaşıyor. Dün gerçekleştirilen imza töreninin ardından bir açıklama yapan Siemens Türkiye CEO'su Hüseyin Gelis; 50 yılı aşan geçmişiyle Türkiye ekonomisine büyük katkı sağlayan Güriş Holding ile uzun yıllardır pek çok alanda birlikte çalıştıklarını belirterek, Güriş'in yenilenebilir enerji vizyonununda da aynı işbirliğini sürdürmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Gelis, sözlerini şöyle sürdürdü: "Siemens olarak ülkemizin zengin yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılır hale gelmesine olan katkımız nedeniyle gururluyuz. Küresel ölçekte elde ettiğimiz tecrübeyi Türkiye'deki yatırımcılarla paylaşarak yolumuza devam ediyoruz. Bugün, Güriş Holding ile gerçekleştirdiğimiz yeni yatırım ile, 2.3 MW'lık rüzgar türbini ailemizin en yeni, düşük rüzgar güçlerinde bile enerji üretimine olanak sağlayan özel kanat tasarımlı üyesini sunuyoruz. Bugüne kadar dünya genelinde 4 bini aşkın kurulum gerçekleştirdiğimiz 2.3 MW ailesine ait olan türbinlerimiz, kendini kanıtlamış dayanıklılık ve emre amadeliğiyle öne çıkıyor. Güriş Grubu ile uzun yıllardır pek çok alanda çeşitli projelere imza attık. Önümüzdeki dönemde de bu işbirliğimizin artarak sürmesini hedefliyoruz."

Zorlu doğa koşullarında yüksek performans

Dinar Rüzgar Santrali'nin kurulacağı bölge, zorlu coğrafi koşullarıyla dikkat çekiyor. 1300 metre rakıma sahip bölgede gerçekleştirilecek proje kapsamında inşaat dışındaki tüm altyapı çalışmaları Siemens tarafından gerçekleştiriliyor. Toplamda 50 MW'lık kurulu gücüyle yalnızca bölgenin değil, bugüne kadar Türkiye'de gerçekleştirilmiş en yüksek güçteki rüzgar santralleri arasında yerini alacak olan Dinar Rüzgar Santrali'nin 2012 sonunda tamamlanarak devreye alınması hedefleniyor. Santral tamamlandığında yıllık 95 bin ton karbondioksit salımının önüne geçilebilmesiyle hava kalitesinin artışında da önemli bir rol üstlenecek.

Siemens, proje kapsamında, kurulum süreci haricinde servis hizmetleriyle de Güriş'e destek olmayı sürdürecek. Güriş Holding'le, 5 yıllık servis anlaşmasını da kapsayan projeyle Türkiye'nin önemli rüzgar üreticileri arasındaki konumu daha da sağlamlaşacak.

Yenilenebilir enerjinin iki uzman ismi bir arada

Siemens, yenilenebilir enerjinin dört önemli alanında geliştirdiği ürün ve teknolojilerle tüm dünyada sürdürülebilirliğe katkı sağlıyor. Siemens Rüzgar Enerjisi Bölümü, dünyanın alanlarında en verimli ürünlerini geliştirerek yatırımcıların kullanımına sunuyor. Off-shore türbinler olarak tanımlanan, deniz üstü rüzgar türbinlerinde dünya liderliğini elinde bulunduran Siemens, 100 yıldır Türkiye'de şehirlerin enerji ihtiyacını karşılamaya yönelik projeler geliştiriyor. Siemens, bugün ülke genelindeki elektrik altyapısının %30'unda katkı sahibi. Yenilenebilir enerji yatırımlarında ilk başvurulan şirketlerden biri olan Siemens, küresel ölçekte sahip olduğu tecrübeyi Türk yatırımcıların ihtiyaçlarını karşılamada kullanıyor.

Yenilenebilir enerji yatırımlarında son yıllarda yaptığı atakla ülkenin en önemli üreticileri arasında yer alan Mogan Enerji Yatırım Holding (MEYH) A.Ş. enerji sektöründeki konumunu hızla güçlendiriyor. Bugüne kadar Türkiye'nin farklı bölgelerinde önemli yatırımlarına imza atan Güriş Holding A.Ş., bu alandaki gelişimini hızlandırmak amacıyla enerji şirketlerini Mogan Enerji Yatırım Holding (MEYH) A.Ş. çatısı altında topladı. Enerji sektörüne yönelik Türkiye dışındaki yatırımlarına da ağırlık veren Mogan Enerji Yatırım Holding (MEYH) A.Ş., rüzgar enerjisi haricinde, Türkiye'nin en büyük jeotermal enerji santrali, hidroelektrik santrali ve doğalgaz çevrim santrali yatırımlarıyla da adından söz ettiriyor.


Kaynak: http://www.sondakika.com/haber-dinar-ruzgar-enerjisi-santrali-3385691/