Blog Archive

Sunday, February 9, 2014

Alsancak Elektrik’in Alsancak RES’ine lisans

Enerji Piyasası Düzeneme Kurumu (EPDK), Alsancak Elektrik’in Alsancak Rüzgar Enerji Santrali (RES) projesine üretim lisansı verdi. 

Firmanın Hatay’da kurulması hedeflenen Rüzgar Enerjisi Santrali’ninn (RES) kurulu gücü ise 1 MW oarak belirlendi.

Alsancak Rüzgar Santrali`nin üretim lisansı, 24 Mayıs 2061 yılına kadar geçerli olacak. 


Kaynak: 
http://www.enerjigunlugu.net/alsancak-elektrikin-alsancak-resine-lisans_7002.html#.Uve5NBCwIr0

Turkiye Ruzgar Enerjisi Istatistik Raporu Ocak 2014

Turkiye Ruzgar Enerjisi Istatistik Raporu Ocak 2014

http://tureb.com.tr/attachments/article/169/Turkiye_Ruzgar_Enerjisi_istatistik_raporu_ocak_2014.pdf

Friday, February 7, 2014

Borusan enerjide büyüyecek

Borusan enerjide büyüyecek

Borusan Holding Üst Yöneticisi (CEO) Agah Uğur, Borusan EnBW ile Vestas arasındaki anlaşmaya ilişkin, yatırımın 346 milyon dolara çıkacağını belirterek, "Anlaşma, Türkiye ile Almanya arasındaki ilişkinin ticari boyutta giderek büyümesini sağlayan unsurlardan biri olduğu için çok sevindirici" dedi.

Borusan EnBW Enerji, önemli rüzgar türbini üreticilerinden Vestas ile 4 adet Rüzgar Enerji Santrali (RES) ve bir kapasite artışı için anlaşma imzaladı. Yatırım Avrupa'nın en büyük on-shore (karasal) rüzgar enerji yatırımlarından biri olacak.

Anlaşma töreninde konuşan Uğur, yatırımlarla 10-15 yıl sonra da sektörde olmayı garanti altına almak istediklerini, ortaklarıyla birlikte Avrupa'da enerji konusunda en önemli oyunculardan biri olduklarını, son anlaşmanın, Türkiye ile Almanya arasındaki ilişkinin ticari boyutta giderek büyümesini sağlayan unsurlardan biri olmasının da çok sevindirici olduğunu anlattı.

Anlaşmayla 5 kente yatırım yapacaklarını belirten Uğur, "Yatırımın boyutu 346 milyon dolara çıkacak. Bu rakama Borusan perspektifinde bakacak olursak, toplam bilanço büyüklüğümüz 3 milyar doların biraz üzerinde... Bunun yüzde 50'si bizim bilançomuza konsolide ediliyor ancak Borusan açısından yüzde 5 gibi direkt büyümeye karşılık geliyor" dedi.

Proje için satın alınan tribünler karşılık Vestas'a ne kadar ödeme yapılacağının anlaşma gereği açıklayamayacağını belirten Uğur, "Çok para olduğunu söyleyebilirim" demekle yetindi.

Borusan EnBW Genel Müdürü Mehmet Acarla da portföylerinin yüzde 62'sinin rüzgar santralleri, yüzde 38'ini ise hidroelektrik santrallerden oluştuğuna dikkati çekerek, anlaşmayla Mersin'de Mut RES, İzmir'de Fuat RES, Bursa Karacabey'de Harmanlık RES, Çanakkale Lapseki'de Koru RES'in inşasına ve Bandırma'da mevcut Bandırma RES'in kapasite artırımı yatırımına başlayacaklarını açıkladı.

Toplamda 207 megavatlık yatırımın, Avrupa'nın en büyük karasal, rüzgar, enerji yatırımlarından biri olduğunun altını çizen Acarla, 2007 yılında girdikleri enerji sektöründe bugüne kadar 460 milyon dolarlık yatırım yaptıklarını, 2015 yılında tamamlamayı hedefledikleri ve kendilerini kurulu güç bakımından lider rüzgar enerjisi şirketlerinden biri haline getirecek yatırımın toplam tutarının 300 milyon doların üzerinde olacağını söyledi.

Bu çerçevede RES'te orta vadeli hedeflerinin, portföylerinde bulunan tüm projeleri kapsayan 455 megavatlık kurulu güç kapasitesini yakalamak olduğunu ifade eden Acarla, "Uzun vadede ise RES'te 1500 megavatın üzerinde kurulu güce ulaşmayı öngörüyoruz. Türkiye'nin enerjide dışa bağımlılığını azaltacak şekilde yerli kaynakların sürdürülebilir ve yenilenebilir şekilde kullanılmasına katkı sağladığımız için mutluluk duyuyoruz" diye konuştu.

EnBW AG Üst Yöneticisi (CEO) Dr. Frank Mastiaux ise en büyük rüzgar tribünü sözleşmelerinden birini imzaladıklarını dile getirerek, "Türkiye rüzgar enerji sektöründeki en kapsamlı sözleşmeyi imzalıyoruz" dedi.

Borusan EnBW olarak gerek Almanya'da gerekse Türkiye'de çevre konularında yaşanan gelişmeleri yakından takip ettiklerini dile getiren Mastiaux, enerji sektörü açısından Almanya ve Türkiye arasındaki işbirliğine katkıda bulunmak istediklerini belirtti.

Türkiye'nin son 10 yılda çok önemli bir ekonomik büyümeye imza attığına değinen Mastiaux, enerji sektöründe yatırım yapan bir yatırımcı olarak, herhangi bir kısa dönemli türbülansın Türkiye'nin genel ekonomisini hiçbir şekilde kötü yönlendirmeyeceğini dile getirdi.

Almanya Büyükelçisi Eberhard Pohl de yaklaşık 5.500 Alman şirketinin Türkiye'de 12 milyar dolar civarında yatırım gerçekleştirdiğini ve Türkiye'nin genç ve dinamik bir nüfusa sahip, çekici bir pazar olduğunu vurgulayarak, "Türkiye, türbülanslara karşın sağlam temellerdedir" dedi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Sefa Sadık Aytekin ise Borusan EnBW gibi yerli yabancı ortaklıkları bakanlık olarak desteklediklerini dile getirerek, şirketin, hedeflerine rahatlıkla ulaşacağına inandığını söyledi.

Aytekin, "Ülkemizde RES sektöründe 10 yıllık süre içerisinde kurulu gücünü yaklaşık 10 kat artırma hedefiyle, bu sektörün çevre ve ekonomiye katkılarından azami derecede yararlanıldığını ortaya koymuştur. Lisanssız dönemde KOBİ'lerin enerji girdisini azaltacak yenilenebilir enerji projeleri de yatırımcılara önemli bir pazar sunmaktadır. Ülkemiz RES sektörüne yapılan her yatırım hem enerjide dışa bağımlılığımızın azaltılmasına hem de çevre dostu bir üretim olması sebebiyle gelecek nesillerin karşı karşıya kalacağı çevresel sorunların önüne geçilmesine katkı sağladığı için önemlidir" diye konuştu.

Kaynak: http://www.sabah.com.tr/Ekonomi/2014/02/07/borusan-enerjide-buyuyecek


Borusan CEO`su Uğur, 10 yılda enerjide hızlı büyüyeceğiz

Borusan CEO`su Uğur, 10 yılda enerjide hızlı büyüyeceğiz

Borusan Holding CEO`su Agah Uğur, holdingin 70 yılda sağladığı büyüklüğün toplamı kadar bir büyüklüğe, sadece enerji alanında 10 yıl içindeki yatırımlarla ulaşılacağını söyledi.

Borusan Holding CEO`su Agah Uğur, grubun Alman EnBW ile enerji alanındaki ortak şirketi konumundaki Borusan EnBW`nin, yeni rüzgar yatırımlarıyla ilgili düzenlediği toplantıda bir konuşma yaptı. 

Borusan EnBW Türkiye`de 207 MW`lik yeni rüzgar yatıımına imza atacak. 4`ü yeni yatırım, biri ilave kapasite yatırımı olan bu tesislerde kullanılacak türbinin Vestas`tan tedarik edilecek. Yapılacak yatırımn tutarı 346 milyon doları bulacak. 

Agah Uğur, yaptığı konuşmada, bu yatırımın üç yıl sonra tamamlanacağını belirterek, bu sektördeki yatırımların karakterinin uzun vadeli olduğunu ifade etti. Bu riski uzun yıllar taşıyor olmalarının, sanayici yaklaşımlarıyla ilgili olduğunu anlatan Uğur, "Enerji yatırımlarının ayrı bir kimlik gerektirdiğini bilen bir kurumuz. Bunun gereğini yapan bir kurumuz. Dolayısıyla iki oyuncunun hakikaten 2009 yılından beri kurduğu ve bütün çocukluk hastalıklarını geride bıraktığı, sektörü iyice öğrendiği ve geleceğe umutla baktığı dönem beni heyecanlandırıyor." 

Yapılacak yatırımın farklı açılardan çok anlamlı olduğuna işaret eden Agah Uğur şu ifadeleri kullandı: "Birincisi, beş güzel şehrine yatırım yapıyor olacağız. Tek bir yerde değil. Beş şehrimiz de nimetlerinden yararlanacak. İkincisi yatırımın boyutu hakikaten etkileyici, 346 milyon dolara çıkacak bu yatırım sonunda. Bunu Borusan perspektifiyle bakarsak, toplam bilanço büyüklüğümüzün 3 milyar dolar, yüzde 5 gibi direkt bir büyümeye tekabül ediyor. Geleceğe bakarsak daha heyecan verici. 2000 MW`lik misyonumuz, aşağı yukarı 3.5 milyar dolarlık yatırım gerektiren bir misyon. Yani biz EnBW ile ortaklığımız sayesinde Borusan Grubu`nun 70 yılda getirdiği büyüklüğü 0 yılda enerjide yapmaya çalışacağız. Enerji sektörüne olan taahhüdümüz ve bu sektördeki varlık nedenimizi böylece daha iyi tanımlayabileceğimizi söylemek istiyorum." 

Yeni yatırımların, Borusan EnBW`nin sürdürülebilirliğe yönelik taahhütlerinin de bir göstergesi olduğunu kaydenen Borusan Holding CEO`su Agah Uğur "Hakikaten rüzgar enerjinin kaynağı açısından en uygun kaynaklardan biri. Aynı zamanda Türkiye`nin yenilenebilir enerji tedariği gücünün artırılması için de (en büyük problemimiz cari açık) bu açıdan da çok önem ifade ediyor. Ekonomik, stratejik ve manevi açıdan çok anlamlı bir yatırım diye görmek lazım" diye konuştu. 

Kaynak: 
http://www.enerjigunlugu.net/borusan-ceosu-ugur-10-yilda-enerjide-hizli-buyuyec_6984.html#.UvUU-_l5Oto

Borusan EnBW Vestas`la 207 MW`lik türbin anlaşması yaptı!

Borusan EnBW Vestas`la 207 MW`lik türbin anlaşması yaptı!

Enerji Günlüğü - Alman EnBW ve Borusan Holding ortaklığı Borusan EnBW, dünyanın önde gelen rüzgar türbini üreticilerinden Vestas ile 207 MW`lik rüzgar türbini tedarik sözleşmesi imzaladı.

Yenilenebilir kaynaklara odaklanan Borusan EnBW, rüzgar yatırımları alanında yeni bir anlaşmaya imza attı. Borusan EnBW Genel Müdürü Mehmet Acarla, rüzgar türbinleri üreticisi Vestas yetkililerinin de katıldığı basın toplantısında yaptığı açıklamada, 4`ü yeni yatırım, biri de ilave kapasite yatırımı olmak üzere 5 yatırım için toplam 207 MW`lik rüzgar yatırımının türbin seçimini yaptıklarını söyledi.

Mehmet Acarla, bu yatırımlarda Vestas türbinlerinin kullanılacağını duyururken, şirketin 2020 yılında yenilenebilir kaynaklara dayalı 2000 MW`lik kurulu güce ulaşmayı hedeflediğini de vurguladı.

Kaynak: http://www.enerjigunlugu.net/borusan-enbw-vestasla-207-mwlik-turbin-anlasmasi-y_6982.html#.UvUU4Pl5Oto

Sunday, January 19, 2014

Rüzgâr enerjisi alanında nitelikli eleman sıkıntısı!

Balıkesir ve Çanakkale illerini kapsayan Güney Marmara Kalkınma Ajansı (GMKA) tarafından hazırlanan "Gençlik Enerjisi Rüzgâr Enerjisiyle Buluşuyor" projesi, 350 bin Euro'luk destek için ön elemeyi geçti. Balıkesir Üniversitesi (BAÜ)'nin de katkı yaptığı projeyle bölgede rüzgâr enerjisi alanında nitelikli eleman yetiştirilmesi amaçlanıyor.

Projenin ayrıntılı olarak hazırlanmasının ardından GMKA, Avrupa Birliği fonlarından Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı (IPA) çerçevesinde açılan programa başvuracak. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı AB Koordinasyon Dairesi Başkanlığı'nın IPA kapsamında yürütmekte olduğu İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi Operasyonel Programı dahilinde ilan edilen Sektörel Alanlarda Genç İstihdamının Geliştirilmesi Hibe Programı'na yaptığı ön başvuru başarılı bulunarak kısa listeye girmeye hak kazandı. GMKA'nın 8 Şubat 2013 tarihindeki ön başvurusu başarılı bulundu. Projenin hayata geçmesiyle Güney Marmara'nın, başta rüzgâr olmak üzere yenilenebilir enerji sektörünün talep ettiği elemanların bulunması konusunda akla gelen ilk bölge olması hedefleniyor. Projenin tam başvurusu, 13 Aralık 2013 tarihine kadar yapılacak.

BAÜ'nün ortağı olduğu, Türkiye'nin önde gelen yenilenebilir enerji firmaları Polat Enerji, AKSA Enerji, EnerjiSA, Northel Enerji ve Deneysan'ın iştirakçi olduğu projenin, bütün süreçleri başarıyla geçmesi durumunda yaklaşık 1 milyon liralık kaynak BAÜ Sürekli Eğitim Merkezi'nde rüzgâr enerjisi eğitim merkezi kurulması ve burada yetiştirilecek işsiz gençlerin rüzgâr enerjisi alanında istihdam edilmesi için kullandırılacak

Kaynak: 

http://www.izmirgundemi.com/haberler-13918-R%C3%BCzg%C3%A2r-enerjisi-alan%C4%B1nda-nitelikli-eleman-s%C4%B1k%C4%B1nt%C4%B1s%C4%B1!

Türkiye’nin rüzgar enerjisi sanayisinin önü açık

Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Serdar Ataseven, 'Türkiye rüzgar ve güneşte Avrupa'ya göre yüzde 25-30 civarında daha fazla enerji potansiyeline sahip. Biz 2023'te enerjimizin yüzde 30’luk bir kısmını yenilenebilir kaynaklardan karşılamayı hedefliyoruz.‘ dedi.

Enerji ihtiyacının yüzde 27'sini yerli ve yenilenebilir kaynaklardan karşılayan Türkiye, tükettiği enerjinin yüzde 73'ünü ithal ediyor. Enerji ithalatına her yıl yaklaşık 60 milyar dolar pay ayıran Türkiye'nin toplam kurulu gücü 61 bin megavat (MW) civarında bulunuyor. 2023'te kurulu gücünü 120 bin MW seviyesine çıkarmayı hedefleyen Türkiye, 2023'teki kurulu gücününün yüzde 30'luk kısmını yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılamayı planlarken, rüzgar enerjisinin en az 20,000 MW kapasiteye ulaşması hedefleniyor.

TÜREB Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Serdar Ataseven, yaptığı açıklamada, rüzgar sektörü açısından 2013'te ilklerin yaşadığını, kurulu güç ve inşa halindeki santraller açısından da iyi bir seviyeye gelindiğini vurguladı.

Ataseven, '2013 sonu itibariyle kurulu gücü 2900-3000 MW civarında rüzgar santrali hayata geçti. Bunun yanında 1000 MW inşa halinde gücümüz var. Bu yıl ilk kez 700 MW'a yakın rüzgar santralini devreye aldık' diye konuştu.

En fazla rüzgar santralinin devreye alındığı yılın 2013 olduğunu söyleyen Ataseven, en çok rüzgar santrali inşasının başladığı yılın da yine 2013 olduğunu vurguladı.

Kaynak: 

http://www.portturkey.com/tr/enerji/39392-turkiyenin-ruzgar-enerjisi-sanayisinin-onu-acik

Danimarka rüzgar enerjisinde rekor kırdı

Danimarka'da, Aralık ayındaki elektrik tüketiminin yüzde 54'ü rüzgar türbinlerindeki üretimle karşılandı.

Elektrik üretiminin önemli bir kısmını rüzgar enerjisiyle karşılayan ve hem karada hem denizde yoğun bir türbin kurulumu dikkati çeken Danimarka'da geçen yıl tüketimin yüzde 30'u rüzgar türbinlerinden karşılanmıştı.

Açıklanan 2013 rakamlarına göre, bu yıl rüzgar türbinleri, genel elektrik tüketiminin yüzde 33'ünü karşılarken Aralık ayında ise daha önce ulaşılmayan yüzdelere ulaştı. Rüzgar enerjisi üretimi, Aralık ayı genelinde ülkedeki tüketimin yüzde 54'ünü karşıladı. Ayrıca 21 Aralık, ilk kez tüketimin yüzde 100'ünün karşılandığı gün oldu.

Bu istatistiklerin dünyada bir ilk olduğunu vurgulayan yetkililer, "Bu gelişme, rüzgar enerjisi sektörü için büyük bir adım. Bir ülkede elektrik tüketiminin yarısından fazlasının rüzgar enerjisiyle elde edilebileceğinin ispatlanması, inanılmaz bir durum" yorumunda bulundular.

Yeşil enerji olarak nitelendirilen rüzgar enerjisinde kullanılan türbinler ve sistemleri yurt dışına satan Danimarka'da bu rakamların, diğer ülkelerin de bu üretim araçlarına olan ilgiyi artırması umuluyor. Ancak tüketimdeki oranı giderek artan rüzgar türbinlerinin fırtınalı dönemlerde güvenlik nedeniyle kapatılması bu enerjinin bir handikapı olarak görülüyor.

Kaynak: http://www.sabah.com.tr/Ekonomi/2014/01/15/danimarka-ruzgar-enerjisinde-rekor-kirdi

Rüzgar yeni yılda hızlı esecek!


Türkiye Rüzgâr Enerjisi Birliği Başkanı Mustafa Serdar Ataseven, yeni düzenlemelerle rüzgâr enerjisi yatırımlarının önünün açıldığını söyledi. Ancak Ataseven, hâlâ istenilen hıza ulaşılamadığından yakındı
Mehmet KARA 

Yeni Elektrik Piyasası Kanunu ve ona bağlı ikincil mevzuat çalışmalarıyla rüzgâr yatırımlarının hızlanması bekleniyor. Yine de 2023 yılında 20 bin MW'lik rüzgar kurulu gücü hedefine ulaşılabilmesi için orman ve inşaat izin süreçlerinin kısaltılması isteniyor. Türkiye Rüzgâr Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkanı Mustafa Serdar Ataseven, konuyla ilgili sorularımızı cevapladı.

Rüzgâr enerjisi alanında 2013 nasıl bir yıl oldu?

2013 yılında rüzgâr enerjisi sektöründe pek çok ilki yaşadık. Bir kere en fazla inşa halinde rüzgâr santrali kurulu gücü rakamına 1000 MW ile 2013 yılında ulaştık. Elektrik Piyasası Kanunu yeni ihtiyaçlara göre revize edildi. Buna bağlı olarak Kasım ayının ilk günlerinde Lisans Yönetmeliği geldi. Bundan böyle her yıl bir hafta boyunca rüzgâr santrali lisans başvuruları alınacak. Bu adım, ülkemizde rüzgâr santrali yatırımlarının sürdürülebilir bir geleceği olduğunu net şekilde ortaya koydu.

Peki sıkıntılar yok mu?

Yaşanan olumlu gelişmelerin yanı sıra bu yıl içinde orman izinleriyle ilgili yaşanan sıkıntılar, yatırımcılara zor günler yaşattı ve yaşatmaya devam ediyor. Yılın 8 ayını orman izinlerinin aşılması için harcadık ama sonuç alamadık. Kapasite artışlarıyla beraber yaklaşık 1200 MW santral projesi, izin engelini aşamadığı için bekletiliyor. Bir kısım projeler de inşaat izin süreçlerine takılmış durumda. Şu anda sektörün önündeki en büyük sıkıntılar bunlar. En kısa zamanda ormanla ilgili konunun çözüme kavuşturulmasını ve inşaat izinlerinin üç ay içinde sonlandırılabiliyor olmasını diliyoruz.

İleriye yönelik bağlanma kapasiteleri rüzgâr yatırımları için ne anlama geliyor?

Geçtiğimiz günlerde Türkiye genelindeki yeni rüzgâr kapasiteleri açıklandı. Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi’nin (TEİAŞ) 3000 MW’lik yeni bir kapasite açıklaması, sektörün yüzünü güldürdü. Çünkü 2007 yılından bu yana herhangi bir yeni bağlanma kapasitesi arttırımında bulunulmamıştı. Bu arttırımla birlikte, yeni proje sahalarının geliştirilmesinin önü açıldı. Bu sayede piyasadaki lisans darlığının önüne geçilmiş oldu. Bundan sonraki süreçte de her yıl yeni başvuruların alınacak olması, rüzgâr yatırımlarının önünün geçmişe göre daha çok açıldığının göstergesi aslında. İşletmedeki rüzgâr santralleri de TEİAŞ’tan ek kapasite alıp, kurulu güçlerini büyütebiliyorlar. Bunlar da sevindirici gelişmeler.

Yeni bağlanma kapasiteleri ile kapasite artırımlarını da dikkate alarak, 2014 yılında neler bekliyorsunuz?

Bütün bu gelişmelerin ışığı altında 2014 yılı ve sonrasında rüzgârın daha hızlı eseceğini söylemek mümkün. Önümüzdeki yılın ilk çeyreğinin, yeni müracaatlara hazırlık için ölçümlerle geçeceğini öngörüyoruz. Lisans sahibi olanlar izin süreçlerini tamamlamaya çalışacaklar. Bir taraftan inşa halindeki santraller işletmeye alınacak. Eğer izin süreçleri aşılırsa 750-800 MW civarında santralin hayata geçmesini bekliyoruz. 2014 sonlarında 3.800 MW’ı görebiliriz. Bu rakama, işletmedeki santrallerin kapasite arttırımları da dahil.  

Bu yatırımların geri dönüş süreleri nasıl?

Avrupa’daki rüzgâr yatırımlarında karasal pazar doygunluğa ulaştığı için gerileme başladı. Avrupa’daki santrallerin geri dönüşleri 15-20 yılı bulurken, ülkemizdeki geri dönüş süreleri 10-12 yıl. Çünkü bizim rüzgâr potansiyelimiz Avrupa’ya göre daha verimli. Yatırımları daha cazip hale getirmek için bundan daha uygun bir dönem bulamayız. 2023 yılında 20 bin MW’lik kurulu güç hedefine ulaşabilmek için sadece en verimli yerlere değil, orta ve düşük düzeyde verimli yerlere de rüzgâr santrali yatırımı yapılmasını cazip kılmamız lazım. O zaman bugünkü 7.3 dolar/cent’lik yenilenebilir enerji desteğinin, bu tip bölgelerde biraz daha yüksek tutulması gerekiyor. Yani bölgesel fiyat uygulamaları yapılabilir. Orta ve düşük verimlilikteki yerler için daha yüksek bir fiyat düşünülebilir. Bunun dışında şu an yatırımcıların önündeki en büyük engel inşaat ve orman izinleri. İzin süreçlerini kısaltabilir ve orman izinleri ile ilgili yaşanan sıkıntıları çözüme kavuşturabilirsek; verilen kapasite artışları ve yeni başvurularla birlikte önümüzdeki yıllarda rüzgârda büyük hız kazanılır.

Rüzgâr santrali yatırımlarının avantajı nedir?

Rüzgâr yatırımlarında, enerjinin kaynağına para ödemediğimiz için bir artımız var. Paramız cebimizde kalıyor. Ekipmanları şimdilik ülkemizde üretemiyoruz. İşte tesis kurulumları sırasındaki yerli katkı oranı bu açıdan çok önemli. Verilen yerli katkı teşvikiyle rüzgâr sanayisi de gelişecek, istihdam yaratılacak. Ekipman için de yurtdışına para ödemek zorunda kalmayacağız. Yani neredeyse tam bağımsız bir enerji kaynağımız olacak ve çifte kazanç sağlamış olacağız.

Rüzgâr santrallerinde yerli katkı teşviki, yatırımları cazip kılmak için yeterli mi?

Yerli teşvik yönetmeliği vardı ama uygulanamıyordu. Geçmişte komponentlerin yüzde 100 olması koşuluyla teşvik ödeniyordu. Bu durum yüzde 55 alt sınırı getirilerek revize edildi.Sertifika sorunu vardı. Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü geçtiğimiz aylarda yönetmelikte değişiklik yaptı ve yerli katkıyı uygulanabilir hale getirdi. Bu arada yerli katkı teşviki 2015 yılının sonuna kadar işletmeye alınan santraller için geçerli olduğundan, yabancı ve yerli yatırımcılar, tesis yatırımına giremiyordu. Süre 2020’ye uzatılınca bu yatırımcılar da tesislerini kurabilecekler. Sanayiye büyük bir yatırım olacağını düşünüyoruz. Faaliyetteki tesisler de yerli koşulunu yerine getirdiğinde bu teşvikten yararlanacak. TÜREB olarak sektörün önünde engel olan konuları sektör toplantıları, kongreler yaparak masaya yatırıyor, kamu ile köprü oluşturmaya çalışıyoruz. Kademe kademe sorunlar çözülüyor. Sektör geliştikçe, neye ihtiyaç duyduğumuz ortaya çıkıyor ve çözüm üretiliyor.

Rüzgârın gücü elektrik fiyatlarını aşağı çeker

2013 sonu itibariyle 2.940 MW civarında işletmede olan rüzgâr santralimiz var. Orman ve inşaat izinlerinde sıkıntılar yaşamasaydık bu rakamı 3.200-3.300 MW civarında görebilirdik. Üretim miktarı, piyasadaki elektrik fiyatlarını dönemsel olarak etkiliyor. Kimi zaman fiyatları aşağıya çekiyor. Rüzgâr santralleri arttıkça, yoğunlaştıkça tüketiciye yansıyacak elektrik fiyatlarında da azalma olacak. Bu nedenle yatırımların artması ve rüzgârdan üretilen elektriğin yaygınlaşması için çaba harcıyoruz. 



Kaynak: http://www.dunya.com/ruzgar-yeni-yilda-hizli-esecek-212309h.htm

Rüzgârda hedefe ulaşılabilir ama..

Ika Enerji Mühendislik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi Yönetici Ortağı Koray Altınkılıç,rüzgar enerjisine verilecek ekstra desteklerin, Türkiye’nin 2023 yılında 20 bin MW kurulu güç hedefine ulaşmasını sağlayabileceğini söyledi. 

İka Enerji Mühendislik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi Yönetici Ortağı Koray Altınkılıç, Türkiye’nin rüzgâr enerjisi alanında 2023 yılında 20 bin MW’lik kurulu güç hedefini gerçekçi bulmadığını belirtti. Ancak Altınkılıç, mevcut desteklere ek olarak sunulabilecek bazı teşviklerin, bu hedefe ulaşılmasını sağlayabileceği görüşünde. Altınkılıç, Enerji Günlüğü’nün sorularını cevapladı. 

Şirketiniz hakkında biraz genel bilgi verebilir misiniz? 

İka Enerji, yeni bir şirket. Geçtiğimiz sene sonu itibariyle kurduğumuz bir şirket. Rüzgâr enerjisi üzerine proje üretimi, kontrat üretimi, şantiye üretimi yapmak üzere kurduğumuz bir şirket. Daha çok büyük ölçekli projelere hizmet vermek amacıyla başladık çalışmalara. Ama daha sonra lisanssız elektrik yönetmeliğinin çıkmasıyla beraber küçük ölçekli projelere de hizmet verme fırsatı yakaladık.2012 yılında kurulduktan hemen sonra Fas Krallığı’nda 50 MW’lık Foum El Oued Rüzgar Parkı projesinin kontrat yönetimi, proje yönetimi ve şantiye yönetimi kapsamlı işlerini aldık. 

Nasıl aldınız bu işi? 

Lahmeyer İnternational firması Türkiye Direktörü bizimle bağlantıya geçti ve ‘Bakın, böyle bir iş var, düşünür müsünüz’ diye sordu. Biz de kabul ettik. Bu şekilde 7-8 ay kadar, bu yılın Ağustos ayına kadar gidip gelerek ve bir grup arkadaşımız da sürekli orada kalacak şekilde inşaat, şantiye, montaj, kurulum, devreye alma hizmetlerinde koordinasyon, koordine, yönetim hizmeti verdik. Onun ardındanTürkiye’ye döndük. 

Türkiye’de rüzgâr enerjisinin geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Bu konuda olumlu düşünüyorum. Belli bir hedefimiz var ülke olarak, 20 bin MW hedefimiz var. Açıkçası ben bu hedefi gerçekçi bulmuyorum. Bugüne kadar hayata geçirilmiş potansiyele ve kalan süreye bakarak gerçekçi olmadığını söylemek durumundayım. Çünkü sektörümüzde 2005’i milad sayalım, teşviklerin ortaya çıkması anlamında, 2005’ten itibaren bugün kurulu gücümüz hâlâ 2600- 2700 MW civarında. Hedef ise 2023 yılında 20 bin MW’a ulaşmak. Matematik olarak bunun gerçekleşme olasılığı yok. Bugüne kadar o eğriyi, hersene gerçekleşen MW kapasite rakamını gördüğünüzde zaten ulaşılamayacağı kendiliğinden ortaya çıkıyor. Ancak olağanüstü, bir senede 2000 MW’lar falan üretilir, o zaman belki. 

Peki neden bu kadar yavaş ilerliyor bu işler? 

Onun arkasında hem devlet tarafından proje onay süreçlerinde, kabul süreçlerinde yaşanan sıkıntılar, yetersizlikler var, hem işveren tarafında projenin kredibilitesinin ispatlanması ve kredi bulması aşamasında yaşanan sıkıntılar var. İzin süreçlerinde yine ortaya çıkan sıkıntılar var. Bunlar hep süreci uzatıyor. Dolayısıyla 40-50 MW’lık orta çapta bir proje bile nereden baksanız bir buçuk iki senede hayata geçebiliyor. Bu gerçeklikleri düşündüğümüzde de 20 bin MW’a ulaşmak çok kolay değil. İmkânsız demek çok iddialı olur ama kolay olmadığı da ortada. Aslında burada herkese bir görev düşüyor. Herkes içinde olduğu süreci nasıl iyileştirebilir yada nasıl katkıda bulunabilir bunu düşünmesi lazım. Düşünüyor görünüyorlar. O yüzden ben sektörün geleceği hakkında umutsuz değilim ama 20 bin MW konusunda da iddialı olmamak gerektiğini düşünüyorum. 

Süreci hızlandırmak için neler yapılmalı?

Şu anda benim gördüğüm kadarıyla, daha önce 2015 yılına kadar uygulanması gereken yerli üretim ekipmanlarına yönelik teşvikin süresi 2020 yılına kadar uzatıldığına yönelik çalışmalar yapıldığını okudum.Yani, 2020 yılına kadar devreye giren santraller teşvikten yararlanabilecekler. Bu iyi bir haber ama yönetmelik çıkmadı. Belki ekstra teşvikler de sağlanabilir. Örneğin rüzgâr enerjisinin devlet tarafından alım fiyatının belki 7. 3 sentten daha yüksek bir rakama çıkması yatırımcı, üretici açısından çok büyük teşvik olur. Hatta sorunu hemen çözer, bir bakmışsınız 20 bin MW’a ulaşmışız. Ödendikten sonra yapılır, neden yapılmasın? 

Türkiye’de projelere finans sağlamada bankalarla ne tür sorunlar yaşanıyor?

Benim takip ettiğim kadarıyla Türkiye’de proje finansmanı henüz yok. Projeye hem kendini ispat etmesi, teknik verilerle bir proje ekibinin bankanın oluşturmuş olduğu konsorsiyum karşısında, bir teknik ekip karşısında onu ispat etmesi ve projenin belli bir sürede artık kendini amorti edeceğini ispat etmesi sonunda ortaya çıkan bir krediden ziyade, daha böyle hareket imkânı dar olan, kredi oranları biraz daha sabitlenmiş, rakamları çok daha önceden belli bir süreç izleniyor. Rakamlar çok da saklanacak, gizlenecek rakamlar değil. Belli faiz oranlarında bankalar 10-12 sene vadeyle kredi verebiliyorlar. Türk bankaları da veriyor artık, bu güzel bir şey. Ama bunun adı kesinlikle proje kredisi değil, bir projeye verilen kredi olarak görmek lazım. Böyle bir şey var, ne güzel, olması da iyidir. Ama dediğim gibi kredi oranları daha makul olabilir. 

Yabancı bankaların, marka/ürün şartlı destekleri var galiba…

Yabancı bankaların kredi verirken kendi ülkelerinin ürünlerini kullanma şartı getirmeleri bilinen bir durum. Çok da şaşırtıcı değil tabii ki. Sonuçta o bankalar o kendi ülkelerinin Eximbank’larından destek de alıyorlardır diye tahmin ediyorum. Dolayısıyla bir ülkenin parası başka bir ülkede değerlenecekse tabii ki o ülkeden gelen bir ekipmanın burada sanayiye kazandırılmasını istemeleri doğal bir yaklaşım. Bunun önüne geçmek çok kolay değil aslına bakarsanız. Yani hem parayı öbür taraf verecek ve hem de ‘benim ürünüm kullanılsın’ denmeyecek… Bu çok kolay söylenebilecek bir şey değil. Ama şöyle bir şey var: Ürün seçimi, kredinin seçimiyle orantılı. Biliyorsunuz seçilen türbin özelliklerinin o sahaya uymasıyla ilgili bir şey. Türbinin milliyetinden önce türbinin teknik özellikleri irdeleniyor. Ondan sonra türbinin milliyetine geliniyor, ondan sonra belki de kredi sağlayan kurumun milliyetiyle bir şekilde özdeşleşme aranıyor. Hatta türbin firması kendisi böyle çözümlerle geliyor. Ben bunu satarım ama sana şu bankadan kredi de sağlayabilirim diyor. İşveren zaten hazır almaya, dolayısıyla çok güzel bir işbirliği oluyor. Bunu yapan birçok firma var. 

Ar-Ge çalışmalarınız ne durumda?

Ar-Ge departmanımız daha çok hangi projelerde hangi aşamalarda ne gibi sıkıntılarla karşılaştığımız üzerine yoğunlaşıyor. Yani ‘spesifik bir konu alalım, onu ileri bir aşamaya taşıyalım’dan ziyade, biz şu konuda sıkıntı yaşadık bunu nasıl çözebiliriz, buna nasıl alternatif çözüm üretebiliriz şeklinde biraz geriye dönük iyileştirme şeklinde çalışıyor. O nedenle tam bir Ar-Ge çalışması olduğu söylenemez. Öyle bir çalışma disiplinimizolduğunu söylemem çok doğru olmaz. 



Reference:

http://enerjigunlugu.net/ruzg%C3%A2rda-hedefe-ulasilabilir-ama_6329.html?Pagenum1=4&Pagenum=4&id=6329&yid=#.Utwx-hCE_IU

Nordex now also selling Generation Delta in Turkey

Contracts for a total of 37.6 MW for Turkey signed / total order intake from Turkey amounts to 160 MW in 2013

Hamburg, 14 January 2014. In the fourth quarter of 2013, the Nordex Group has been awarded three new contracts for a combined capacity of 37.6 MW in Turkey. Included in these are the first six N117/3000 generation Delta turbines for this growth market. The second contract also marks a new development as it is the first time that a customer from Turkey has ordered four N117/2400 light wind turbines.

In summer 2014, Nordex will be supplying six of its N117/3000 turbines for the 18-MW Cesme RES project, which is located on a peninsular close to Izmir. Nordex only launched the N117/3000 in spring 2013. This turbine is specifically designed for medium-strong wind conditions and will achieve an above-average capacity factor of over 38% at Cesme RES. The customer and future owner of the wind farm is ABK Cesme Enerji Üretim A.S., which is already active in renewable energies.

Named Aliaga RES, the second project is also located in the Izmir region and comprises four N117/2400 turbines. However, with average speeds of 7.0 m/s, this location has IEC III wind conditions. Even so, this wind farm will also reach a capacity factor of around 36% thanks to its technical configuration. The investor here is Akca Holding, with activities in textile, energy, food and automotive sectors, committed to sustainable business operations. Construction is scheduled for summer 2014.

In addition, returning customer Karesi Enerji has placed an order with Nordex for four N100/2500 turbines to extend the 45-MW Akres wind farm. Installed by Nordex in 2011, the farm currently has 18 N90/2500 turbines.

Says Nordex Management Board member Lars Bondo Krogsgaard: “These contracts fully vindicate our product strategy. With our products we are able to guarantee customers optimum yields in all customary locations. We are also pleased to be able to continue on our successful course in Turkey.” To date, Nordex has installed a capacity of 710 MW in this country and received 160 MW of orders in Turkey in the course of 2013.


Reference: 
http://www.nordex-online.com/en/news-press/news-detail.html?tx_ttnews%5Btt_news%5D=2467&tx_ttnews%5BbackPid%5D=1&cHash=21e546d572

Sunday, December 29, 2013

Tekirdağ’a 49,4 MW’lık Badem RES Projesi

Tekirdağ’a 49,4 MW’lık Badem RES Projesi

Badem Yenilenebilir Enerji ve Elektrik Üretim A.Ş. tarafından Tekirdağ’da 49,4 MW’lık Badem RES’in kurulmasına ilişkin çalışmalar başladı.

Firma, Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) başvurusunu yaparken, proje için ÇED başvurusunu uygun gören Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ÇED toplantılarını önümüzdeki günlerde başlatacak.

PROJE İÇİN 98,8 MİLYON TL YATIRIM YAPILACAK
Proje’nin yaklaşık yatırım maliyeti ÇED başvurusunda 98,8 milyon TL olarak belirlendi.

Proje kapsamında, Tekirdağ İli, Şarköy İlçesi, Çengelli, İğdebağları, Tepeköy, Kirazlı, Yukarıkalamış, Çınar, Mürefte ve Hoşköy Köyleri Mevkii’nde her biri 2,6 MW Kurulu gücünde 19 türbinden oluşan toplam 49,4 MW kurulu güce sahip “Badem Rüzgar Enerji Santrali Projesi” kurulması ve işletilmesi planlanıyor.

Proje için; hazırlık aşaması 22, inşaat dönemi 30 ay olmak üzere toplam yatırım süresi 52 ay olarak planlanmakta olup, projenin inşaat aşamasında 20 kişi ve işletme aşamasında 7 kişi çalışacak. 

RÜZGAR ÖLÇÜM İSTASYONU KURULUM RAPORU VERİLDİ
Badem RES Projesi için Meteoroloji Genel Müdürlüğü’ne rüzgar ölçüm istasyon kurulum kabulü için başvurulmuş olup, Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından Rüzgar Ölçüm İstasyonu Kurulum Raporu verildiği belirlendi. 


Kaynak: http://enerjigunlugu.net/tekirdaga-494-mwlik-badem-res-projesi_6299.html

Güriş, Batı Kırım RES`in tamamına sahip

Güriş, Batı Kırım RES`in tamamına sahip

Güriş, Ukrayna`da kurulan 250 MW gücündeki Batı Kırım Rüzgar Enerji Santrali`deki ortağına ait yüzde 50`lik hisseyi de devraldı. Santralin gücü ilave izinlerle 500 MW`ye çıkarılabilecek. 

Enerji Günlüğü`nün Güriş yetkililerinden edindiği bilgilere göre, Ukrayna Rekabeti Koruma Komitesi, Güriş İnşaat ve Mühendislik AŞ’ne Kırım’ın Batı Kırım Rüzgar Enerji Santrali’nin yüzde 50’den fazla hissesini satın almasına izin verdi. 

BELÇİKALILAR ÇEKİLDİ
Söz konusu izinden önce Güriş, Batı Kırım Rüzgar Enerji Santrali’nin sermayesinin yüzde 50’sine sahipti. Geri kalan yüzde 50 hisse, Belçika sermayeli, West Crimea Windplant Holding Limited adlı şirkete aitti. Güriş, yaklaşık üç ay önce, hisseleri almak üzere Belçikalı ortağıyla anlaşma sağlamış ve gerekli izin için Rekabeti Koruma Komitesi`ne başvuru yapılmıştı.  

250 MW KURULU GÜÇ
Kalan hisseleri de alma izninin ardından Güriş, rüzgar santralinin tüm hisselerine sahip oldu. Batı Kırım Rüzgar Enerji Santrali, 125+125 olmak üzere toplam 250 MW kurulu güce sahip olacak şekilde projelendirilmiş durumda. 

500 MW`YE ÇIKACAK
Rüzgar santraline yapılacak toplam yatırım tutarı 575-600 milyon Euro olarak hesaplanıyor. İlave izinlerin alınabilmesi halinde santralin toplam kurulu kapasitesinin 500 MW`ye çıkarılması da hedefleniyor. 

Kaynak: http://enerjigunlugu.net/guris-bati-kirim-resin-tamamina-sahip_5721.html

Borusan, 200 MW’lık RES yatırımı daha yapacak

Borusan CEO Agah Uğur yaptığı açıklamada, 250 milyon Euro maliyetinde 5 projeden oluşan 200 MW portföye sahip rüzgar yatırımını başlatacaklarını açıkladı. 

Enerjideki yatırımların uzun vadeli yatırımlar olduğunu kaydeden Uğur, geri dönüşümün 3-4 yıl sonra başladığını dolayısıyla ciroyu etkilemediğini söyledi.

50 MW’LIK RES 3-4 AY İÇİNDE ÜRETİME ALINACAK

Şirketin, 250 MW hidrolik, 450 MW rüzgar olmak üzere 700 MW enerji portföyü bulunuyor. ENBW ile ortaklığı bulunan şirketin, 110 MW kurulu gücü üretim yapıyor. Şirket, 50 MW kurulu güçteki RES projesini 3-4 ay içinde üretime almayı hedefliyor.

Kaynak:http://enerjigunlugu.net/borusan-200-mwlik-res-yatirimi-daha-yapacak_5798.html

Rüzgar ve güneş ölçüm standardı tebliği kaldırıldı

Rüzgar ve Güneş Enerjisine Dayalı Lisans Başvurularına İlişkin Ölçüm Standardı Tebliği yürürlükten kaldırıldı.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun (EPDK) konuya ilişkin tebliği, Resmi Gazete`nin bugünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Buna göre, 22 Şubat 2012`de Resmi Gazete`de yayımlanan Rüzgar ve Güneş Enerjisine Dayalı Lisans Başvurularına İlişkin Ölçüm Standardı Tebliği yürürlükten kaldırıldı. 

Kaynak:http://enerjigunlugu.net/ruzgar-ve-gunes-olcum-standardi-tebligi-kaldirildi_5927.html 

Rüzgar yeni yılda hızlı esecek!

Türkiye Rüzgâr Enerjisi Birliği Başkanı Mustafa Serdar Ataseven, yeni düzenlemelerle rüzgâr enerjisi yatırımlarının önünün açıldığını söyledi. Ancak Ataseven, hâlâ istenilen hıza ulaşılamadığından yakındı
Mehmet KARA 

Yeni Elektrik Piyasası Kanunu ve ona bağlı ikincil mevzuat çalışmalarıyla rüzgâr yatırımlarının hızlanması bekleniyor. Yine de 2023 yılında 20 bin MW'lik rüzgar kurulu gücü hedefine ulaşılabilmesi için orman ve inşaat izin süreçlerinin kısaltılması isteniyor. Türkiye Rüzgâr Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkanı Mustafa Serdar Ataseven, konuyla ilgili sorularımızı cevapladı.

Rüzgâr enerjisi alanında 2013 nasıl bir yıl oldu?

2013 yılında rüzgâr enerjisi sektöründe pek çok ilki yaşadık. Bir kere en fazla inşa halinde rüzgâr santrali kurulu gücü rakamına 1000 MW ile 2013 yılında ulaştık. Elektrik Piyasası Kanunu yeni ihtiyaçlara göre revize edildi. Buna bağlı olarak Kasım ayının ilk günlerinde Lisans Yönetmeliği geldi. Bundan böyle her yıl bir hafta boyunca rüzgâr santrali lisans başvuruları alınacak. Bu adım, ülkemizde rüzgâr santrali yatırımlarının sürdürülebilir bir geleceği olduğunu net şekilde ortaya koydu.

Peki sıkıntılar yok mu?

Yaşanan olumlu gelişmelerin yanı sıra bu yıl içinde orman izinleriyle ilgili yaşanan sıkıntılar, yatırımcılara zor günler yaşattı ve yaşatmaya devam ediyor. Yılın 8 ayını orman izinlerinin aşılması için harcadık ama sonuç alamadık. Kapasite artışlarıyla beraber yaklaşık 1200 MW santral projesi, izin engelini aşamadığı için bekletiliyor. Bir kısım projeler de inşaat izin süreçlerine takılmış durumda. Şu anda sektörün önündeki en büyük sıkıntılar bunlar. En kısa zamanda ormanla ilgili konunun çözüme kavuşturulmasını ve inşaat izinlerinin üç ay içinde sonlandırılabiliyor olmasını diliyoruz.

İleriye yönelik bağlanma kapasiteleri rüzgâr yatırımları için ne anlama geliyor?

Geçtiğimiz günlerde Türkiye genelindeki yeni rüzgâr kapasiteleri açıklandı. Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi’nin (TEİAŞ) 3000 MW’lik yeni bir kapasite açıklaması, sektörün yüzünü güldürdü. Çünkü 2007 yılından bu yana herhangi bir yeni bağlanma kapasitesi arttırımında bulunulmamıştı. Bu arttırımla birlikte, yeni proje sahalarının geliştirilmesinin önü açıldı. Bu sayede piyasadaki lisans darlığının önüne geçilmiş oldu. Bundan sonraki süreçte de her yıl yeni başvuruların alınacak olması, rüzgâr yatırımlarının önünün geçmişe göre daha çok açıldığının göstergesi aslında. İşletmedeki rüzgâr santralleri de TEİAŞ’tan ek kapasite alıp, kurulu güçlerini büyütebiliyorlar. Bunlar da sevindirici gelişmeler.

Yeni bağlanma kapasiteleri ile kapasite artırımlarını da dikkate alarak, 2014 yılında neler bekliyorsunuz?

Bütün bu gelişmelerin ışığı altında 2014 yılı ve sonrasında rüzgârın daha hızlı eseceğini söylemek mümkün. Önümüzdeki yılın ilk çeyreğinin, yeni müracaatlara hazırlık için ölçümlerle geçeceğini öngörüyoruz. Lisans sahibi olanlar izin süreçlerini tamamlamaya çalışacaklar. Bir taraftan inşa halindeki santraller işletmeye alınacak. Eğer izin süreçleri aşılırsa 750-800 MW civarında santralin hayata geçmesini bekliyoruz. 2014 sonlarında 3.800 MW’ı görebiliriz. Bu rakama, işletmedeki santrallerin kapasite arttırımları da dahil.  

Bu yatırımların geri dönüş süreleri nasıl?

Avrupa’daki rüzgâr yatırımlarında karasal pazar doygunluğa ulaştığı için gerileme başladı. Avrupa’daki santrallerin geri dönüşleri 15-20 yılı bulurken, ülkemizdeki geri dönüş süreleri 10-12 yıl. Çünkü bizim rüzgâr potansiyelimiz Avrupa’ya göre daha verimli. Yatırımları daha cazip hale getirmek için bundan daha uygun bir dönem bulamayız. 2023 yılında 20 bin MW’lik kurulu güç hedefine ulaşabilmek için sadece en verimli yerlere değil, orta ve düşük düzeyde verimli yerlere de rüzgâr santrali yatırımı yapılmasını cazip kılmamız lazım. O zaman bugünkü 7.3 dolar/cent’lik yenilenebilir enerji desteğinin, bu tip bölgelerde biraz daha yüksek tutulması gerekiyor. Yani bölgesel fiyat uygulamaları yapılabilir. Orta ve düşük verimlilikteki yerler için daha yüksek bir fiyat düşünülebilir. Bunun dışında şu an yatırımcıların önündeki en büyük engel inşaat ve orman izinleri. İzin süreçlerini kısaltabilir ve orman izinleri ile ilgili yaşanan sıkıntıları çözüme kavuşturabilirsek; verilen kapasite artışları ve yeni başvurularla birlikte önümüzdeki yıllarda rüzgârda büyük hız kazanılır.

Rüzgâr santrali yatırımlarının avantajı nedir?

Rüzgâr yatırımlarında, enerjinin kaynağına para ödemediğimiz için bir artımız var. Paramız cebimizde kalıyor. Ekipmanları şimdilik ülkemizde üretemiyoruz. İşte tesis kurulumları sırasındaki yerli katkı oranı bu açıdan çok önemli. Verilen yerli katkı teşvikiyle rüzgâr sanayisi de gelişecek, istihdam yaratılacak. Ekipman için de yurtdışına para ödemek zorunda kalmayacağız. Yani neredeyse tam bağımsız bir enerji kaynağımız olacak ve çifte kazanç sağlamış olacağız.

Rüzgâr santrallerinde yerli katkı teşviki, yatırımları cazip kılmak için yeterli mi?

Yerli teşvik yönetmeliği vardı ama uygulanamıyordu. Geçmişte komponentlerin yüzde 100 olması koşuluyla teşvik ödeniyordu. Bu durum yüzde 55 alt sınırı getirilerek revize edildi.Sertifika sorunu vardı. Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü geçtiğimiz aylarda yönetmelikte değişiklik yaptı ve yerli katkıyı uygulanabilir hale getirdi. Bu arada yerli katkı teşviki 2015 yılının sonuna kadar işletmeye alınan santraller için geçerli olduğundan, yabancı ve yerli yatırımcılar, tesis yatırımına giremiyordu. Süre 2020’ye uzatılınca bu yatırımcılar da tesislerini kurabilecekler. Sanayiye büyük bir yatırım olacağını düşünüyoruz. Faaliyetteki tesisler de yerli koşulunu yerine getirdiğinde bu teşvikten yararlanacak. TÜREB olarak sektörün önünde engel olan konuları sektör toplantıları, kongreler yaparak masaya yatırıyor, kamu ile köprü oluşturmaya çalışıyoruz. Kademe kademe sorunlar çözülüyor. Sektör geliştikçe, neye ihtiyaç duyduğumuz ortaya çıkıyor ve çözüm üretiliyor.

Rüzgârın gücü elektrik fiyatlarını aşağı çeker

2013 sonu itibariyle 2.940 MW civarında işletmede olan rüzgâr santralimiz var. Orman ve inşaat izinlerinde sıkıntılar yaşamasaydık bu rakamı 3.200-3.300 MW civarında görebilirdik. Üretim miktarı, piyasadaki elektrik fiyatlarını dönemsel olarak etkiliyor. Kimi zaman fiyatları aşağıya çekiyor. Rüzgâr santralleri arttıkça, yoğunlaştıkça tüketiciye yansıyacak elektrik fiyatlarında da azalma olacak. Bu nedenle yatırımların artması ve rüzgârdan üretilen elektriğin yaygınlaşması için çaba harcıyoruz. 

Kaynak: http://www.dunya.com/ruzgar-yeni-yilda-hizli-esecek-212309h.htm

Monday, December 9, 2013

Bakras RES`in kapasitesi Vestas türbinlerle artacak


Bakras RES`in kapasitesi Vestas türbinlerle artacak
Vestas Türkiye, Bakras Rüzgar Enerjisi Santrali’nin kapasite artışı için 7 ünite V112-3.3 MW rüzgar türbini siparişi aldı. 23 MW`lik ek kurulu gücün de eklenmesiyle Bakras RES, 200 bin hanenin elektriğini karşılayacak. 

Rüzgar türbini üreticisi Vestas`tan yapılan açıklamaya göre Şirket, Tefirom Grup ile Bakras Rüzgar Enerjisi Santrali’nin kapasite artışı çerçevesindeki yatırımında kullanılmak üzere 7 ünite V112-3.3 MW rüzgar türbini için sözleşme imzaladı. Açıklamada yer alan bilgiye göre Vestas, inşaat, ulaşım, lojistik ve eğitim sektörlerinde faaliyet gösteren ve kapasite artışıyla 65 MW kurulu güce sahip Tefirom Grup’un halen tek tedarikçisi konumunda. 

2010 yılında hayata geçen Bakras rüzgar enerjisi santrali, halihazırda 5 ünite V90-3.0 MW türbininden oluşuyor. Kapasite artışı için siparişi verilen yeni türbinlerin sevkıyatının 2014 yılının ilk çeyreğinde gerçekleşmesi ve projenin 2014 yılının ikinci çeyreğinde tamamlanması bekleniyor. 

23 MW kurulu güç kapasitesine yönelik sözleşme, türbin tedariği, sahada montajının devreye alımı, VestasOnline® Business SCADA sistemi ile 10 yıllık Active Output Management (AOM 4000) servis ve emreamadelik hizmetini kapsıyor. 

200 BİN HANENİN ELEKTRİĞİ BAKRAS`TAN
Kapasite artışı sonucunda, Bakras Rüzgar Enerjisi Santrali, yılda 120 milyon kWh`tan fazla elektrik üretecek. Bu rakam, Türkiye’de yaklaşık 200 bin kişinin eviçi elektrik tüketimini karşılayacak bir miktar anlamına geliyor. Bakras RES, yılda 55 bin tonun üzerinde karbondioksit emisyon tasarrufu sağlayacak. 

Tefirom Grup Yönetim Kurulu Başkanı Tevfik Öz, "Vestas tarafından kurulmuş rüzgar santralimize ilk V112-3.3 MW türbinlerimizi ilave etmek için sabırsızlanıyoruz. Vestas ile süregelen işbirliğimize dayanarak, bu projenin de başarılı bir şekilde tamamlanacağına olan güvenimiz tamdır" dedi. 

Vestas Türkiye Genel Müdürü Olcayto Yiğit ise Tefirom Grup’un şu ana kadar tüm rüzgar enerjisi projelerinde yer almaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Olcayto Yiğit, "Müşterilerimizle, uzun vadeli talep ve ihtiyaçlarını karşılamak için işbirliği içerisinde çalışmaya devam edeceğiz" diye konuştu. 

TOPLAM 57 BİN MW`LİK TÜRBİN
Halen 73 ülkede yaklaşık 50 bin adet Vestas rüzgar türbini elektrik üretiyor. Bu sayede her yıl 60 milyon ton CO2 karbon emisyonunun azaltıldığı hesaplanıyor. Dünya genelinde yaklaşık 17 bin kişiye doğrudan ve dolaylı istihdam sağlayan Vestas, en yakın rakibinden yüzde 63 daha fazla kurulu güce sahip. Vestas türbinlerinin tüm dünya genelindeki toplam kurulu gücü, 57 bin MW`nin üzerinde. 

YAKLAŞIK 30 YILDIR TÜRKİYE`DE 
Vestas ilk ticari rüzgar türbinini kurduğu 1984 yılından bu yana Türkiye’de de hizmet veriyor. Türkiye’deki 2 bin 600 MW`lik rüzgar kurulu gücünün 600 MW’nın üzerindeki bir kısmı, Vestas türbinlerinden oluşuyor. Ocak 2008’de, İstanbul’da satış ofisini açan Vestas, 3 bakım ve servis merkezi ile hizmet veriyor. Vestas türbin parçaları, yedek parça ve servis hizmetlerinde yerel tedarikçi ağının gelişimine de destek oluyor. 

Kaynak: http://enerjigunlugu.net/bakras-resin-kapasitesi-vestas-turbinlerle-artacak_5828.html#.UqT7F_RDvE0

Vestas Türkiye, Kangal Rüzgar Enerjisi Santrali için 44 MW’lık sipariş aldı


Vestas Türkiye, Kangal Rüzgar Enerjisi Santrali için 44 MW’lık sipariş aldı
Kangal Elektrik Üretim A.Ş., 22 ünite V100-2.0 MW rüzgar türbinlerinden oluşacak rüzgar enerjisi santrali için Vestas ile anlaşma imzaladı.

44 MW kurulu güce sahip Kangal Rüzgar Enerjisi Santrali (RES) Sivas ilinde inşa edilecek. Sözleşme, rüzgar türbini tedariği, türbinlerin sahada montajının yapılarak devreye alınması ile 8 yıllık Active Output Management 4000 (AOM 4000) servis ve emre amadelik hizmetini kapsıyor. Rüzgar türbini sevkıyatının 2014 yılının ilk çeyreğinde gerçekleştirilmesi ve aynı yılın üçüncü çeyreğinde de devreye alınması planlanıyor.
Vestas Türkiye Genel Müdürü, Olcayto Yiğit, "Yeni aldığımız bu sipariş, Türkiye pazarında oturmuş servis organizasyonumuza ve kanıtlanmış ürünlerimize olan güveni gösteriyor. Kangal Elektrik Üretim A.Ş. ile ilk rüzgar enerjisi projeleri için işbirliği yaptığımızdan ötürü memnuniyet duyuyoruz. Konusunda uzman yerel ekiplerimizin desteği ile uygun maliyetli, verimli ve güvenilir rüzgar enerjisi çözümleri sunmaya devam edeceğiz." dedi. Kangal RES'in, yıllık 130,000 MWs üretim gerçekleştireceği tahmin ediliyor. Bu da yıllık 60,000 ton karbondioksit emisyonu tasarrufuna eşittir. Bu proje, Türkiye'de 217,000'den fazla kişinin eviçi elektrik tüketimini sağlayacaktır.


Vestas received 77 MW new orders from Turkey!

Vestas receives 23 MW order for the extension of the Bakras wind power plant in Turkey

Vestas receives 44 MW order for the Kangal RES wind power plant in Turkey

Reference: http://www.vestas.com/en/investor/announcements#wind-turbine-orders

Saturday, November 23, 2013

Borusan RES projesini 3-4 ay içinde devreye alacak

Borusan CEO Agah Uğur yaptığı açıklamada, 250 milyon euro maliyetinde 5 projeden oluşan 200 MW portföye sahip rüzgar yatırımını başlatacaklarını açıkladı. Şirket, rüzgar projelerinde paket şeklinde ilerlemeyi hedefliyor.
Enerjideki yatırımların uzun vadeli yatırımlar olduğunu kaydeden Uğur, geri dönüşümün 3-4 yıl sonra başladığını dolayısıyla ciroyu etkilemediğini söyledi.

Şirketin, 250 MW hidrolik, 450 MW rüzgar olmak üzere 700 MW enerji portföyü bulunuyor. ENBW ile ortaklığı bulunan şirketin, 110 megavatlık kurulu gücü üretim yapıyor. Şirket, 50 megavat kurulu gücteki RES projesini 3-4 ay içinde üretime almayı hedefliyor.


Kaynak: http://enerjienstitusu.com/2013/11/22/borusan-50-megavatlik-ruzgar-kapasitesini-3-4-ay-icinde-devreye-alacak/